III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23 Ekim 2011 günü saat 13:41'de Van ilinin kuzeyinde merkez üssü .... Köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine Beyazıt mahallesinde bulunan ... apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu bir kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü olayda; yapı sahibinin ve müteahhidinin sanık ..., fenni mesulün ... olduğu, Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Temmuz 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporuna göre; ... Apartmanının yapım tarihinin tam olarak bilinmediği, 09.02.1996 tarihli yapı ruhsatı istek dilekçesi, 08.04.1996 tarih ve 96/3 numaralı yapı ruhsatı, 22.11.1999 tarihli yapı kullanma izin belgesi istek dilekçesi, 22.11.1999 tarih ve 99/33 numaralı yapı kullanma izin belgesi, muvafakat yazılan ve noter evraklarından binanın projelerinin 1997 yılından önce yapıldığının anlaşıldığı, binaya ait mimari ve statik projelerinin olmadığı, elektrik tesisat projesisin mevcut olduğu, binanın yapım yılına göre 1975-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girmekte olduğu, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın taşıyıcı sisteminin betonarme olup, zemin ve 5 normal olmak üzere toplam 6 kattan oluştuğu, 08.04.1996 tarihli yapı ruhsatı ve 22.11.1999 tarihli yapı kullanma izin belgelerine göre bina bodrum, işyeri olarak kullanılan zemin ve konut olarak kullanılan 5 normal olmak üzere toplam 7 kattan oluştuğu, 1975-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğinde deprem bölgelerinde kullanılacak binalarda dikkate alınması gereken minimum beton sınıfları hakkında bilgiler verildiği, ancak ... Apartmanına ait hesap ve projeler bulunmadığından, proje beton sınıfının belirlenmediği, karot numuneler üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda betonunun ortalama basınç dayanımının 10.36 N/mm2 olarak belirlenmiş olduğu ki elde edilen bu basınç dayanımının, ilgili yönetmeliğin B160 sınıf beton için öngördüğü minimum dayanım kriterini sağlamadığı sonucuna varıldığı, ayrıca Yönetmeliğe göre zemin kat kolonları etriye çapı açısından yeterli iken, etriye aralığı açısından yetersiz olduğunun belirlendiği, parça beton numuneler incelendiğinde boyut itibariyle standart dışı irilikte agrega kullanılmış olduğu, bina taşıyıcı elemanların donatı detaylandırm asında yetersizlikler olduğu, sonuç olarak yıkılan binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının rapor edildiği görülmektedir.
Mahkemece alınan 29.07.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; "...Dava konusu binanın yapı ruhsatı almış resmi nilelik kazanmış bir yapı olduğu, resmi olarak 1996 yılında inşaatına başlandığı ve 1999 yılında tamamlandığı, Murat Kazancı'nın yapının “fenni mesulü” olduğu, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, binanın yıkılması sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışının müessir olduğu, ancak somut olayda sanık bakımından ihmali davranışının yol açabileceği sonuçları öngörebildiği bir halin varlığından bahsetmek mümkün olmadığından sanığın taksirinin bilinçli olmadığı, sanık ... Dinçer'in söz konusu binanın sahip ve müteahhidi olarak yapımdan sorumlu olduğu halde yürürlükteki kurallarına uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle sorumlu olduğu, ancak yıkılan binanın sanık ve sanığın aile efradı tarafından kullanılmakta olduğu göz önünde alındığında, sanığın imalatında gerekli dikkat ve özeni göstermediği binanın yıkılabileceğini öngörmediği göz önünde bulundurulduğunda, dolayısıyla bina sahibi olan sanığın binanın yıkılmasından dolayı bilinçsiz taksirinin varlığından bahsetmek gerektiği..." şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafii ile sanık ...'nin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, bu konuda Erciş Noterliğine ait 13.02.1966 tarih ve 978 sayı ile taahhütname vermiş olan sanık ...'nin, fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sanık ...'nin sorumlu olduğu, sanık ...'in söz konusu binanın sahibi ve müteahhidi olarak yapımından sorumlu olduğu halde, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduğunun kabul edildiği olayda;
1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından dikkat ve özeni göstermeyen, bu nedenle 2. derecede deprem bölgesinde bulunan ... apartmanının tamamen çökmesine ve bir kişinin göçük altında kalarak ölmesine asli kusurlu olarak neden olan sanıklar hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanıklar hakkında eksik cezaya hükmolunması,
2-Depremde yıkılan ve 2.derecede deprem bölgesinde bulunan ... apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; binada kullanılan betonun 1975-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğindeki B160 sınıf beton için öngördüğü minimum dayanım kriterlerini sağlamadığı, zemin kat kolonlarının etriye aralığı açısından yetersiz olduğu, parça beton numuneleri incelendiğinde boyut itibariyle standart dışı irilikte agrega kullandılığı, bina taşıyıcı elemanların donatı detaylandırılmasında yetersizlikler olduğu, bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; buna göre sanıkların yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanık ...'nin çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan, çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, Erciş 3.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...'nin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326. maddesinin son cümlesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.