Haberin özeti
Avrupa Parlamentosu, 22 Ekim 2026’da Karadeniz’deki güvenlik durumuna ilişkin kararında, AB ve üye ülkelerin bölgede bir deniz operasyonu düzenleme seçeneğini değerlendirmesini istedi. 432 oyla kabul edilen kararda ticari gemilere yönelik saldırılar, deniz ulaşımına yönelik tehditler ve Romanya hava sahasına ilişkin ihlal bildirimleri ele alınırken, Rusya güvenlik ortamındaki kötüleşmeden sorumlu tutuldu. NATO’nun bölgedeki faaliyetlerinin artırılması, Romanya ve Bulgaristan’ın savunma kapasitesinin geliştirilmesi ve kritik deniz altı altyapısının korunması da çağrılar arasında yer aldı.
Henüz söz konusu operasyonun başlatılmasına ilişkin kesin bir karar bulunmuyor. Operasyonun kapsamı, katılımcıları, komuta yapısı ve finansmanı da netleşmiş değil. Bununla birlikte karar, AB’nin Karadeniz’deki deniz güvenliği ve gözetleme faaliyetlerinin ötesine geçerek daha doğrudan bir askeri rol üstlenme ihtimalini gündeme getirdi. Varna ve Köstence merkezli Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi girişiminin hızlandırılması ile AB’nin kullanılmamış kaynaklarının bölgesel güvenlik ihtiyaçlarına yönlendirilmesi de önerildi.
Metinde, olası bir AB operasyonunun 1936 tarihli Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Sözleşmenin, kıyıdaş olmayan ülkelerin savaş gemileri için tonaj ve Karadeniz’de kalış süresi bakımından sınırlamalar getirdiği; uluslararası bir kuruluş çatısı altında yürütülecek faaliyetlerin de bu hükümlerden bağımsız olmayacağı aktarılıyor. Türkiye’nin savaşın başlamasından bu yana Montrö hükümlerini uygulayarak savaş gemilerinin boğazlardan geçişini sınırlandırdığı ve bölgedeki askeri hareketliliği dengelemeye çalıştığı ifade ediliyor.
Karadeniz’de güvenliğin sağlanmasında Türkiye, Romanya ve Bulgaristan’ın oluşturduğu Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu gibi kıyıdaş ülkelerin mevcut işbirliği mekanizmalarının önemine dikkat çekiliyor. AB’nin yeni girişimlerinin bu yapılarla nasıl ilişkilendirileceği belirsizliğini korurken, bölge dışı askeri varlığın genişlemesinin mevcut güvenlik dengelerini etkileyebileceği değerlendiriliyor. Makalede, olası operasyonel planlamada Montrö hükümleri, katılımcı ülkelerin askeri katkıları ve bölgesel sonuçların dikkate alınması gerektiği savunuluyor.