Yargıtay 23.Hukuk Dairesi · E. 2013/121 · K. 2013/1674
Hukuk Genel Kurulu 2013/23-121 E. , 2013/1674 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 27.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 05/11/2012 Taraflar arasındaki “genel kurul kararının iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 27.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 20.12.2011 gün ve 2011/371 E.- 2011/129 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 09.05.2012 gün ve 2012/1575 E-2012/3407 K. sayılı ilamı ile; (...Davacı asıl davada, ortağı olduğu davalı kooperatifin 29.06.2008 tarihli genel kurulun 10., 28.06.2009 tarihli genel kumlun 12. ve 27.06.2010 tarihli genel kumlun 9.maddelerinde belirlenen huzur hakkının fahiş olduğunu, kooperatif mevzuatındaki kooperatif ortaklarına ucuz ve eşit konut teslim etme anlayışına aykırı olduğunu, anasözleşmenin 49.maddesi gereğince huzur hakkının aylık belirlenmesi gerektiğini, kooperatif ortaklarının çoğunun IMKB çalışan kişiler olması ve kooperatif yönetim ve denetim kurullarının personel ataması ve sözleşmenin yenilenmesinde etkili konumlarda olması sebebiyle alınan kararı desteklediğini, IMKB Personel Yönetmeliği'nin 20.maddesine göre IMKB personelinin yapı kooperatiflerinde ücretli çalışamayacağını, huzur hakkı konusunda anılan alman genel kurul kararlarının iyiniyete aykırı olduğunu, 27.06.2010 tarihli genel kumlun 9.maddesinde belirlenen kooperatiften pay almaya yönelik değerlerin 10.maddedeki değerlerden çok düşük olduğunu ve 9.maddede görüşülmeyen bazı hususların tutanağa eklendiğini ileri sürerek, iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı birleşen davada, ortağı olduğu davalı kooperatifin 26.06.2011 tarihli genel kumlun 8.maddesinde belirlenen huzur hakkının fahiş ve gabin niteliğinde olduğunu, yönetim kumlunun, belirlenen huzur hakkını hak edecek faaliyetlerde bulunmadığını, kooperatif ortaklarının çoğunun IMKB çalışan kişiler olması ve kooperatif yönetim ve denetim kurullarının personel ataması ve sözleşmenin yenilenmesinde etkili konumlarda olması sebebiyle alınan kararı desteklediğini ileri sürerek, 26.06.2011 tarihli genel kumlun 8.maddesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili asıl davada, 1 aylık hak düşürücü süreden sonra davanın kötüniyetle açıldığını, 263 ortaktan sadece 17'sinin İMKB de çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı vekili birleşen davada, gabinin subjektif şartının olmadığını, anasözleşmenin 49.maddesiyle huzur hakkının belirlenmesinde genel kurula bu alanda serbestlik tanındığını savunarak;; davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 29.06.2008 ve 28.06.2009 tarihli genel kurul kararlarının iptalleri isteminin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53.maddesinde öngörülen 1 aylık hak düşürücü süreden sonra yapıldığı, 27.06.2010 ve 26.06.2011 tarihli genel kurullarda iptali istediği maddelere ilişkin red oyu kullanarak maddelere karşı çıktığı ve tutanağın altını imzaladığı, ancak muhalefet gerekçesini tutanağa yazdırmadığı ve muhalefetine ilişkin ayrı bir dilekçe vermediği, usulüne uygun bir muhalefet şerhi olmadığı, huzur ücretine ilişkin kararların kanun, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karan, davacı vekili temyiz etmiştir. 1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2)Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53'ncü maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olması durumunda, toplantıda bulunan ortaklar alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için dava açabilir. Ancak,emredici kurallara aykırılık halinde genel kurul kararları mutlak butlanla batıl olacağından bu halde iptalleri için açılacak davalarda muhalefet şerhi aranmaz. Somut olayda, 27.06.2010 ve 26.06.2011 tarihli genel kurul kararlarında usulüne uygun olarak kararlara muhalif kalınarak, keyfiyetin tutanağa geçirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, kooperatif konusunda uzman seçilecek bir bilirkişi heyetinden, kooperatifin defter ve kayıtlan incelenerek, genel kurullarda kararlaştırılan dönem için belirlenen huzur hakkının, kooperatifin anılan dönemdeki durumu, yapılan ve yapılacak işler, uzmanlık gerektirebilecek muhasebeci ve benzeri istihdamın yapılıp yapılmadığı, huzur hakkı alacak kişilerin belirlenen zamanda yapacakları iş ve altına girdikleri sorumluluğun karşılığı ve süregelen uygulamalarda dikkate alınarak, fahiş olup olmadığı, kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil edip etmediği üzerinde durulmadan, muhalefet gerekçesinin tutanağa yazdırılmadığından ve muhalefete ilişkin ayn bir dilekçe verilmediğinden bahisle usulüne uygun bir muhalefet şerhi olmadığının kabulüyle, eksik incelemeye dayalı yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır...) gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.