İçtihatDanıştay
Danıştay Kararı · E. 2024/1808 · K. 2024/4837
- Esas No
- 2024/1808
- Karar No
- 2024/4837
- Karar Tarihi
- 18.11.2024
Karar Metni
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1808 E. , 2024/4837 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/1808
Karar No:2024/4837
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Belediyesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Konya ili, Cihanbeyli ilçesi, ... (...) Mahallesi'nde yer alan, mülkiyeti davalı idareye ait ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve .. ada ... parsel sayılı taşınmazların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile ihaleye çıkarılmak suretiyle satışına ilişkin Cihanbeyli Belediyesi Encümeninin 17/01/2024 tarihli kararlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; davalı idarenin davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı yönündeki itirazının geçerli görülmediği;
... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazların 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile ihaleye çıkarılmak suretiyle satışına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden; anılan taşınmazlara yönelik davalı idarece herhangi bir satış işlemi gerçekleştirilmediği, dolayısıyla dava tarihi itibarıyla bu taşınmazlar yönünden idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem bulunmadığı anlaşıldığından, bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerektiği;
... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada .. parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazların 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile ihaleye çıkarılmak suretiyle satışına ilişkin işlemlerin iptali istemi yönünden; 2886 sayılı Kanun'un 17. maddesine aykırı şekilde yapılan ihale ilanı neticesinde, anılan taşınmazların satışına ilişkin tesis edilen dava konusu ... tarih ve ..., ..., ..., ..., .., ... ve ... sayılı encümen kararlarında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, Cihanbeyli Belediye Encümeninin .. tarih ve ..., ..., ..., .., ..., ... ve ... sayılı kararlarının iptaline,... ada ...parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazların satışına ilişkin işlem yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, satışları yapılan taşınmazlar için ... Gazetesi'nin 26/12/2023 tarihli gazetesinde ve aynı gazetenin haber sitesinde, ... Gazetesi'nin 31/12/2023 tarihli gazetesinde ve haber sitesinde ihalelerin ilan edildiği, dolayısıyla 2886 sayılı Kanun'un 17. maddesi uygun olarak ilanların yapıldığı, bu ilanlara dair Basın İlan Kurumu İlan Baskı Doğrulama karekodlu yazılarının dilekçe ekinde sunulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu satıştan usulünce haberdar edilmediği, kendisinin ve mirasbırakanlarının on yılı aşkın süreden bu yana dava konusu yeri tarım ve ihya ederek tarıma elverişli hale getirdiği, bu tarlalara tarım arazisi niteliği kazandırarak maddi bir değer kazandıran kişilerin kendisi ve ailesi olduğu, işbu parsellerin komşu parsellerinde yapı kayıt belgesi ile oturduğu bir evi bulunduğu, bu evde yaşayarak dava konusu yerlerin ekildiği, hukukun temel ilkeleri gereğince dava konusu bu tarım arazilerinin satışa çıkarılmasından önce kendisine öncelik tanınması veya en azından durumdan haberdar edilmesinin gerektiği, Belediye tarafından yapılan satış usulünce duyurulmadığı gibi haberdar olmasını sağlayan diğer araçların da engellendiği, Belediye tarafından Mahkemeye gönderilen tebliğ mazbatalarında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
Cihanbeyli Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı iken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısına istinaden 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca rezerv yapı alanı olarak belirlenen taşınmazların 6306 sayılı Kanun'un 3. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre Maliye Hazinesi mülkiyetinde bulunan hisseli veya tamamı Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazların satışı esnasında elde edilecek gelirin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Dönüşüm Projeleri Özel Hesabına aktarılması şartıyla satış iş ve işlemleri için Cihanbeyli Belediye Başkanlığına geçici yetki verilmesi nedeniyle, mülkiyeti davalı idareye bedelsiz devredilen Cihanbeyli ilçesi, .., ..., ..., ..., ..., ... , .., ... (..., ..., ..., ..., ..., ..), ..., .., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .., ..., ..(.., .., ..., ..., ... ), ... , ..., ... , ... , .. ve ... Mahallelerinde yer alan bir kısım taşınmazların, 2886 sayılı Kanun'a göre satışının yapılması için encümene yetki verilmiştir.
Bu yetkiye istinaden 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca ihaleye çıkarılan; ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın Cihanbeyli Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla,... ada, ... parsel sayılı taşınmazın Cihanbeyli Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın Cihanbeyli Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın Cihanbeyli Belediye Encümeninin ... tarih ve .. sayılı kararıyla, .. ada, ... parsel sayılı taşınmazın Cihanbeyli Belediye Encümeninin .. tarih ve ... sayılı kararıyla, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın Cihanbeyli Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla ve ... ada,... parsel sayılı taşınmazın Cihanbeyli Belediye Encümeninin... tarih ve ... sayılı kararıyla ... İnşaat Makine Nakliye Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'ye satılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından, dava konusu taşınmazlara ilişkin satış ihalesinin 17/01/2024 tarihinde gerçekleştirildiğinin öğrenilmesi üzerine, kullanımında olan parsellerin satışının durdurularak tarafına bırakılması istemiyle Cihanbeyli Belediyesine... tarih ve ... sayılı dilekçe ile müracaat edilmiş; bu başvuruya ilişkin olarak Cihanbeyli Belediyesinin... tarih ve ... sayılı yazısı ile, bahsi geçen satış yetkisi Belediyeye verilen taşınmazların 17/01/2024 tarihinde ihaleye çıkarılarak satıldığı, söz konusu taşınmazlar için satış yapılacağının davacıya bildirildiği, ancak herhangi bir satın alma müracaatının olmadığı gibi ihaleye katılımın da söz konusu olmadığı, bu nedenle davacının taleplerinin yerine getirilemediği bildirilmiştir.
Bunun üzerine, UYAP üzerinden 06/03/2024 tarihinde gönderilen dava dilekçesiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde, "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunan hâllerde davanın reddedileceği; 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinde ise, "ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri"nin ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu, bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İhale işlemlerine ilişkin idari usulü düzenleyen temel kanunlardan olan 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 4. maddesinde, ihalenin, "Bu Kanunda yazılı usul ve şartlarla işin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve yetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmeden önceki işlemleri"; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde ise, "Bu Kanunda yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemleri" ifade ettiği belirtilmiş olup, bu kanuni tanımlamalar ve istikrar kazanan içtihatlar dikkate alınarak ihale ilanı ile başlayıp sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan süreçte idarece tesis edilen işlemlerin ivedi yargılama usulüne tabi ihale işlemleri olduğunun kabulü gerekir.
6545 sayılı Kanun'un 18. maddesinin gerekçesinde, "İdari yargıda davaların tümü aynı usul takip edilmek suretiyle sonuçlandırılmaktadır. Ancak idari davaların bazıları, niteliği itibarıyla diğerlerinden farklıdır. Bu tür davaların geciktirilmeksizin karara bağlanması gerekmektedir. Bu bakımdan, gecikerek karar verilmesinde hem idare hem de davacılar bakımından katlanılması zor ya da imkansız sonuçlar doğuracak sınırlı sayıdaki dava türünün, diğerlerine göre daha ivedi bir şekilde sonuçlandırılması gerekmektedir. Yargısal sürecin, süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan ihale, özelleştirme, acele kamulaştırma uyuşmazlıklarından kaynaklanan bazı davaların ivedilikle sonuçlandırılmaması hâlinde, hukukî belirsizlik doğmasına neden olunmaktadır. Madde ile Avrupa örneklerinde olduğu gibi idari yargılamaya ivedi yargılama usulü kurumu kazandırılmaktadır." açıklamalarına yer verilmiştir.
Aktarılan mevzuata göre, yargısal sürecin süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan ihale uyuşmazlıklarının ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, ivedi yargılama usulüne tabi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin 30 gün olduğu ve 2577 sayılı Kanun'un "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesi hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, Konya ili, Cihanbeyli ilçesi, ... (...) Mahallesi, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel,... ada ... parsel, .. ada ... parsel, ... ada ... parsel,... ada ... parsel ve ...ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin satış ihalesinin 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile 17/01/2024 tarihinde gerçekleştirildiği, davacı tarafından anılan taşınmazlara ilişkin satış ihalesinin gerçekleştirildiği öğrenilmesi üzerine, kullanımında olan parsellerin satışının durdurularak tarafına bırakılması istemiyle Cihanbeyli Belediyesine ..tarih ve ... sayılı dilekçe ile müracaat edildiği, bu başvuruya ilişkin olarak Cihanbeyli Belediyesinin ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının başvurusunun reddedildiği, bunun üzerine 06/03/2024 tarihinde UYAP üzerinden bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, Konya ili, Cihanbeyli ilçesi, ... (...) Mahallesi, ... ada ... parsel, .. ada ... parsel, ... ada ...parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada .. parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazların ihaleye çıkarılmak suretiyle satışına ilişkin Cihanbeyli Belediyesi Encümeninin 17/01/2024 tarihli kararlarının iptali isteminden kaynaklanan uyuşmazlık, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca ivedi yargılama usulü kapsamında yer aldığından, davacı tarafından 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılan itiraz dava açma süresini durdurmayacaktır.
Bu durumda, davacı tarafından, anılan taşınmazlara ilişkin satış ihalesinin 17/01/2024 tarihinde gerçekleştirildiği öğrenilmesi üzerine, Cihanbeyli Belediyesine ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile müracaat edildiği dikkate alındığında, davacının en geç bu tarihte ihaleye konu taşınmazların satıldığından haberdar olduğu anlaşıldığından, dava konusu ihale işlemine karşı 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen 30 günlük dava açma süresinin, 31/01/2024 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı açıktır.
Bu itibarla, 31/01/2024 tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 06/03/2024 tarihinde açılan işbu davanın esası süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceğinden, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bu kısım yönünden 2577 sayılı Kanun'un 14/3-e ve 15/1-b maddeleri uyarınca DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
4. Dava kısmen süre aşımı nedeniyle, kısmen incelenmeksizin retle sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL ilk derece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, ...-TL temyiz yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. İlk derece aşamasında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine,
6. Fazladan yatırılan ...-TL temyiz harcının istemi halinde davalıya; ...-TL harcın istemi halinde davacıya iadesine,
7. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
8. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
9. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 18/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası hükmü ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye, işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasa'nın 125. maddesinde de idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin "yazılı bildirim" tarihinden başlayacağı belirtilmiştir.
20/01/1982 tarihinde yürürlüğe giren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda idari yargıda uygulanan “genel yargılama usulü” ve 7. maddesi ile devamı maddelerde de “genel dava açma süreleri” düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan 7. maddesinde, özel süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde idari işlemlere karşı dava açma süresinin "altmış gün" olduğu ve bu sürenin yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır.
Buna karşılık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen 20/A maddesiyle, bir kısım işlemlere karşı açılan davalarda, genel yargılama usulünden farklı olarak, gerek dava, gerekse temyiz aşamasında uygulanacak “ivedi yargılama usulü” getirilmiş; ayrıca, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür. Anılan maddede, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kuralı yer almıştır.
Genel yargılama usulünün uygulandığı uyuşmazlıklarda, ilgililere dava açmadan önce, 2577 sayılı Kanun’un 10, 11, 12 ve 13. maddeleriyle “idari başvuru” seçeneği getirilmişken, ivedi yargılama usulünün uygulandığı işlemlere karşı doğrudan dava açma zorunluluğu getirilmiş ve 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca yapılacak idari başvurunun dava açma süresini durdurmayacağı kurala bağlanmıştır.
Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idarenin yükümlülüğünün, ivedi yargılama usulüne tabi bir idari işlem söz konusu olduğunda, ilgilinin yanılgıya düşmemesi açısından özel dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak zorunda olduğunun, işleme karşı idari başvuruda bulunularak itiraz edilmesinin dava açma süresini durdurmayacağının bildirilmesini de kapsadığı kuşkusuzdur. Ancak kendisine herhangi bir yazılı bildirim yapılmayan ya da yapılan yazılı bildirimde işleme karşı başvuru yolu ve süresi belirtilmeyen ilgililerin hangi sürede dava açacakları konusunda karışıklık yaşamaları ve yanılgıya düşmeleri mümkün bulunmaktadır. Mevzuattan kaynaklanan bu karışıklığın Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan mahkemeye erişim hakkını ihlal eden sonuçlara ulaşmasını engellemek yargı yerine düşen bir görevdir.
Öte yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında, usul kurallarının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tabi olabildiği, bununla birlikte, getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makûl bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceği, bu ilkelerden hareketle, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir esneklikten kaçınılması gerektiği belirtilmektedir.
Bu durumda, ilgililere herhangi bir yazılı bildirimin yapılmadığı ve idari işlemin bir şekilde öğrenilmesi üzerine dava açıldığı durumda, bu kişilerin mevzuattan kaynaklanan bu karışıklık nedeniyle kaç gün içinde hangi merciye başvuracaklarını bilmeleri beklenemeyeceğinden, dava açma süresi hesaplanırken öğrenme tarihinin başlangıç alınması ve aynı şekilde özel dava açma süresinin değil açık, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olan genel dava açma süresinin işletilmesi gerekir.
Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla da; yazılı olarak bildirilen ve özel dava açma süresine tabi olan bir işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda genel dava açma süresinin işletilmesi gerektiği yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ihalenin 17/01/2024 tarihinde yapıldığı, davacı tarafından anılan taşınmazlara ilişkin satış ihalesinin gerçekleştirildiği öğrenilmesi üzerine, kullanımında olan parsellerin satışının durdurularak tarafına bırakılması istemiyle Cihanbeyli Belediyesine 31/01/2024 tarih ve ... sayılı dilekçe ile müracaat edildiği, bu başvuruya ilişkin olarak Cihanbeyli Belediyesinin ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının başvurusunun reddedildiği, bunun üzerine 06/03/2024 tarihinde ise bakılan davanın açıldığı görülmektedir.
Bu itibarla, uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olduğu ve dava açma süresinin otuz gün olduğu yolunda kendisine yazılı bildirim yapılmayan davacının ihalenin iptali istemiyle hangi tarihten itibaren dava açması gerektiği hususunda tereddüt yaşadığı ve yanılgıya düştüğü, mevzuattan kaynaklanan bu karışıklığın davacının özel süresi içerisinde dava açmasını zorlaştırdığı anlaşıldığından, mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmemesi açısından uyuşmazlıkta özel yargılama süresinin değil genel yargılama süresinin uygulanması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik temyiz istemi hakkında inceleme yapılarak esastan karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.