İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2024/398 · K. 2024/5356
- Esas No
- 2024/398
- Karar No
- 2024/5356
- Karar Tarihi
- 06.12.2024
Karar Metni
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/398 E. , 2024/5356 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/398
Karar No : 2024/5356
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Osmaniye Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının gerek hakkındaki disiplin soruşturmasında vermiş olduğu ifadesinde gerekse de ... Ağır Ceza Mahkemesinde sanık sıfatıyla yapmış olduğu savunmasında; maddi olarak sıkıntılarının olduğu, ev kirası ve zorunlu giderleri bir kısmını ödeyemez hale geldiği, tebligat giderleri tahsil edip tebligatları postaya geç verdiği, bu arada borçlarını kapatmaya çalıştığı, ancak kapatamayacak hale gelince pişman olduğu ve durumu kalemdeki arkadaşlarına ve müdüre anlattığı yolundaki beyanları da dikkate alındığında, görevi gereği kendisine emanet edilen parayı kullanmak suretiyle memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici harekette bulunma fiilini işlediğinden, eylemine uyan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 15/02/2023 tarih ve E:2021/323, K:2023/575 sayılı bozma kararına uyularak; "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerektiği, fiil mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı, davacı hakkında yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen soruşturma raporundaki ifadeler ile dava dosyasında mevcut olan diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının farklı tarihlerde ve sekiz ayrı işlemle çekmiş olduğu toplamda 2.210,00-TL tebligat giderini sekiz gün ile dört buçuk ay uhdesinde tuttuğu hususu sabit ise de, davacının bu durumu kendisinin idareye haber vermesi ve kullanmış olduğu paraları soruşturma başlamadan önce iade ettiği hususları da göz önünde bulundurulduğunda, davacının üzerine atılı eylemin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici davranışlarda bulunmak'' kapsamında değerlendirilemeyeceği, buradaki suç tanımına uymadığı, diğer bir ifadeyle disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği sonucuna varıldığından, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka uygunluk; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve davacının yoksun kaldığı parasal haklarının görevinden ayrıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar vermiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının eyleme uygun ceza ile tecziye edildiği, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması gerekirken, "davacının yoksun kaldığı parasal haklarının görevinden ayrıldığı tarihten işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali ve davacının yoksun kaldığı parasal haklarının görevinden ayrıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen, dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 06/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.