Danıştay Dava Dairesi · E. 2024/2277 · K. 2024/5092
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2277 E. , 2024/5092 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2277 Karar No : 2024/5092 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından; 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde yaşanan iki büyük patlamada yaralanması nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü maddi ve manevi zararların karşılığında, 5.000,00 TL (miktar artırım sonrası 218.140,00 TL) maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ve 100.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/10/2022 tarih ve E:2022/638, K:2022/2877 sayılı bozma kararına uyularak davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen tazminat miktarlarına olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, idarenin ağır hizmet kusuru olduğu,idarenin sorumluluğunun sosyal risk ilkesi gereği değil hizmet kusuru açısından ele alınması gerektiği, idarenin hizmetin işleyişine ilişkin kusurunun bulunmadığına yönelik tespitin kabul edilmediği,davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, idarelerinin ancak ağır hizmet kusurunun bulunması halinde sorumlu tutulabileceği, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun uyarınca çözümlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'un maddi tazminata ilişkin olduğu, idarelerinin sosyal risk ilkesi kapsamında sorumluluğu bulunmadığı, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı tarafından; 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde yaşanan iki büyük patlamada yaralanması nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü maddi ve manevi zararların karşılığında, 5.000,00 TL (miktar artırım sonrası 218.140,00 TL) maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ve 100.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Bölge İdare Mahkemesi kararının esasa ilişkin kısmının incelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın esasa ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Bölge İdare Mahkemesi kararının, kabul edilen maddi tazminat tutarı üzerinden davacı ve red edilen maddi tazminat tutarı üzerinden davalı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının incelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir..." ve "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; ... b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükümleri yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda Kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 332. maddesinde, yargılama giderlerine, mahkemece kendiliğinden hükmedileceği yönünde düzenleme yapılmış; 326. maddesinde ise, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı kuralı getirilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği hükmüne yer verilmiştir. 21/09/2023 tarih ve 32316 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. maddesinde, Tarifede yazılı avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığı olduğu; 3. maddesinde, yargı yerlerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, ekli Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı, bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin gözönünde tutulacağı; 13. maddesinin 1. fıkrasında, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7nci maddenin ikinci fıkrası, 10uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12nci maddenin birinci fıkrası, 16ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği; 3. fıkrasında; maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği; 21. maddesinde, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarifenin esas alınacağı kuralı getirilmiştir. Bakılan uyuşmazlıkta, davacı vekilinin duruşma talebi dikkate alınarak 01/03/2018 tarihinde açılan duruşmada davacıyı temsilen Av....'ın, davalı idareyi temsilen Av. ...'in geldiği görülerek taraflara usulüne uygun söz verilip açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildiği tespit edilmiştir. 06/12/2023 tarihli temyize konu kararda, davacı lehine toplam 27.916,22 TL maddi tazminatın ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin ise reddine hükmedildiği ve kabul edilen maddi tazminat üzerinden 10.500,00 TL vekalet ücretinin davacı lehine, reddedilen maddi tazminat üzerinden 10.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idare lehine hükmedildiği görülmüş, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin İkinci kısmının İkinci bölümünde düzenlenen maktu ücretin duruşmalı işler üzerinden değil duruşmasız işler üzerinden dikkate alındığı tespit edilmiştir. Bu durumun bir hatadan kaynaklandığı anlaşıldığından; temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan "7-.... kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden 10.500,00 TL vekalet ücretinin" ibaresinin; "7-.... kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden 20.900,00 TL vekalet ücretinin" şeklinde, "8-... ret edilen maddi tazminat üzerinden 10.500,00 TL vekalet ücretinin" ibaresinin ise, "8-... reddedilen maddi tazminat üzerinden 20.900,00 TL vekalet ücretinin" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların esasa yönelik temyiz istemlerinin REDDİNE, vekalet ücretine yönelik temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Adli yardım talebi kabul edildiğinden davacı tarafından ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, davalı idare tarafından ödenmiş olan temyiz yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.