Haberin özeti
İngiliz doktor Abbas Khan, Suriye’de sahra hastanelerinde gönüllü çalıştığı dönemde 22 Kasım 2012’de bir kontrol noktasında gözaltına alındı ve Şam’daki istihbarat birimlerinin gözaltı merkezlerine götürüldü. Ailesi, Khan’ın aylar boyunca işkence ve kötü muamele gördüğünü, kendisine uyuşturucu verildiğini daha sonra öğrendiklerini belirtti.
Khan’ın annesi, oğlunun akıbetini öğrenmek için Temmuz 2013’te Şam’a gitti. Ailenin haftalar süren arayışının ardından Abbas Khan’ın Filistin Şubesi olarak bilinen istihbarat biriminde tutulduğu ve Terör Mahkemesinde yargılanacağı öğrenildi. Daha sonra Adra Hapishanesi’ne nakledilen Khan’ın serbest bırakılacağı yönünde açıklamalar yapılmasına rağmen 12 Aralık 2013’te yeniden cezaevinden götürüldüğü, dört gün sonra ise ailesine intihar ettiği bildirildi.
Ailesi, Khan’ın ölümüne ilişkin açıklamaların ve olayın sorumlularının hâlâ belirsiz olduğunu ifade ederek adalet arayışını sürdürüyor. Cenazesi Uluslararası Kızılhaç Komitesi aracılığıyla Beyrut’a, ardından İngiltere’ye götürülen Khan, burada defnedildi. Ailesi, Suriye’de cezaevlerindeki işkence ve kötü muameleye ilişkin bulgular ile toplu mezarların ortaya çıkmasının, soruşturma ve adalet beklentilerini güçlendirdiğini belirtti.
Khan’ın kız kardeşi Sara Khan, yaklaşık 13 yıl sonra Şam’a gelerek ağabeyinin yaşadıklarına ilişkin cevap aradığını söyledi. Aile, Suriye’nin yeni yönetiminin yetkililerinin kendilerine anlayış gösterdiğini ve adaletin sağlanması için işbirliğine açık olduklarını aktardı.

