Danıştay Kararı · E. 2020/10764 · K. 2024/6694
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/10764 E. , 2024/6694 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/10764 Karar No : 2024/6694 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av.... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... Odası (... Şubesi) VEKİLİ : Av. ... 2- ... Odası (... Şubesi) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi, ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda Yat Limanı ve Kruvaziyer Limanı amaçlı Kültür ve Turizm Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporlarındaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, planlama alanında korunması gerekli canlı türleri ve özel sayılabilecek bir habitat ile halihazırda plaj kullanımı olduğu, yapılması planlanan kara ve deniz yapıları ile bu habitatın zarar göreceği, kamuya açık olan mevcut plaj kullanımının büyük ölçüde sınırlandırılacağı, planlama alanın kuzeyinde bulunan ve yapılaşma baskısından korunması gereken doğal sit alanının söz konusu yapılaşmadan ve nüfus yoğunluğundan olumsuz etkileneceği, proje alanının konumunun ulaşılabilirlik açısından havaalanı ve otoyol bağlantıları nedeniyle iyi olduğu ancak ticaret potansiyeli ve özellikle tarihi kent merkezine uzaklığı nedeniyle olumsuzluklar içerdiği, dolayısıyla yer seçimi açısından kruvaziyer ve yat limanı projesine uygun olmadığı, kruvaziyer limanının kara kısmında yapılacak destek yapıları için yükseklik sınırının serbest bırakılmasının havaalanı mania hattında olan kullanımların sınırlandırılmasına neden olacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare Mahkemesi kararına dayanak alınan bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu taşınmazları kapsayan alanda yapılacak kruvaziyer ve yat limanı projesinin çevresel etkileri ile ilgili hususlara yer verilmiş ise de söz konusu projenin çevresel etkilerinin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca değerlendirildiği ve nihayetinde projeye 26.10.2017 tarihinde ÇED olumlu belgesi verildiği, bu raporda çevresel etkilerin genel anlamda sıkıntı oluşturmayacağının açık bir şekilde ortaya konulduğu, yine raporda bilimsel hiçbir gerekçe ortaya konulmadan proje alanın jeolojik açıdan riskli alanda kaldığı ve yer seçiminin uygun olmadığı belirtilmiş ise de planların uygulanmasına ilişkin ne tür önlemler alınacağının 10.01.2017 tarihinde onaylanan jeolojik ve jeoteknik etüd raporunda ortaya konulduğu, bilirkişi raporunda belirtilen ''projenin kuzeyinde kalan doğal sit alanı üzerinde yapılaşma baskısına sebep olacağına'' dair değerlendirmenin herhangi bir bilimsel bir tespit veya analize dayanmadığı, planlama alanında doğal sit alanı, hatta etkileşim alanının dahi bulunmadığı, yap-işlet-devret modeli ile gerçekleştirilecek projenin yapım maliyeti tamamen yatırımcı kuruluş tarafından karşılanacağından kamuya herhangi bir yük oluşturmayacağı, bilirkişilerce yapılan değerlendirme kriterlerinin projenin bütünsel fayda/maliyet analizlerini göz ardı eden ampirik kriterlerden oluştuğu, planlama alanının kıyısındaki plaj alanlarının kullanılamayacağı yönündeki tespit yapılırken bu bölgedeki sahilden ve kıyı şeridinden yararlanma durumu, plaj uzunlukları, mevcut kullanım talepleri, deniz/kıyı ilişkisi vb. konularda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, kruvaziyer liman projesinin kendi ticaret alanlarını oluşturacağı ve çarpan etkisi ile kentte halihazırda var olan ticaret alt yapısı ile arz-talep dengesi içerisinde gelişim göstereceği, planlama alanının yerinin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapılan analizler sonucunda seçildiği, proje tamamlandığında kentin diğer bölgeleri ile entegrasyonunun ve ulaşım altyapısının tamamlanmış olacağı, raporda projenin dünya örnekleri ile ne açıdan benzerlik gösterdiğinin ortaya konulmadığı, arz oluşturulmadıkça talebin oluşmasının mümkün olmadığı, raporun genelinde çelişkili bilgi ve ifadelere yer verildiği, projenin Kemerağzı-Kundu yerleşmesindeki turizm alanlarına yakınlığının göz ardı edildiği, dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve imar mevzuatına uygun olduğu, usul ve yasaya aykırı temyize konu kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : 20.09.2012 tarihli Antalya Kıyı Bütüleşik Alanları Planında 7. Planlama bölgesi olarak seçilen Antalya Kent Merkezine ilişkin; ''Antalya büyük bir kıyı kenti ve turizm kenti olmasına rağmen kruvaziyer turizmden aldığı pay oldukça düşüktür. Ayrıca bir balıkçı barınağı ihtiyacı da bulunmaktadır. Mevcut yat limanı kapasitesi de sahip olduğu turizm potansiyelinin yanında oldukça düşüktür. Yakın çevre illerin liman ihtiyaçları da Antalya'dan karşılanmaktadır. Bütün bu veriler göz önüne alındığı zaman pek çok kıyı yapısı ihtiyacı çıkmaktadır. Antalya limanı günümüzde üç işlevi olan (yük limanı, kruvaziyer liman, yat limanı) bir yapıdadır. Konumu itibariyle oldukça avantajlıdır. 7. Bölgede yeni kıyı yapılarının yapılması için farklı alanlar aramak yerine mevcut limanın büyütülerek içinde pek çok fonksiyonu barındırabilecek (yük limanı, kruvaziyer liman, çekek yeri ve balıkçı barınağı) kompleks bir yapıya dönüştürülmesi daha uygundur. Liman zaten günümüzde de bu yapıdadır. '' açıklamalarına yer verilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda, dava konusu imar planları hazırlanırken öncelikle bölgedeki kruvaziyer turizm alanı ihtiyacının mevcut limanın büyütülerek kullanılması suretiyle karşılanmasının mümkün olup olmadığına dair araştırma ve analizlerin yapılması, mümkün değilse bunun sebeplerinin ortaya konulması gerekirken bu hususlar yerine getirilmeksizin bölgede ikinci bir kruvaziyer liman planlanmasına yönelik hazırlanan proje doğrultusunda onaylanan dava konusu imar planlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan imar planları hazırlanırken bu eksiklikler yerine getirilmiş olsaydı dahi projeye göre kara tarafında yapılacak yapıların Lara Plaj alanı ve bozuk orman alanında kaldığı, uyuşmazlık konusu taşınmazların bitişiğinde 2. derece doğal sit alanı, etrafında bozuk ve verimli orman alanları ile açıklık bulunduğu, yine deniz kısmında büyük bir dolgu alanı planlandığı görüldüğünden, ekolojik olarak hassas bir bölgede yer alan taşınmazları ve denizde yapılacak bir kısım dolgu alanını kapsayan alanın dava konusu imar planları ile yapılaşmaya açılmasının, denizde yaşayan canlıları, deniz habitatını ve ekosistemi olumsuz etkileyeceği, ekolojik çeşitliliği tehdit edeceği, alanın doğal bütünlüğünü bozacağı, etrafındaki sit alanı ve orman alanlarında yapılaşma baskısını arttıracağı, halkın kullanımına açık olan plaj kullanımını kısıtlayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığınca hazırlanarak 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu uyarınca değerlendirilmek üzere ... tarih ve ... sayılı yazı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'na iletilen Antalya, Kemerağzı-Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişme Bölgesi sınırları içerisinde kalan Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, Güzeloba Mahallesi, Yat Limanı ve Kruvaziyer Limanı amaçlı 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı teklifleri, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan görüşler alındıktan ve bu görüş yazılarında belirtilen hususlarda plan ve plan notlarında düzeltmeler yapıldıktan sonra Bakanlık Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu'nun 7. maddesi, Kıyı Kanunu'nun 7. ve 10. maddeleri uyarınca onaylanmış, bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: İşlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan haliyle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinde, "Nazım İmar Planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla bütün olan plandır. Uygulama imar planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar plan esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını,bunların yoğunluk düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgilerini ayrıntıları ile gösteren planlardır" tanımları yapılmış, 8. maddesinin (b) bendinde; "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmüne yer verilmiştir. İşlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan haliyle 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu'nun ''Tanımlar'' başlıklı 3. maddesinde; Bu Kanunda yer alan Bakanlığın; Kültür ve Turizm Bakanlığını ifade edeceği düzenlenmiş, ''Planlar'' başlıklı 7. maddesinde; ''Bakanlık; kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya, yaptırmaya, re’sen onaylamaya ve tadil etmeye yetkilidir.'' hükmüne yer verilmiştir. İşlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan haliyle 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun ''Doldurma ve Kurutma Yoluyla Arazi Kazanma ve Bu Araziler Üzerinde Yapılabilecek Yapılar'' başlıklı 7. maddesinde; ''Kamu yararının gerektirdiği hallerde, uygulama imar planı kararı ile deniz, göl ve akarsularda ekolojik özellikler dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilebilir. Bu gibi yerlerde doldurma veya kurutmayı yapacak ilgili idarenin valiliğe iletilen teklifi, valilik görüşü ile birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir. Bakanlık, konusuna göre ilgili kuruluşların görüşünü de almak suretiyle teklifi inceler. Uygun bulunması halinde ilgili idare tarafından uygulama imar planı hazırlanır. Bu yerler için yapılacak planlar hakkında 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak bu planlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından; 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan alanlardaki planlar, anılan Kanunun 7 nci maddesine göre ve 4737 sayılı Kanun kapsamında kalan alanlardaki planlar ise anılan Kanunun 4/A, 4/C ve 4/Ç maddelerine göre tasdik edilir. Doldurma ve kurutma işlemleri yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre yapılır. Bu araziler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır, özel mülkiyet konusu olamaz. Bu alanlar üzerinde 6 ncı maddede belirtilen yapılar ile yol, açık otopark, park, yeşil alan ve çocuk bahçeleri gibi teknik ve sosyal altyapı alanları düzenlenebilir. ''Kıyı ve Sahil Şeridinde Planlar'' başlıklı 10. maddesinde; Kıyıda ve sahil şeridindeki planlar bu Kanunun ve buna dayanılarak çıkarılacak yönetmeliğin hükümlerine aykırı olamaz. Bu yerlerde düzenlenen planlardan, imar mevzuatı veya yerin özelliği dolayısıyla 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamına girenler, anılan Kanunun 7 nci maddesine göre onaylanarak kesinleşir.'' hükmü yer almaktadır. 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun ''Genel Esaslar'' başlıklı 5. maddesinin ek 9. fıkrasında; "Sahil şeridinde yapılacak yapıların kullanım amacına bağlı olarak yapım koşulları yönetmelikte belirlenir." hükmü, ''Kıyının Korunması, Yapı Yasağı, Kıyı ve Denizde Yapılacak Yapılar'' başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasının c alt bendinde; "Organize turlar ile seyahat eden kişilerin taşındığı yolcu gemilerinin (kruvaziyer gemilerin) bağlandığı, günün teknolojisine uygun yolcu gemisine hizmet vermek amacıyla liman hizmetlerinin (elektrik, jeneratör, su, telefon, internet ve benzeri teknik bağlantı noktaları ve hatlarının) sağlandığı, yolcularla ilgili gümrüklü alan hizmetlerinin görüldüğü, ülke tanıtımı ve imajını üst seviyeye çıkaracak turizm amaçlı (yeme-içme tesisleri, alışveriş merkezleri, haberleşme ve ulaştırmaya yönelik üniteler, danışma, enformasyon ve banka hizmetleri, konaklama üniteleri, ofis binalar) fonksiyonlara sahip olup, kruvaziyer gemilerin yanaşmasına ve yolcuları indirmeye müsait deniz yapıları ve yan tesislerinin yer aldığı kruvaziyer ve yat limanlarının" yapılabileceği düzenlemesi, aynı maddenin 6. fıkrasında "Özelleştirme kapsam ve programına alınan ve sahil şeridi belirlenen veya belirlenecek olan alanlar ile kıyı ve dolgu alanlarında yapılacak yat ve kruvaziyer limanlarının ihtiyacı olan yönetim birimleri, destek birimleri, bakım ve onarım birimleri, teknik ve sosyal altyapı ve konaklama birimleri ile ilgili kullanım kararları ve yapılanma şartları imar plânı ile belirlenir." hükmü, ''Sahil Şeridinde Yapılabilecek Yapılar'' başlıklı 8. maddesinin 3. fıkrasında; "Ancak bu alanlarda; uygulama imar planı kararıyla altı ve yedinci maddede belirtilen yapı ve tesislerle birlikte toplum yararına açık olmak şartıyla konaklama hariç günü birlik turizm yapı ve tesisleri yapılabilir." hükmü yer almaktadır. İşlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan haliyle Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin ''Tanımlar'' başlıklı 4. maddesinde; Bakanlığın; Çevre ve Şehircilik Bakanlığını ifade edeceği düzenlenmiş, Kruvaziyer Liman: Organize turlar ile seyahat eden kişilerin taşındığı yolcu gemilerinin (kruvaziyer gemilerin) bağlandığı, günün teknolojisine uygun yolcu gemisine hizmet vermek amacıyla liman hizmetlerinin (elektrik, jeneratör, su, telefon, internet ve benzeri teknik bağlantı noktaları ve hatlarının) sağlandığı, yolcularla ilgili gümrüklü alan hizmetlerinin görüldüğü, ülke tanıtımı ve imajını üst seviyeye çıkaracak turizm amaçlı (yeme-içme tesisleri, alışveriş merkezleri, haberleşme ve ulaştırmaya yönelik üniteler, danışma, enformasyon ve banka hizmetleri, konaklama üniteleri, ofis binalar) fonksiyonlara sahip olup, kruvaziyer gemilerin yanaşmasına ve yolcuları indirmeye müsait deniz yapıları ve yan tesislerinin yer aldığı limandır şeklinde, sahil şeridinin deniz ve tabii göllerin kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 metre genişliğindeki alan olduğu, iki bölümden oluşan sahil şeridi kullanım amacının, topoğrafya ve doğal eşiklere göre uygulama imar planı kararı ile belirleneceği, sahil şeridinde yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilleceği, yapı yaklaşma mesafesi içerisinde kalan alanlar uygulama imar planı ile gezinti alanları, dinlenme ve bu Yönetmelikte tanımlanan rekreaktif alanlar ve yaya yolları olarak düzenlenebileceği, sun’î ve baraj göllerinde, Yönetmeliğin sahil şeridi ile ilgili hükümleri uygulanmayacağı, Yönetmeliğin aynı maddesinde de, rekreaktif alanlar, halkın eğlence ve dinlenme gereksinimlerini karşılamaya dönük, açık olarak düzenlenen oturma ve yemek yerleri, yemek pişirme yerleri, çeşmeler, açık havuzlar, oyun ve açık spor alanları, açık gösteri alanları, yeşil bitki örtüsü ve kıyı yapısının elverdiği yerlerde denize iniş rampaları bulunan kamu ya da özel alanlar olarak tanımlanmıştır. Yine aynı Yönetmeliğin; ''Kıyıda Planlama'' başlıklı 12. maddesinde; "(1) Kıyılarda 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yapılıp onaylanmadan uygulama ve yapılanmaya geçilemez. Kıyıda gerektiğinde ilgili kuruluşların görüşleri de alınarak sadece Kanunun 6 ncı maddesi ve bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesindeki yapı ve tesislerin inşası amacıyla, imar planı yapılabilir....(3) İkinci fıkra kapsamı dışında kalan uygulama imar planları 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca Bakanlık, valilik veya belediyesince onaylanarak yürürlüğe girer." hükmü, ''Kıyıda Yapı'' başlıklı 13. maddesinde; "Kıyıda onaylı uygulama imar planlarına göre ve çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkin tüm önlemler alınmak koşulu ile aşağıdaki yapı ve tesislere yapılabilir:..b) Faaliyetlerinin özelliği gereği kıyıdan başka yerde yapılmaları mümkün olmayan yapı ve tesisler: Tersane, gemi söküm yeri, tekne imal yeri, su ürünlerini üretim ve yetiştirme tesisleri, denize iniş rampaları, yat limanı, kruvaziyer liman, balıkçı barınağı ve çekek yeri...(2) (Ek fıkra) (a) ve (b) bendlerinde sayılan yapı ve tesis alanlarında, bu kullanımların tamamlayıcısı niteliğinde ve yapılması zorunlu alt ve üst yapı ve tesisleri yapılabilir. Günübirlik turizm yapı ve tesisleri yapılamaz. Hangar, atölye, kontrol kulesi ve deniz feneri gibi bakım-onarım ve teknik altyapı yapılarının yükseklikleri ve yapılaşma şartları, teknik gerekçeler ve uluslararası standartlar gözetilerek imar planı kararları ile belirlenir. Ancak taban alanı 6 metrekareyi geçmeyen kontrol kulesi ve deniz fenerleri için yapının fenni ve teknik sorumluluğu ilgili idaresinde olmak kaydıyla imar planı aranmaz." hükmü, ''Sahil Şeridinde Planlama'' başlıklı 17. maddesinde; "(1) Sahil şeridinde uygulama imar planı yapılıp onaylanmadan uygulamaya geçilemez. Tamamen veya kısmen yapılaşmamış sahil şeritlerinde yapılacak plânlar: Kanunun 5 inci maddesindeki esaslar dikkate alınarak aşağıdaki şekilde düzenlenir. (2) Sahil şeritlerinin birinci bölümünü içeren uygulama imar planları, tümüyle açık alan olarak toplumun kullanımına tahsis edilecek şekilde düzenlenir. Bu alanlarda sadece yaya yolları, gezinti ve dinlenme alanları, seyir teras ve alanları ile bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde tanımlanan rekreaktif amaçlı kullanımlar ile bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde belirlenen yapı ve tesisler yer alabilir. Bu alan içinde toplumun yararlanmasına açık yapılar da dahil olmak üzere başka hiç bir yapı ve tesis yapılamaz. (3) Sahil şeridinin ikinci bölümünde yapılacak planlar, bu Yönetmeliğin 13 ve 14 üncü maddesinde sayılan yapı ve tesisler ile toplumun yararlanmasına açık olmak şartı ile konaklama hariç bu Yönetmelikte tanımlanan günübirlik turizm yapı ve tesislerini kapsayacak şekilde düzenlenir. (4) Sahil şeridinin ikinci bölümünde yapılacak günübirlik turizm yapı ve tesisleri için emsal 0.20' yi, bir (1) katı, H=4.50 metreyi, asma katlı yapılması halinde H=5.50 metreyi geçmemek üzere plan kararları getirilebilir. (5) 2634 Sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’na göre belirlenen turizm bölge, alan ve merkezlerinden sahil şeridini kapsayanlarda uygulama imar planları, aynı Kanunun 7’nci maddesi uyarınca düzenlenip onaylanarak yürürlüğe girer. (6) Yukarıdaki fıkra kapsamı dışında kalan uygulama imar planları, 3194 sayılı İmar Kanununun ilgili maddeleri uyarınca Bakanlık, valilik veya belediyesince onaylanarak yürürlüğe girer. (7) Bu Yönetmeliğin 13’üncü maddesinde sayılan ve üst yapı gerektiren yapı ve tesisler; gerek arazinin coğrafi durumu ve topoğrafik yapısı, gerekse sahil şeridi gerisindeki yerleşme dokusunun elverişsizliği nedeniyle, Bakanlık ile diğer ilgili Bakanlık ve kuruluşların uygun görüşü alındıktan sonra uygulama imar planı kararı ile sahil şeridinde de yapılabilir. (10) Özelleştirme kapsamına ve programına alınan ve 16 ncı maddenin (a) ve (b) bentlerine göre sahil şeridi belirlenen veya belirlenecek olan alanlar ile kıyı ve dolgu alanlarında yapılacak yat ve kruvaziyer limanlarının ihtiyacı olan yönetim birimleri, destek birimleri, bakım ve onarım birimleri teknik ve sosyal altyapı ve konaklama birimleri ile ilgili kullanım kararları ve yapılanma şartları imar planı ile belirlenir." düzenlemeleri yer almaktadır. İşlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan haliyle Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin ''Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü'' başlıklı 6. maddesinde; ''(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez.'' hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Antalya Büyükşehir Belediyesi, Maliye Hazinesi ve Lara Plajlar Birliği mülkiyetindeki taşınmazları ve denizde yapılacak bir kısım dolgu alanını kapsayan, günübirlik tesisler ve plaj (Lara plajı) olarak kullanılan bölgede dava konusu imar planları ile yapılması planlanan Antalya Yat ve Kruvaziyer Limanı, Otel, Alışveriş Merkezi (restoran ve kafelerden oluşan ticari alanlar, yat kulübü ve terminal binası dahil) projesinin; çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkileri, olumsuz etkilerine karşı alınacak önlemler, yer seçiminin uygunluğu hakkında hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun değerlendirilmesi sonucunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca ... tarih ve ... sayılı ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu'' kararı verilmiştir. Bu işlemin iptali istemiyle davacılar ile birlikte ... tarafından açılan davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar, Danışay Altıncı Dairesi'nin 14.06.2019 tarih ve E:2019/12711, K:2019/5683 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Bu durumda, söz konusu proje doğrultusunda belirlenen plan kararlarının çevresel etkileri (denizde yaşayan canlılar ve ekosistem üzerinde yaratacağı olumsuz etkileri) nedeniyle yer seçiminin uygun olmadığına ilişkin iddiaların kesinleşen yargı kararında karşılandığı anlaşılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünce 10.01.2017 tarihinde onaylanan ''Antalya Kruvaziyer Limanı Yapımına Yönelik Etüd Proje ve Fizibilite Çalışmaları Temin İşi İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüd Raporu''nda; inceleme alanının, yerleşime uygunluk değerlendirilmesinde ''Önlemli Alanlar 5. (Ö.A-5): Mühendislik Problemleri Açısından Önlem Alınabilecek Alanlar'' kategorisinde olduğu, 1/1000 ölçekli yerleşime uygunluk haritasında ''Önlemli Alan 5.1 (ÖA-5.1): Önlem Alınabilecek Nitelikte Şişme, Oturma Açısından Sorunlu Alanlar'' ve ''Önlemli Alan 5.3 (ÖA-5.3): Yüksek Yeraltısu Seviyesine, Deniz Suyu Girişimi vb. Sorunlu Alanlar'' olarak gösterildiği, proje müellifi tarafından inceleme alanında oluşabilecek problemlere karşı gerekli mühendislik önlemleri alındıktan sonra yapılaşmaya gidilebileceğinin belirtildiği görülmüştür. Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ait plan açıklama raporunun ''Plan Notları'' başlıklı 5.11 sayılı maddesinde; planlama alanında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünce 10.01.2017 tarihinde onaylanan imar planına esas Jeolojik ve Jeoteknik Etüd Raporunun sonuç ve öneriler kısmında yer alan önlemler doğrultusunda uygulama yapılmasının zorunlu olduğu hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı plan notlarında ise; kruvaziyer ve yat limanında bu kullanımlar için ilgili mevzuatta tanımlanan kullanımların yer alabileceği belirtilmiş, kruvaziyer liman alanı için ''Emsal:0,50, Yençok: teknolojisi gereği uygulama projelerinde belirlenecektir.'', yat limanı alanı için ''Emsal:0,20, Yükseklik (1) katı, Yençok:4.50 m.'yi, asma katlı yapılması halinde Yençok:5.50 m'yi aşamaz.'' şeklinde yapılaşma koşulları belirlenmiştir. Uyuşmazlık konusu taşınmazlarda ve denizde yer alacak bir kısım dolgu alanında öngörülen tüm kullanımlar yönünden dava dosyası ve plan açıklama raporları birlikte değerlendirildiğinde, önlemli alan lejantında kalan uyuşmazlık konusu taşınmazların jeolojik-jeoteknik raporda belirtilen şartların yerine getirilmesi halinde yapılaşmaya uygun alanlar olduğu, kruvaziyer liman alanına ilişkin planla dolgu alanında ve devamında getirilmek istenilen kullanımların 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na sayılan kullanımlar ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesine göre kıyıda yer alabilecek yapı ve tesisler arasında yer aldığı, bu yapılara ilişkin yapılaşma şartlarının aynı Yönetmeliğin 17. maddesi uyarınca imar planı ile belirlenebileceği düzenlendiğinden kruvaziyer liman için imar planı ile belirlenen yapılaşma şartlarının mevzuata uygun olduğu, söz konusu yapılaşma şartları belirlenirken her şekilde mania hattına ilişkin sınırlamaların dikkate alınmasının yasal bir zorunluluk olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, büyük bir kıyı ve turizm kenti olan Antalya'da yük, kruvaziyer ve yat limanı olarak kullanılan yalnızca bir adet liman bulunduğu, bu limanın mevcut kapasitesinin yetersiz olduğunun Antalya Bütünleşik Kıyı Alanları Planında da vurgulandığı, dava konusu imar planları ile ''uğrak liman'' özelliğindeki mevcut limandan farklı olarak ''ana liman'' (kruvaziyer tur güzergahlarının başladığı ve bittiği liman) özelliğinde bir liman planlandığı, projede Lara plajının korunmasının öncelikli hedef olarak belirlendiği, kıyıda (kara tarafında) dolgu alanı planlanmadığı, Antalya'nın kıyı kesiminde bulunan falez yapıları nedeniyle söz konusu projenin alternatifi çok fazla yer bulunmadığı, planlama alanının havaalanı ve otoyol ulaşım bağlantılarının yeterli, Belek oteller bölgesine ve Antalya kent merkezine yakın bir konumda olduğu, kruvaziyer turizm gelirinin oldukça düşük olduğu Antalya'da kruvaziyer turizminin geliştirilmesi temelindeki hedefler üzerinden yapılan planların kamu yararı amacına hizmet ettiği anlaşıldığından, dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve imar mevzuatına uygun olduğu sonucuna ulaşılmış, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.