Yargıtay Kararı · E. 2008/190 · K. 2009/124
Ceza Genel Kurulu 2008/1-190 E., 2009/124 K. Ceza Genel Kurulu 2008/1-190 E., 2009/124 K.
- HAKSIZ TAHRİK
- KASTEN ÖLDÜRME
- SUÇA TEŞEBBÜS
- SUÇLUYU KAYIRMA- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 283 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 29 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 35 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 53 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 62 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 81 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 59 ] - 6136 S. ATEŞLİ SİLAHLAR VE BIÇAKLAR İLE DİĞER ALETLER H... [ Madde 13 ] "İçtihat Metni" Sanık M...K...’nun, 28.07.2004 tarihinde mağdur E...T...’ı ele geçirilemeyen ruhsatsız tabanca ile hafif tahrik altında öldürmeye kalkıştığı kabul edilerek, lehine olduğu belirlenen 5237 sayılı TCY’nın 81, 35/1-2, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hakkında 53. maddenin uygulanmasına; ruhsatsız silah taşımak suçundan 6136 sayılı Yasanın 13/1 ve 765 sayılı TCY’nın 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 366 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ayrıca hakkındaki direnme hükmü temyiz edilmeyen sanık E...G...’nin de suç niteliğinin değiştiği kabul edilerek, lehine olan 5237 sayılı TCY’nın 283/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hakkında 58. madde uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, mağdur sanık E...T...’ın ise, sanık M...’i yaralamaktan açılan davada mahkumiyetine yeterli kanıt bulunmadığından bahisle beraatına ilişkin D...Ağır Ceza Mahkemesince 11.10.2005 gün ve 18-196 sayı ile verilen kararın, sanık M... müdafileri ile sanık E... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 13.03.2007 gün ve 3984-1392 sayı ile sanık M... hakkında ruhsatsız silah taşımak suçundan kurulan hükmün onanmasına, diğer suçlar yönünden yapılan incelemede ise; “a) Mağdurun, sanık M....’in bulunmadığı ortamda ve diğer sanık E...’in yanında sanığa küfür ettiği ve tehditte bulunduğu, E...’in bu durumu M...’e ilettiği, daha sonra mağdurun karşılaştığı M...’e küfrettiği ve bıçak çektiği, M...’in çıkan kavga sırasında E...’e tabancayla ateş ettiği anlaşıldığı halde, mağdurdan kaynaklanan tüm bu haksız söz ve hareketler gözönüne alınarak 5237 sayılı Yasanın 29. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, asgari haddin üzerinde bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde 1/4. oranında indirim yapılması, b) Sanık E... G... yönünden; Sanığın üzerine atılı suçu işlediğini gösteren kesin kanıt bulunmadığı halde beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi” ” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise, 31.05.2007 gün ve 57-167 sayı ile; “Olay öncesinde sanık M... K... ile mağdur E...T... arasında meydana gelen mağdurun, sanık M...’in bulunmadığı ortamda ve diğer sanık E...’in yanında sanığa küfür ettiği ve tehditte bulunduğu ve E...’in bu durumu M...’e ilettiği, daha sonra mağdurun karşılaştığı M...’e küfrettiği ve bıçak çektiği olayda hangi tarafça bu tehdit ve küfür eylemlerinin başlatıldığı hususunda kesin delil olmaması, bunu diğer sanık E... G...’nin ileri sürmesi, mağdurun da hastanede alınan beyanında ‘ ‘arkadaşı H...’in hastane işleri ile ilgili konularını halletmek için D.... Devlet Hastanesi Acil polikliniğine geldiğini, arkadaşının tedavi olduğu sırada, kendisinin de tedavi evraklarını takip ettiğini, halledip dışarı çıktığında, hastane bahçesinde M.... ve annesi ile D.... Ekspreste çalışan şahsı gördüğünü, bu şahıslara karşı herhangi bir küfür, hakaret veya konuşma imkanı olmadan ve sanık M... K... hiçbir şey demeden kendisiyle karşılaştığı esnada, belinden çıkardığı tabanca ile 5 el üzerine doğru ateş ettiğini ve yere düştüğünü olayın sonrasını hatırlamadığını… …’ belirttiği, daha sonrasında savcılıkta alınan 13.12.2004 tarihli ifadesinde ise hastanenin içinde M... K....’nun şoförü E...’i gördüğünü, ‘ ‘Sizinle daha sonra görüşeceğiz’ dediğini, çünkü M... K..., E...G..., O...K..., E...’in babası ve yine O...K...’nun bir akrabası olan V... isimli kişilerin kendisini olaydan önce ve işten çıkarılması nedeniyle aralarında geçen tartışma sırasında darp ettiklerini bu nedenle hafif şekilde yaralandığını, ancak bu yaralanma nedeniyle herhangi bir iz olmadığını beyan etmiş, hastane işlemleri için dışarı çıktığında, hastane bahçesinde M....K.... ile karşı karşıya geldiğinde, daha önceki aralarında geçen bu olaylardan dolayı korktuğundan elindeki küçük çakı bıçağını çıkartıp M...K...’nun bulunduğu tarafa yürüdüğünü, bıçağı elinde yere bakar vaziyette yürüdüğünü ancak M...K...’na doğru bıçağı çekmediğini, M....K....’nun elinde bıçağı görünce belinden tabancasını çıkardığı o sırada ikisinin hafiften boğuştuklarını, M....K....’nun kendisine ateş ettiğini ve yere yığıldığını, bu olay sırasında E...G...’nin olay yerinde olmadığı… … şeklindeki önceki beyanını sebebi tam olarak anlaşılamayan biçimde M....K...’nu cezadan kurtarmaya yönelerek kendi aleyhine değiştirmesi, bozma sonrası yapılan yargılamada mahkememizce alınan beyanında ‘ ‘…bıçağı çekip çekmediğini hatırlamadığını, yara aldıktan sonra üzerine doğru küfür ederek yürüdüğünü… …’ beyan etmesi, mağdurun M....K...’nu çakı bıçağı çekerek sol elinden yaraladığı hususunda olaydan hemen sonra bu savunmayı doğrulayacak raporun adı geçen sanığın firar etmesi sebebiyle alınamamış olması, olaydan 4 ay sonra teslim olduktan sonra hakkında düzenlenen raporda sol elinde kesi olabilecek skar dokusu tespit edilmiş olmasına rağmen, bu yaralanmanın olay sırasında meydana geldiği hususunda kesin delil teşkil etmeyeceği, olay sırasında ağır şekilde yaralanan ve ifade verebilecek durumda dahi olmayan mağdurun kullandığı iddia edilen bıçağın ele geçmemiş olması sebebiyle, olayda mağdurun bıçak kullanmadığı kanaatine varılması ve bu tehdit ve küfür eylemlerinin olup olmadığı ve kim tarafından başlatıldığı hususunda kesin delil olmaması sebebiyle, bu husus sanık M... K.... lehine yorumlanarak haksız tahrik unsurlarının en basit haliyle var olduğu, asgari oranın üzerinde haksız tahrik hükümleri uyarınca indirim yapılması için gerekli şartların oluşmadığı kanaatine varıldığı” ” gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir. Bu hükmün de sanık M...müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay C.Başsavcılığının 16.07.2008 gün ve 232308 sayılı “ “bozma” ” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.