Yargıtay 13. Hukuk Dairesi · E. 2025/67 · K. 2025/37
Hukuk Genel Kurulu 2025/67 E. , 2025/37 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/280 E., 2022/117 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 24.01.2013 tarihli ve 2012/22362 Esas, 2013/1337 Karar sayılı BOZMA kararı 1. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunca karar usule ilişkin nedenlerle bozulmuş, bozma sonrası usul eksikliğini gideren Mahkemece yeniden direnme kararı verilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi 4. Davacı vekili; davalı Kurumun, eczacı olan müvekkilinin Kuruma fatura ettiği reçete ekinde yer alan ilaç kullanım raporunun sahte olduğu gerekçesiyle taraflar arasındaki ilaç temin protokolünün 4.3.6. maddesi çerçevesinde reçete bedeli ve faizi toplamı olan 12.057,63 TL bedelin hak edişlerinden kesileceği hususunu 26.01.2011 tarihli yazıyla bildirdiğini, oysa müvekkilinin söz konusu olayda herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi gerek mevzuat gerekse taraflar arasındaki protokol hükümlerine göre üzerine düşen edimleri tümüyle yerine getirdiğini, bu sebeple Kurum tarafından sahtecilikten cezai işlem de uygulanmadığını, buna rağmen üçüncü kişilerin sahtecilik eylemi sebebiyle Kuruma fatura edilen ilaç bedelinin müvekkilinden tahsil edilmesinin hukuka ve protokol hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek söz konusu Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 5. Davalı vekili; davacının muhakkik raporu ekinde belirtilen diğer otuz eczacıda olduğu gibi kendisine ibraz edilen sahte reçete ve raporlarda belirtilen ilaçları, reçeteyi ibraz eden kişinin kimliğini sormadan ve görmeden sadece sözlü beyanlarını reçete arkasına yazıp dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren kişiye imzalatarak ilaçları teslim ettiğini, kimlik kontrol yükümlülüğü yerine getirilmiş olsaydı sahteciliğin ortaya çıkacağını, bu yükümlülüğü ihlâlin Kurum zararına neden olduğunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 67/3, 71/1, 103/2 ve sözleşme eki protokolün 6.3.3. maddelerine açıkça aykırı olması nedeniyle reçete bedelinin ödenemeyeceğini, bu sebeple reçete bedelinin davacının hak edişlerinden kesilmesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka ve taraflar arasındaki protokole aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı 6. Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.02.2012 tarihli ve 2011/145 Esas, 2012/81 Karar sayılı kararı ile; dava dışı ... ve ... tarafından sahte olarak düzenlenen ilaç kullanım raporu ve reçeteye istinaden davacının işletmekte olduğu ... Eczanesinden "..." isimli ilacın alındığı, davacı tarafından ilaç bedelinin davalı Kurumdan tahsil edildiği, müfettiş soruşturması sonucunda 01.11.2010 tarihli ve K2LTFC protokol numaralı reçete ekinde yer alan 30.09.2010 tarihli ve 575 numaralı raporun sahte olduğundan bahisle fatura bedeli olan 12.057,63 TL’nin eczanenin hak edişlerinden kesileceği belirtilmiş ise de, davalı idare tarafından ceza uygulanmasına ilişkin 26.01.2011 tarihli ve 1565261 sayılı kararda eczacı ve çalışanlarının olayda kastının olmadığı ve bundan dolayı cezai işleme gerek duyulmadığının açıkça kabul edildiği, sahte reçete ile eczaneden ilaç alan şahıslar hakkında Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, yargılama sonucunda şahısların mahkumiyetlerine karar verildiği, bu nedenlerle fatura bedelinin eczacıdan tahsili işleminin hukuki dayanağının kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı 7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 8. Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 24.01.2013 tarihli ve 2012/22362 Esas, 2013/1337 Karar sayılı kararı ile; “…Davacı tarafından verilen ilaçlara dayanak rapor ve reçetelerin sahte olduğu yapılan soruşturma sonucu tespit edilmiş, davacı eczacı hakkında bir kastı bulunmadığından cezai işlem uygulanmayacağı belirtilmiş ancak reçetelere konu ilaçların bedelinin tahsili hakkında karar alınmıştır. Davacı tarafından verilen ilaca ilişkin sağlık raporu ve reçetenin sahte olduğu Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/180-2011/231 esas ve karar numaralı dava dosyasında yapılan yargılama sonucu anlaşılmıştır. Bu durumda davalı idarenin 2009 yılı eczane protokolünün 6.3.19 ve 4.3.6. maddeleri uyarınca yaptığı işlem sözleşmeye uygundur. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.” gerekçesi ile karar bozulmuştur. Direnme Kararı 9. Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2013 tarihli ve 2013/496 Esas, 2013/916 Karar sayılı kararı ile; önceki gerekçeler tekrar edilmek ve emsal dosyalarda onama kararlarının verildiği belirtilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi 10. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 11. Hukuk Genel Kurulunun 01.12.2020 tarihli, 2017/(13)3-1698 Esas, 2020/966 Karar sayılı kararıyla; davanın açılması sırasında alınması gereken peşin harç ikmal edilmeden yargılamaya devam olunmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle işin esası incelenmeksizin direnme kararı usul yönünden bozulmuştur. 12. Mahkemece 29.03.2022 tarihli, 2021/280 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararla; Hukuk Genel Kurulu kararında belirtilen eksiklik ikmal edildikten sonra tekrar aynı direnme kararı tesis edilmiştir. Direnme Kararının Temyizi 13. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.