
Haberin özeti
Alışveriş merkezleri ve büyük giyim mağazalarındaki soyunma kabinlerinin önünde bekleyen refakatçiler, tüketiciler arasında mahremiyet ve güvenlik tartışmasına yol açıyor. Bazı tüketiciler, özellikle kabinlerin dar koridorlarında ve tam kapanmayan perdelerin bulunduğu alanlarda erkeklerin beklemesinden rahatsızlık duyduklarını, bunun kendilerini huzursuz ettiğini ve alışverişten vazgeçmelerine neden olabildiğini belirtiyor.
Diğer yandan bazı refakatçiler, amaçlarının eşlerine veya partnerlerine kıyafet seçerken yardımcı olmak, fikir vermek ya da eşyaları taşımak olduğunu ifade ediyor. Mağazalarda beklemek için yeterli ve rahat alan bulunmamasının, kabinlerin yakınında durmalarına neden olduğu aktarılıyor. Bununla birlikte, kabin çevresindeki bekleme düzeninin hem refakatçileri hem de kıyafet deneyen kişileri rahatsız etmeyecek şekilde kurulması gerektiği vurgulanıyor.
Avukat İbrahim Güllü’ye göre kabin önünde beklemek tek başına hukuka aykırı değil; ancak bir kişinin refakat etme hakkı, başkasının mahremiyet ve güvenlik hakkını ortadan kaldırmıyor. Kabin kapısına dayanmak, perde aralığından bakmaya çalışmak, alanı uzun süre işgal etmek veya uyarılara rağmen yaklaşmayı sürdürmek kişisel alan ihlali niteliği taşıyabilir. Kabin içini gizlice görüntülemeye ya da kayıt almaya çalışmak ise daha ciddi hukuki sonuçlar doğurabilecek bir davranış olarak değerlendiriliyor.
Güllü, mağazaların güvenli ve huzurlu bir alışveriş ortamı sağlamakla yükümlü olduğunu belirterek kabinlerin dışarıdan görülmeyecek biçimde tasarlanması, kapı veya perdelerin güvenli kapanması, bekleme ve sıra düzeninin belirlenmesi, yoğun saatlerde görevli bulundurulması ve şikâyetlerin gizli ve hızlı biçimde ele alınması gerektiğini ifade ediyor. Mağazaların ayrıca engelli tüketiciler ve çocuklu aileler için uygun çözümler sunması gerektiği aktarılıyor.


