İçtihatYargıtay1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2002/1717 · K. 2002/3002
- Esas No
- 2002/1717
- Karar No
- 2002/3002
- Karar Tarihi
- 07.03.2002
Karar Metni
1. Hukuk Dairesi 2002/1717 E., 2002/3002 K.
1. Hukuk Dairesi 2002/1717 E., 2002/3002 K.
- DAVA EHLİYETİ
- ÖLÜ KİŞİ ALEYHİNE DAVA AÇILMASI- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 8 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 28 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 47 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 48 ]
- 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 38 ]
"İçtihat Metni"
(YİBK. E : 1978/4, K : 1978/5, 04.05.1978)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
KARAR
(YİBK. E : 1974/1, K : 1974/2, 01.04.1974)davada taraf olma yeteneğidir. HUMK. taraf Ehliyetini tanımlamamış 38.maddesiyle Medeni Kanuna
yollamada bulunmakla yetinmiştir. Medeni Kanunumuz ise, davada taraf olma ehliyetini, medeni haklardan yararlanma ehliyetinin bir parçası saymış, 8,
28, 47 ve 48.maddeleriyle bu yönde hükümler getirerek medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişinin davada taraf olma
yeteneğini taşıdığını, her gerçek kişinin sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren taraf ehliyetini kazanacağını ve yaşadığı sürece
taraf ehliyetinin devam edeceğini belirtmiştir. Öte yandan gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarakta taraf
ehliyetinin sona ereceği Medeni Kanunun 28.maddesinin buyurucu nitelikteki hükmüyle açıklanmıştır. Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son
bulan kişinin taraf ehliyetini yitireceği kuşkusuzdur. Bu itibarla, gerek Medeni Kanun gerekse HUMK.nu dava açıldığı zaman hayatta bulunan kişiler
yönünden düzenleyici hükümler koymuş; ölen veya mevhum kişiler hakkında açılacak davalar yasalarımızda yer almamıştır. Nitekim 4.5.1978 tarih
1978/4-5 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında da dava tarihinden önce ölen kişinin taraf ehliyetini yitireceği, aleyhine dava açılamıyacağı, dava
tarihinde şahsiyeti sona ermiş olan kimsenin mirasçılarına ardıllık (halefiyet) kuralı uygulanamıyacağından tebligat yapılmak veya dava ıslah edilmek
suretiyle davaya devam edilemiyeceği vurgulanmış, içtihatlar bu doğrultuda kararlılık kazanmıştır.
Mahkemece, kendiliğinden (resen) gözönünde bulundurulması gereken bu usul kuralı gözardı edilerek hüküm kurulması doğru değildir.
Hal böyle olunca dava tarihinden önce öldüğü anlaşılan davalı Şakir Ç. hakkında açılan davanın reddi gerekirken, işin esasına girilip kabulü yönünde
hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428.maddesi gereğince
BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 7.3.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.