
Haberin özeti
Türkiye’de ürün fiyatları büyük ölçüde serbest piyasa koşullarına göre belirleniyor. Üretici veya ithalatçı maliyet, hedef kâr ve pazarlama stratejisine göre tavsiye edilen bir satış fiyatı belirlese de bu fiyat satıcılar açısından bağlayıcı değil. Market ve mağazalar; işletme giderleri, tedarik maliyetleri ve rekabet koşullarını dikkate alarak ürünleri farklı fiyatlardan satışa sunabiliyor.
Aynı ürünün farklı fiyatlarla satılmasında büyük zincirlerin toplu alım gücü, bazı ürünleri müşteri çekmek amacıyla düşük kârla veya zararına satması ve mağazaların maliyet farklılıkları etkili olabiliyor. Bunun yanında gramajın düşürülmesi, ambalaj bilgilerinin yanıltıcı olması ya da özel markalı ürünlerin orijinal ürünlerle karıştırılması tüketiciyi yanıltabilecek uygulamalar arasında gösteriliyor. Serbest piyasa, fahiş fiyat veya yanıltıcı etiket uygulamalarına izin vermiyor; etiket ile kasa fiyatı farklı olduğunda tüketici lehine olan fiyatın uygulanması gerekiyor.
Tüketici örgütleri, aynı ürünün satış noktaları arasında makul olmayan fiyat farklarıyla satılması halinde tüketicilerin fiyat karşılaştırması yapmasını ve gerekirse ürünü satın almayarak tepki göstermesini öneriyor. Bu amaçla internet üzerindeki karşılaştırma araçlarının yanı sıra Ticaret Bakanlığı’nın market fiyatlarını karşılaştırmaya yarayan internet sitesi ve mobil uygulamasından yararlanılabileceği belirtiliyor.
Aldatıcı reklam, eksik bilgilendirme veya ayıplı ürün durumunda tüketiciler ücret iadesi, bedel indirimi ya da ürün değişimi talep edebiliyor. Hileli veya ayıplı ürünün sağlığa zarar vermesi halinde tazminat davası açma hakkı da bulunuyor. Fahiş fiyat ve etiket ihlalleri ALO 175, CİMER veya Haksız Fiyat Artışı Bildir uygulaması üzerinden bildirilebiliyor; maddi kayıplar için Tüketici Hakem Heyetlerine başvurulabiliyor.


