
Haberin özeti
Diplomatik temsilciler, siyasetçiler, akademisyenler ve Pakistan toplumunun temsilcilerinin katıldığı programda, Keşmir halkının kendi geleceğini belirleme hakkının tanınması çağrısı yapıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Türkiye ile Pakistan’ın millî marşlarının okunmasıyla başlayan etkinlikte, Keşmir halkının mücadelesini konu alan bir belgesel gösterildi.
Programda Hindistan’ın Nisan 2025’te İndus Suları Antlaşması’nı askıya alma kararı da eleştirildi. Antlaşmanın bölgesel istikrar ve milyonlarca insanın su güvenliği açısından önem taşıdığı belirtilerek, ortak su kaynaklarının siyasi baskı aracı olarak kullanılmaması ve Hindistan’ın uluslararası hukuk ile antlaşmalardan doğan yükümlülüklerine uyması istendi.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya, Keşmir ve Filistin’deki gelişmeler arasında benzerlikler bulunduğunu savunarak iki meselenin de kalıcı barış için çözülmesi gerektiğini söyledi. Jeopolitik Öngörü Enstitüsü Başkanı Güray Alpar, Keşmir sorununun insan onuru ve temel haklarla doğrudan ilgili olduğunu ifade ederken, eski Başbakan Yardımcısı ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ kalıcı barışın adalet ve diyalog yoluyla sağlanabileceğini belirtti. Akdağ ayrıca, Keşmir halkının geleceği hakkında özgürce karar verebilmesi ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
