Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2025/870 · K. 2025/2201
7. Hukuk Dairesi 2025/870 E. , 2025/2201 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/409 E., 2023/299 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesi gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Kooperatife, davalı Belediyenin 25.06.2001 tarih ve 2/68 numaralı meclis kararı ile dava konusu 17.400 m² miktarlı 404 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 387.000 m² miktarlı 348 parsel sayılı taşınmazın 2.600 m² sinin tahsis edildiğini, daha sonra müvekkili ile davalı ... arasında protokol düzenlendiğini ve müvekkilinin protokolde belirtilen 40.002.000.000,00 TL tahsis bedelini ödediğini, esasında müvekkilinden haksız olarak 80.000.000.000,00 TL alındığını, buna ilişkin hukuk ve ceza davalarının devam ettiğini, bedel ödendiğinden encümen kararıyla taşınmazların tapu kaydına tahsis şerhi konulmasına karar verildiğini, davalı Belediyeye inşaat ruhsatı alabilmek ve tapu devri için başvurulduğunu; ancak davalının taleplerine cevap vermediğini, müvekkilinin eski yönetim ve Belediye yetkilileri hakkında zimmet ve yolsuzluk suçlarından şikayette bulunması üzerine tahsisin davalı tarafından 20.10.2004 tarihinde haksız olarak iptal edildiğini, bu fesih kararının açık ve kesin olmadığını, geçersiz olduğunu, müvekkiline 20 dönüm tahsis edildiği hâlde belediye başkanının tahsis edilen taşınmazın 10 dönümünün kendi menfaatine olacak şekilde iadesine zorladığını ileri sürerek, dava konusu 404 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 348 parsel sayılı taşınmazın 2.600 m² sinin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili dâhili davalı dilekçelerinde; dahili davalıların, dava konusu 404 ve 348 parsel sayılı taşınmazlarda yapılan imar uygulaması ile oluşan taşınmazları davalı Belediyeden, taşınmazların tapu kaydında "tahsis şerhi", "davalıdır şerhi" ve "ihtiyati tedbir" şerhi bulunmasına rağmen kötüniyetle ve muvazaalı olarak devraldıklarını ileri sürerek, davayı dahili davalılara da yöneltmek istediklerini ifade etmiştir. 3. Davacı vekili 16.02.2017 tarihli beyan dilekçesinde; tahsise konu 348 ve 404 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulamasıyla oluşan ve yargılama sırasında üçüncü kişilere devredilen 5839 ada 14, 15, 16, 17, 18, 19, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 81, 82, 83 ve 84; 5921 ada 7; 5922 ada 1, 2, 11, 12, 13 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 6100 sayılı Kanun'un 125. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil; 5839 ada 78, 79 ve 80 parsel sayılı taşınmaz ile 5921 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise 6100 sayılı Kanun'un 125. maddesi uyarınca davalı Belediyeden tazminat talep ettiklerini beyan ederek, bu taşınmazların bedelinin davalı Belediyeden dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini istemiştir.