Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2025/818 · K. 2025/1783
1. Hukuk Dairesi 2025/818 E. , 2025/1783 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2358 E., 2024/1740 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 1977/1134 E., 1978/1097 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili; İzmir ili, Güzelbahçe ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1782 parsel sayılı taşınmazın Tapulama Mahkemesince verilen görevsizlik kararı neticesinde 15240 m² yüz ölçümlü olarak davalı ... adına tescil edildiğini, anılan yargılamada yapılan keşif sırasında parselin bir kısmının orman sayılan yerde kaldığının, 194 m²’lik kısmının ise dere yatağı niteliğinde olduğunun belirlendiğini, dere olarak belirlenen kısmın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki özel mülkiyet konusu olmayacak yerlerden olduğunu ileri sürerek 1782 parselin olan tapu kaydının iptali ile 194 m²’lik dere yatağının tespit dışı bırakılarak Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... mirasçısı ..., davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 1782 parselde kayıtlı 15240 m²'lik taşınmazın dere yatağı niteliğinde olan 194 m²'lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve tespit dışı bırakılarak Hazine adına tesciline karar verilmiş; davacı vekili 25.07.2023 tarihli dilekçesi ile karara ekli krokideki ebatlara göre yapılan hesaplamada tespit harici bırakılan kısmın 295.76 m2 olduğunu, kararın infazının yapılabilmesi için hükümdeki yüz ölçümünün 295,76 m² olarak düzeltilmesi gerektiğini belirtip (eski 1782) yeni 2120 ada 23 parselin yüzey alanına ilişkin kısmının bu şekilde tavzihen düzeltilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2024 tarihli ek kararı ile 6100 sayılı HMK'nın 305. maddesinin 2. fıkrasındaki "Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." hükmü gereğince davacı vekilinin talebinin tavzih yoluyla yerine getirilemeyeceği, ancak yeni bir davaya konu edilebileceği gerekçesi ile tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.