İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2023/12816 · K. 2024/6571
- Esas No
- 2023/12816
- Karar No
- 2024/6571
- Karar Tarihi
- 21.11.2024
Karar Metni
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12816 E. , 2024/6571 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12816
Karar No : 2024/6571
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Ankara Gölbaşı Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... mahallesinde yer alan ve davacıların hissedarı olduğu ... ve ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıların arazisinde bulunan sabit tesislerin kurtarılması amacıyla yol banketinin parsele dahil edildiği, davacının parseline katılan elektrik direkleri ve hattının geçtiği yol banketinin kamusal kullanım durumunun değişmediği ve tarımsal kullanıma uygun olmadığı, elektrik direklerinin ve hattının özel mülkiyete konu araziden geçmesinin irtifak hakkı kamulaştırmasının yanında işletme ve bakım hizmetlerinde probleme neden olacağı, kamuya ait taşınmazda kalması gerektiği, yeni parselasyon planları oluşturulurken özen gösterilmediği ve davacıların haklarının korunmadığı anlaşıldığından dava konusu toplulaştırma işleminde usul ve yasaya uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesi, işletilmesinin korunması, birim alandan azami ekonomik verimin alınması, tarım üretiminin sürekli olarak artırılması, değerlendirilmesi ve buralarda istihdam imkanlarının artırılması, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılması, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanması ve küçülmesinin önlenmesi amacına hizmet ettiği belirtilmektedir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın "Yeni Parselasyon Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlanmasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılması kurallarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacıların maliki bulundukları Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, ... Mahallesi ... ve ... sayılı parselleri kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işlemi sonrasında ... ada ... parselin oluştuğu, ... ve ... parseller içinde davacıların ev ve ağaçları bulunduğundan mevcut sabit tesisler dikkate alınarak yeni parsel tahsisi yapıldığı, ... ve ... parsellerin toplam 20.460,00 m² yüzölçümlü olduğu, yasal kesintilerden sonra geriye davacıların hakedişinin 20.114,02 m² olduğu, 20.114,02 m²'lik alan parselin fiili durum olarak kullandığı alanı karşılamadığından 1.961,92 m²'lik Maliye Hazinesi dahil edilerek yeni ... ada ... parselin oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Dosyaya sunulan 08/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda; kesinti oranlarının doğru uygulandığı, davacıya ait sabit tesislerin (ev, ahır, samanlık, ambar, kuyu gibi yapılar ve dikili tarım arazileri) yeni tahsis işlemi sırasında başka taşınmaz üzerinde bırakılmaması ve davacının parseli içinde kalması için 1.962,92 m² maliye hazinesine ait alandan ilave yapılarak davacıların hazine ile hissedar hale getirildiği, çünkü davacıların yasal kesintilerden sonra payının 20.114,00 m² iken filli olarak kullanılan, sabit tesislerin bulunduğu alanın 21.010,57 m² olduğu, dahil edilen kısmın yaklaşık 1.080,00 m² kısmının elektrik direklerini de içerisine alacak şekilde yoldan karşılandığı, geri kalan kısmın taşınmazın doğal sınırlarını korumak için batıdaki ... parselden ve doğudaki ... parselden karşılandığı anlaşılmaktadır.
Yol banketinin isabet ettiği, elektrik tellerinin bulunduğu, kamuya ait taşınmazda kalması gereken kısmın davacılar adına, hazine ile hissedar hale getirilerek tahsis edilmesinde hukuka uyarlık olmadığından bahisle dava konusu toplulaştırma işleminin ... ve ... nolu parseller yönünden iptaline karar verilmiş ise de, ... ve ... parsellerin tamamına yayılmış şekilde davacıların sabit tesisleri, ağaçları ve yapıları bulunmaktadır, bu parseller toplulaştırma öncesi toplam 20.460,00 m² olup, davalı idarenin tüm parsellerden eşit şekilde yaptığı yasal kesinti sonucu iki parselin hak edişi 20.114,00 m² olmuştur. Ancak davacılar fiilen 21.010,57 m² lik bir alanı kullandığından, ağaçlandırma eski kadastro parsellerinin sınırından başladığından, aradaki farkın kapatılabilmesi ve parsellerin yol kenarına getirilebilmesi için teknik zorunluluk nedeniyle hazineye ait taşınmaz ile birleştirilerek hisseli hale getirilmiştir. Nitekim arazi toplulaştırması teknik talimatında, parsellerin yola sınır olması için gerekirse hisseli hale getirilmesine cevaz vermektedir.
Davacıların sabit tesis ve bahçelerinin bütün halinde bozulmadan korunabilmesi için davalı idarece yapılan toplulaştırma işlemi bilirkişi raporunda, yol banketinin tarımsal kullanıma uygun olmadığı ve parsel içinde kalan elektrik direklerinin işletme ve bakım hizmetlerinin probleme neden olacağı yönünden eleştirilmiş ise de fiili durumda davacıların ... ve ... numaralı kadastro parsellerinde kullandıkları tüm alanın olduğu gibi korunduğu ve aynı şekilde kullanılmasının mümkün olduğu, yol ile davacıların eski parselleri arasındaki hazine arazisinin, belediyenin asfaltlama çalışmalarının parsel sınırlarına uygun yapılmaması nedeniyle bu günkü halini aldığı, davacıların parsellerinin hazine ile hisselendirilmemesi halinde bu defa yasal kesintiler nedeniyle sabit tesislerin bir kısmının kaybedileceği, bu şekilde bir planlamanın teknik zorunluluktan kaynaklandığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.