Yargıtay 13.Hukuk Dairesi · E. 2011/56 · K. 2011/264
Hukuk Genel Kurulu 2011/13-56 E., 2011/264 K. Hukuk Genel Kurulu 2011/13-56 E., 2011/264 K. - TAZMİNAT- 5393 S. BELEDİYE KANUNU [ Madde 3 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki "Tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 06.03.2008 gün ve 2006/394 E.-2008/107 K.sayılı kararın incelenmesi davalı G...... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin 12.01.2009 gün ve 2008/8345 E.-2009/27 K. sayılı ilamıyla; ("...Davacı, davalı şirket tarafından G...... ilçesinde kurulan K.... Tatil Sitesinden 19.3.1998 tarihli sözleşme ile devre mülk satın alıp, ikibuçuk sene süresince toplam 803,90 YTL ödeme yaptığını, davalı Belediyenin diğer davalı şirketin kurucu ortağı olduğu gibi, satış sözleşmesini şirket temsilcisinin aynı zamanda belediye temsilcisi olarak imzalandığını, belediyenin güvencesine dayanarak devre mülkü satın aldığını, sözleşmeye göre devre mülkün 30 ayda tamamlanacağının, aksi takdirde kullanım bedeli olarak yıllık 1200 Dolar, cayma halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak başlayan inşaatın Belediyenin yapı ruhsatını iptal edip, engellemeleri nedeniyle bitirilemediğini, bu nedenle uğradıkları zarardan her iki davalının da sorumlu olduklarını bildirip, 803,90 YTL ödedikleri miktar kadar cezai şart, her yıl mahrum kaldıkları kullanım bedeli olarak 4.196,10 YTL ile, fazla hakları saklı kalmak üzere satın aldığı devre mülkün bugünkü değerinden 1000 YTL'nin ticari faiziyle davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalı şirket, Belediyenin engellemeleri nedeniyle edimlerini yerine getiremediğini, Belediyenin ruhsatı iptal ederek açtığı dava sonucu tapunun iptali ile yaptıkları inşaatın kal'ine karar verildiğini, bu sonuçtan kendisinin değil Belediyenin sorumlu olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur. Davalı Belediye, davacı ile aralarında sözleşme ilişkisi olmadığını, davalı şirketin ve temsilcisinin Belediyeyi temsil edemeyeceğini, şirket temsilcisinin Belediye adına yaptığı işlemlerin geçersiz olduğunu, davalı şirketin edimlerini yerine getirmediğinden açtıkları dava sonucu tapunun iptaline, şirketin müdahalesinin menine yapılanların yıkımına karar verilip, kararında kesinleştiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 803,90 YTL ceza tazminatı, 10.644,23 YTL mahrum kalınan kullanım bedeli, 6.696,10 YTL devre mülk değerinin dava tarihinden, ıslah edilen miktarlar için ıslah tarihinden itibaren faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Belediye tarafından temyiz edilmiştir. G...... İlçesi Belediye Meclisinin 18.5.2005 tarih ve 24 sayılı kararı ile Belediyenin bir turizm şirketi kurması veya kurulmuş bir turizm şirketine ortak olması hakkında karar verildiği, daha sonra M.... A......'in %80 pay sahibi, Belediyenin de %20 pay sahibi olduğu davalı "G...... T......ve Ticaret Limited Şirketinin" kurulup, kuruluşunun 7.11.1995 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı, Belediyeyi temsilen o tarihlerdeki Belediye başkanı olan A.. G.... ile G...... T......ve Ticaret Limited Şirketi adına M.... A...... arasında 25.10.1995 tarihli ve 13.4.1996 tarihli protokollerin düzenlendiği, bu protokoller ile davalı şirketin, "K.... Tatil Kenti" adı altında yapılacak devremülk ve otel inşaatı sosyal tesislerini yapmayı ve işletilmesini üstlendiği, Belediyeye karşıda bir takım taahhütlerde bulunduğu, ilk düzenlenen protokolün 5/1. maddesinde; "şirket ortaklarının Belediye Başkanlığının olurunu almadan şirketi hiçbir şekilde borçlandıramazlar, yapsalarda geçersizdir. Bu konuları her iki tarafta peşinen kabullenmişlerdir." kararlaştırmasının bulunduğu, 13.2.1996 tarihinde tesislerin yapılacağı taşınmazın Belediye tarafından, davalı şirkete tapusunun devredilip, 15.11.1996 tarihinde Belediye başkanı A.. G.... imzası ile inşaat yapı ruhsatı verildiği, 06.03.1996 tarihli adiyen düzenlenen belge ile şirket temsilcisi M.... A......'in belediyeyi temsil etmek üzere yetkili olduğu belediye başkanı A.. G.... imzası ile belirtilmiş, yine Alanya Noterliği'nde düzenlenen 27.10.1995 tarihli vekaletname ile Belediye Başkanı A.. G....'in Belediye adına şirket temsilcisi M.... A......'i vekil tayin ettiği, 09.10.1997 tarih ve 688 tarihli yazı ile Belediyece davalı şirkete yapı ruhsatının iptal edildiğinin bildirildiği, davalı Belediye Başkanı A.. G.... imzası ile 1995, 1996 ve 1997 yıllarında muhtelif kişilere yazılan cevabi yazılar ve basın bildirileri ile, projenin Belediye güvencesi ile yapıldığının bildirildiği gibi, aynı konuyu, yani projenin Belediyenin iştirak ve güvencesi ile yürütüldüğü hususunu şirket temsilcisi ve şirkette yazışma ve ilanlarında belirtmiş, davacı ve davalı şirket arasında 19.3.1998 tarihli adiyen düzenlenen sözleşme ile davacı devre mülk satın almış, sözleşmeyi satıcı olarak şirketi ve Belediyeyi temsilen M.... A...... imzalamış; daha sonrada yine davacı ile davalı şirket temsilcisi M.... A...... arasında Konya 8. Noterliğinde 16.11.2002 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlenmiştir. Belediyenin şirket aleyhine açtığı tapu iptal tescil ve müdahalenin meni davası sonucu, G...... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/312 Esas 2008/309 karar sayılı 25.10.2002 tarihli, 07.07.2004 tarihinde Yargıtay'ca onanarak kesinleşen ilamında, davalı şirkete taşınmaz satışına ilişkin ihalenin belediye meclisinin 11.11.1999 tarih ve 1 nolu kararı ile fesih edildiği, satışın ve ihalenin iptaline ilişkin idare mahkemesindeki davaya davalı şirketin de müdahil olarak katıldığı, idare mahkemesince ihale fesih edildiğinden fesih hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilip, kararın taraflara ve müdahil şirkete tebliğ edildiği, temyiz edilmediğinden kesinleştiği, yapılan taşınmaz satışının dayanağının kalmadığı gerekçesi ile davalı şirket adına olan tapunun iptaline, şirketin müdahalesinin meni ile yapılanların kal'ine karar verildiği, yine dosyaya ibraz edilen Alanya Ağır Ceza Mahkemesinin 98/87 Esas, 2000/37 Karar sayılı 16.2.2000 tarihli, 25.10.2000 tarihinde kesinleşen ilamından Belediye Başkanı A.. G.... ve dört belediye görevlisinin, alıcı olan ve kötü niyetli olduğu belirtilen şirketin davranışları sonucu görevlerini kötüye kullandıkları gerekçesi ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakta olup, bu hususlar tüm dosya kapsamı ile sabit ve tartışmasızdır. Davacı bu davasında, davalı şirket ile aralarında düzenlenen devre mülk satışına ilişkin, haricen düzenlenen protokol başlıklı belgeye dayanak, sözleşmenin ifa imkanı kalmadığı gerekçesi ile tazminat isteminde bulunmuştur. Dosya içerisinde bulunan tüm belge ve delillerin birlikte değerlendirilmesinden, zamanın Belediye başkanı A.. G.... ile davalı şirketin kurucusu ve yetkilisi bulunan M.... A......'in el ve işbirliği içerisinde oldukları, Belediye Başkanının görevini suistimal ederek ve yetkisini aşarak şirket lehine belediye aleyhine bir takım işlemler yapıp, davranışlarda bulunduğu, bu cümleden olarak usulsüz ihale yaptığı, yapı ruhsatı verdiği, şirketin yaptığı işlerin, verdiği taahhütlerin belediye güvencesinde olduğunu belirtmiş ise de, usulsüzlükler nedeniyle yapılan taşınmaz ihalesinin fesih edildiği gibi, şirkete devredilen tapunun da iptaline karar verildiği anlaşıldığından davalı belediye, zamanın belediye başkanın haksız fiil niteliğini taşıyan ve ceza kanununa göre suç olan bu davranışları ile, yine onun eylem ortağı olan davalı şirketin yaptığı işlemlerden dolayı sorumlu olamayacağının kabulü gerekir. Davalı şirket ile davacı arasında Konya 8. Noterliğinde düzenlenen 16.11.2001 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin içeriğinden de; davacının da iyi niyetli olmadığı, sonucuna varılmaktadır. Belediye ile şirket arasındaki ihtilafları, ihalenin fesih edilmesi, ruhsatın iptali, tapunun iptaline ilişkin davanın açıldığını bilmesine rağmen davalı şirketin davacı yararına bu sözleşmeyi kötü niyetli olarak yaptığı, davacının da bunları bilerek imzaladığı, açık ve belirgindir. Bu nedenle, bu sözleşmenin de davalı Belediyeyi bağladığından söz edilemez. Dairemizin dosyaya örnekleri sunulan bozma ilamlarının ait olduğu dosyalarda her ne kadar davalı belediyenin sorumlu olduğu belirtilmiş ise de, o dosyalarda Alanya Ağır Ceza Mahkemesine ait kesinleşmiş kararı ile G...... Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi bulunmadığından; her dosya kendi şartlarına göre değerlendirileceğinden farklı sonuca varılmıştır. Bu nedenlerle ve sonuç itibari ile dava dışı zamanın belediye başkanı A.. G....'in haksız fiil niteliğindeki şahsi eylem ve işlemlerinden davalı Belediye'nin sorumlu tutulması mümkün olmadığından davalı Belediye hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir...") gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDENLER: 1-Davalı G...... Belediye Başkanlığı vekili 2-Davalı G...... T......İnşaat Ticaret Limited Şirketi