İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2024/1932 · K. 2024/4567
- Esas No
- 2024/1932
- Karar No
- 2024/4567
- Karar Tarihi
- 08.11.2024
Karar Metni
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1932 E. , 2024/4567 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/1932
Karar No:2024/4567
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İşletme A.Ş. (...) (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararları doğrultusunda ... tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı fatura ile mahsup edilmek/kesinti yapılmak suretiyle tahsil olunan 1.629.486,82-TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde piyasaya elektrik satıp bunun bedelinin tahsil ettiğinden bahisle alınan ... tarih ve ...-..., ...-..., ...-..., ...-... sayılı Kurul kararlarının uygulanması amacıyla ... tarafından "Geçmişe Dönük Düzeltme Geliri" kalemi altında davacı şirketin alacağından kesinti yapılmak suretiyle 1.629.486,82 TL'nin tahsil edildiği, ancak anılan Kurul kararlarının iptali istemiyle davacı tarafından açılan davalarda, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...; E:..., K:...; E:..., K:... ve E:..., K:... sayılı kararlarıyla, dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, söz konusu kararların istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleştiği;
Uyuşmazlıkta, davalı idarenin savunma dilekçesinde ve davacının Mahkemelerine sunulan 04/08/2022 tarihli ek beyan dilekçesinde, dava konusu asıl alacağın (1.629.486,82-TL'nin) davacıya ödendiği ifade edildiği, bu durumda, davanın bu kısım yönünden konusuz kaldığı anlaşıldığından bu nedenle asıl alacağın ödenmesine karar verilmesi açısından uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı;Davanın, 1.629.486,82-TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin ödenmesi istemi yönünden ise, davacı tarafından, ... hukuka aykırı işlemi nedeniyle tahsil edilen 1.629.486,82-TL'den belli bir süre mahrum kalındığı anlaşıldığından kesintinin yapıldığı 15/12/2021 tarihinden itibaren söz konusu tutarın işletilecek yasal faizinin davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle kısmen konu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve kısmen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; Uyuşmazlık Mahkemesinin benzer konularda istikrar kazanmış kararlarında belirtildiği üzere, idari yargıda açılacak davalarda davalı konumunda idare olması gerektiği, bu bağlamda ...'ın özel hukuk tüzel kişiliğini haiz olması ve özel hukuk tüzel kişilerince tesis edilen işlemlerin yargısal denetiminin adli yargı yerlerince yapılacağının açık olması dikkate alındığında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğunun sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işbu davanın adli yargıda verilen görev yönünden reddine ilişkin kararın ardından açıldığı, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı iradeyle tesis ettiği kesin ve yürütülebilir idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı oldukları iddiasıyla, menfaati ihlal edilenler tarafından, idari yargı mercilerinde iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir.
İdari yargının görev alanının tespitinde belli başlı üç ölçüt kabul edilmektedir. Bunlardan kamu gücü ölçütüne göre, idare, tek yanlı, egemenliğin bir parçası olarak emretme gücü (kamu kudreti) kullanmaktadır ve ilgililere bu tek yanlı iradesini gerektiğinde zorla kabul ettirmek yetkisine sahiptir. Bu sebeple idarenin kamu gücü kullanarak yaptığı işlemler ve eylemler, idari yargının görev alanına girer. Kamu hizmeti ölçütüne göre ise idari yargının görev alanı kamu hizmeti kavramıyla açıklanmaktadır. İdarenin kamu hizmeti görmek için yaptığı işlem ve eylemler, idare hukukunun alanına girmektedir, ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözüm yeri de idari yargıdır. Karma ölçüte göre ise idarenin üstlendiği hizmetlerin artması ve çeşitlenmesi, kamu hizmeti ölçütünü yetersiz kılmıştır. Günümüzde birçok kamu hizmeti, idare hukuku kurallarına göre değil özel hukuk kurallarına göre yürütülmeye başlanmıştır. Örneğin elektrik, doğalgaz dağıtım, iletim ya da elektronik haberleşme gibi. Bu sebeple, günümüzde idari yargının görev alanının tespitinde yürütülen faaliyetin niteliğinden daha ziyade, faaliyeti yürüten ya da işlemi tesis eden ve uygulayan kuruluşun özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanıp kullanmadığı önem taşımaktadır. İdarenin özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanarak yaptığı işlem ve eylemlerinin denetiminin idari yargının görev alanına girdiği kabul edilmektedir.
Yukarıda yer verilen ölçütlere göre kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemler bakımından işlemi tesis eden kuruluşun; özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş olması ya da yönetilmesi tesis edilen işlemin "idari" niteliğini değiştirmediği gibi, bu işlemlerin iptali için açılacak davaların da idari yargı mercilerinin görev alanına girdiği kuşkusuzdur.
30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 Kanun'un "Piyasa işletim faaliyeti ve ...’ın kuruluşu" başlıklı 11. maddesinde, 6446 sayılı Kanun ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 13/01/2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi, ... Anonim Şirketi (...) ticaret ünvanı altında bir anonim şirketin kurulduğu,...'ın bu Kanun ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı olmayacak şekilde ...Kurumu (Kurum) tarafından hazırlanacak ana sözleşmenin ticaret siciline tescil ve ilanı ile faaliyete geçeceği, teşkilat yapısı ile çalışma esaslarının Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği ve ...'ın piyasa işletmeciliği yanında piyasanın gelişimi doğrultusunda görev alanına giren organize toptan elektrik piyasalarında yeni piyasalar kurulmasına yönelik çalışmaları yapmak ve Kurum'a sunmak, Bakanlıkça uygun görülmesi hâlinde; görev alanına giren organize toptan elektrik piyasalarının işletilmesi amacıyla oluşturulan veya ileride oluşturulabilecek uluslararası elektrik piyasalarına taraf olarak katılmak, bu amaçla kurulan uluslararası elektrik piyasası işletmecisi kuruluşlara ortak veya üye olmak, Kurum'un belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde piyasa işletim tarifelerini belirleyerek Kurum'a sunmak gibi görev ve yükümlülüklerinin olduğu düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Denetim Dairesi Başkanlığı'nca yürütülen soruşturma süreci neticesinde, davacı şirket hakkında soruşturma raporu düzenlenerek yazılı savunması talep edildiği, soruşturma raporunda özetle, ...’tan elde edilen veriler doğrultusunda, davacı şirket tarafından "lisansında kayıtlı ve geçici kabulü yapılmış kurulu güç ile saatlik olarak gerçekleştirilebilecek azami üretim miktarının aşılarak mevzuata aykırı şekilde gelir elde etme" fiilinin işlendiği kanaatine varıldığının ifade edildiği, davacı şirketin yazılı savunmasında ileri sürülen hususların kendisini haklı gösterecek gerekçeler olamayacağı değerlendirilerek, lisans sahibi tüzel kişinin ilgili dönemlerde lisanslarına derç edilmiş ve geçici kabulü tamamlanarak ticari işletmeye alınmış (elektriksel) kurulu güç ile saatlik olarak gerçekleştirebileceği azami üretim miktarının üzerindeki uzlaştırmaya esas veriş miktarlarına istinaden hesaplanan YEK toplam bedelinin, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesi uyarınca hesaplanacak faiziyle birlikte ... tarafından tahsil edilmesi ve mezkur aykırılığın tekrar gerçekleştirilmemesi yönünde ihtar edilmesi yolundaki Kurul kararları üzerine dava konusu faturanın düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, statü itibarıyla özel hukuk kurallarına tabi kılınmış olsa da "piyasa işletmecisi" olan ...'ın, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma mevzuatı çerçevesinde tek yanlı, kamu gücü kullanarak idari işlemler tesis edebileceği, dava konusu işlemin idarece salt özel hukuk kurallarına göre değil, 14/04/2009 tarih ve 27200 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği" uyarınca ve Kurul kararının uygulanması amacıyla tesis edildiği anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın konusu kalmayan kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın görev yönünden reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.