İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2023/10151 · K. 2024/6181
- Esas No
- 2023/10151
- Karar No
- 2024/6181
- Karar Tarihi
- 07.11.2024
Karar Metni
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10151 E. , 2024/6181 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10151
Karar No : 2024/6181
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 01/04/2004 tarih ve 2004/7103 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, Aydın Söke Koçarlı Ovası II. Kısım Arazi Toplulaştırma Projesi kapsamında, Aydın ili, Koçarlı ilçesi, ... mahallesinde yer alan ve davacılardan ...'nın maliki olduğu ..., ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlar ile ...'nın maliki olduğu ..., ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan toplulaştırma işleminin anılan taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinnce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; geçici çaplı yer teslim tutanaklarına göre ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın davacılara fiilen teslim edildiği, aynı adada bulunan ... ve ... parsel sayılı taşınmazların ise dava dışı ...'ya verildiği, bu aşamadan sonra sözü geçen projede değişiklik yapılabilmesinin elzem bir duruma bağlı olduğu, davalı idarece geçici yer teslimi yapıldıktan sonra projede değişiklik yapılmasının sebebi olarak dava dışı ...'nın 28/02/2014 tarihli dilekçesi gösterilmiş ise de, toplulaştırma kapsamındaki bütün taşınmazlara karşılık olarak aynı yerden taşınmaz tahsis edilmesi her zaman mümkün olmayabileceğinden toplulaştırma neticesinde dava dışı ...'ya tahsis edilen 6 parsel sayılı taşınmazın yola cephesinin olmamasının tek başına dağıtım ilkelerinin ihlali anlamına gelmediği, nitekim uyuşmazlık konusu arazi toplulaştırması kapsamında adı geçen şahsa tahsis edilen diğer bir taşınmaz olan ... parsel sayılı taşınmazın yola cephesinin bulunduğu, dolayısıyla söz konusu sebebin proje değişikliği için elzem nitelik arz ettiğinden bahsedilemeyeceği, ayrıca bilirkişi raporunda ...'nın dilekçesi üzerine yer teslim haritası yeniden düzenlenmek suretiyle tescil haritasının oluşturulmasının uygun olmadığının ifade edildiği dikkate alındığında elzem bir sebep bulunmamasına rağmen arazi toplulaştırması projesinde ve parselasyon planında Teknik Talimat'taki esaslara aykırı şekilde değişiklik yapıldığı anlaşıldığından toplulaştırma işleminin anılan taşınmazlara ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacıların proje aşamasında verdikleri tercihler doğrultusunda planlama yapıldığı, dava konusu parsellerde sulamaya uygun şekilde kaba tesviye işlemleri yapılarak arazilerin maliklerine yer teslimi yapıldığı, davacıların belirttiği tesviye giderlerinin tarlası için yapmış olduğu özel giderler olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile eksik inceleme sonucu verilen İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Aydın ili, Koçarlı ilçesi, ... mahallesinde yer alan ve davacılardan ...'nın maliki olduğu ..., ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlar ile Salih Bozacı'nın maliki olduğu ..., ... sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan toplulaştırma işleminin anılan taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda; dava konusu arazi toplulaştırma işleminin dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olup olmadığının tespiti amacıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle;" 1) Parselasyon planları 2013 yılı içerisinde mahallinde 3 kez askıya çıkarılarak son şeklini almıştır. Davacıların askıya itirazlarının bulunmadığı, bunun asıl sebebinin ise şu an mevcutta kullanılmaya devam eden ... ada ... parsel şeklinde parselasyonun tamamlanmış olmasından ileri geldiği görülmüştür. Bu haliyle davacılara ait parseller tek bir parselde toplanmış ve benzer toprak özelliklerine sahip parsellerin dikdörtgen şeklinde teslim edilmesi öngörülmüştür.
2) Yer teslim haritasının oluşturulmasına kadar olan 3 askı döneminden birincisinde 132/4 daha sonraki askılarda ise ... parsel olarak ... adına tahsisi uygun görülmüş olan ince uzun parselin teslim haritasında yeniden düzenleme yapılarak parselin arazi kaybına meydan vermeden genişletilerek iki kısımda değerlendirildiği ve yeni oluşturulan planda davaya konu olan ... parselin ... adına düzenlenmiş olduğu görülmektedir. Dava dosyası içerisinde bu düzenlemenin neden yapıldığına dair bir bilgi bulunmamakta ve son şeklini 3. askıda almış olan parsellerin bu şekilde değişiminin uygun olmayacağı,
3) Düzenlenme nedeni belirtilmeden oluşturulmuş olan yer teslim haritasının ... tarafından 3. askıdan (askıdan kalkış: 01/05/2013) yaklaşık dokuz ay geçtikten sonraki ... tarih ve ... sayılı dilekçesi dikkate alınarak tekrar düzenlenmesi ile tescil haritasının oluşturulduğu,
4) Davacıların son askıdan sonra geçici çaplı yer teslim tutanağına göre dikdörtgen şeklindeki parseli günümüze kadar işledikleri ve arazi iyileştirme amacıyla tesviye işlemi için belirli bir masraf sarf ettikleri " görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu incelendiğinde, rapor kapsamında sadece 3. askıdan sonra değişiklik yapılamayacağına ilişkin bir değerlendirme yapıldığı, davacının eski parseli ile eski parseline karşılık son halde tahsis edilen parseller karşılaştırılarak Teknik Talimat'ta "Yeni Parselasyon Planlanmasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlığı altında dikkat edilmesi gereken konular yönünden herhangi bir inceleme yapılmadığı, bu nedenle mahkeme kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunun eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bilirkişi heyetinden idarece yapılan toplulaştırmadaki son dağıtım durumu esas alınarak ek rapor alınması ya da takdire göre konusunda uzman bilirkişilerden yeni bir rapor alınması, düzenlenecek rapor uyarınca, dava konusu arazi toplulaştırmasının yukarıda anılan Kanun ve Tüzük hükümleri uyarınca dağıtım ilkelerine uygun yapılıp yapılmadığının, davacının iddiaları ile davalı idarenin savunmaları dikkate alınarak ortaya konulması suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre dava konusu işlemin iptali yolunda verilen karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.