Danıştay Dava Dairesi · E. 2023/6086 · K. 2024/6653
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6086 E. , 2024/6653 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6086 Karar No : 2024/6653 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1) ... VEKİLİ : Av. ... 2) ... Valiliği (... Dairesi Başkanlığı) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : İstanbul ili, Adalar ilçesi, ... Mahallesinde ... ada, ... parsel önünde ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan 760,00m² yüzölçümlü taşınmazın iskele (iskele-havuz-güneşlenme yeri) yapılmak suretiyle davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle 16/09/2012 - 15/09/2017 tarihleri arasındaki dönem için 469.700,82TL ecrimisil bedeli istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyada bulunan bilgi ve belgelerle hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğundan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının anılan taşınmazı 16/09/2012 - 15/09/2017 tarihleri arasındaki işgali nedeniyle ödemesi gereken ecrimisil bedelinin 116.781,94-TL olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 352.918,88-TL’lik kısmının iptaline, 116.781,94-TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; bilirkişilerce 2017 yılı için belirlenen birim değer uygun görülerek bu bedel üzerinden yeniden değerleme oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama üzerine, 16/09/2012 - 15/09/2017 tarihleri arası dönem için toplam 117.515,82-TL ecrimisil bedeli alınabileceği sonucuna varıldığından, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 352.185,00-TL'lik kısmının iptaline, 117.515,82-TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN TARAFLARIN İDDİALARI : 1) Davacı tarafından; ecrimisil ihbarnamesine konu taşınmazın maliki olduğu, işgalci olmadığı, haksız ve fahiş hesaplama yapıldığı, bu nedenle ecrimisil ihbarnamesinin tamamen iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. 2) Davalı idare tarafından; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın davacı tarafından işgal edildiği, kamuya ait alanın herhangi bir izin olmaksızın kullanmanın haklı olamayacağı, 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca, taşınmazın emlak vergisine esas değerinin %3'ünden daha az birim bedel belirlenemeyeceği, bilirkişilerce hesaplanan ecrimisil bedelinin düşük olduğu ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyiz incelemesi yapılan karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde, "ecrimisil", Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminat; "fuzuli şagil" ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Anılan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak çıkarılan 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." 5. fıkrasında ise "Emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler için ecrimisil tespit ve takdirinde, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metre kare birim değeri dikkate alınır." hükmü yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" kuralı yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ecrimisil ihbarnamesine konu taşınmaza davacıya ait taşınmazdan ulaşılabildiği, anılan taşınmazla bütünlük arzettiği, en yakın karayolunun Nizam Caddesi olduğu, davalı idarece ecrimisil bedeli hesaplanırken Nizam Caddesinin emlak vergisine esas 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait değerlerin %5'i dikkate alınarak kıymet takdirinin yapıldığı, fakat Ada'da yazlık sezonun 3-4 ayla sınırlı olması nedeniyle yıllık bazda kiraların düşük olduğu, bu nedenle bilirkişilerce emsal araştırması yapılarak 2017 yılı için birim bedel olarak 35,00 TL'nin uygun görüldüğü, TUİK-ÜFE oranları da dikkate alınarak toplam 116.781,94-TL ecrimisil bedeli tespit edildiği, İdare Mahkemesince de bu doğrultuda karar verildiği; Bölge İdare Mahkemesince, bilirkişilerce belirlenen 2017 yılı için belirlenen birim değer uygun görülerek bu bedel üzerinden yeniden değerleme oranı dikkate alınarak yeniden yapılan hesaplama üzerine, 16/09/2012 - 15/09/2017 tarihleri arası dönem için toplam 117.515,82-TL ecrimisil bedeli alınabileceği yönünde karar verildiği anlaşılmaktadır. 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 5. fıkrasında, emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar için ecrimisil tespit ve takdirinde, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metrekare birim değerinin dikkate alınacağı belirtilmiş olup, emsal alınan taşınmaz, davaya konu taşınmaza olan yakınlığı, kullanım durumu ve konumu gibi diğer unsurlarıyla birlikte değerlendirilmek suretiyle ecrimisil bedeli yönünden karar verilmesi gerektiği açıktır. Öte yandan, 336 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliği'ne göre en yakın taşınmazın emlak vergi değerinin dikkate alınması gerektiği, bunun da davacıya ait ve işgal edilen alanı kullanan parselin emlak vergi değeri olduğu kuşkusuzdur. Bu durumda, ecrimisil bedelinin belirlenmesinde taşınmazın aynı nitelikte kullanılmasından kaynaklanan önceki dönem ecrimisil bedelleri ve emsal ecrimisil bedelleri, kira bedelleri, davalı idarenin kıymet takdirine esas taşınmaz ile mukayese edilmek suretiyle ve emsal taşınmazın emlak vergi değerinin %3'ünden az olmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolunda verilen temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davanın ...-TL’lik kısmının reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin ...-TL'lik kısmının iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.