e-Kanune-Kanun

Hukukun dijital hafızası.

  • 01Ana Sayfa↗
  • 02Asistan↗
  • 03Nasıl çalışır↗
  • 04Planlar↗
  • 05Haberler↗
  • 06Blog↗
  • 07Hakkımızda↗
  • 08SSS↗
  • 09İletişim↗

Bilgiye ulaşın. Kaynağıyla araştırın.

Yayın İlkeleriGizlilikÇerez Politikası
e-Kanune-KanunHukukun dijital hafızası.
AsistanNasıl çalışırPlanlarHaberlerBlogHakkımızdaSSSİletişim
Oturum durumu yükleniyor…
e-Kanune-Kanun

Yürürlükteki Türk mevzuatına dayalı, madde atıflı hukuki bilgi platformu. Vatandaşlar, öğrenciler ve KOBİ’ler için.

iletisim@e-kanun.com ↗

HUKUKUN DİJİTAL HAFIZASI

Bir sorudan,
bilgiye uzanan yol.

Asistanı keşfedin ↗

Keşfet

  • Mevzuat nasıl çalışır?
  • İçtihat nasıl çalışır?
  • Hesaplama nasıl çalışır?
  • Dilekçe nasıl çalışır?

Araçlar ve kaynaklar

  • Mevzuat ve Kanunlar
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
  • Yargıtay ve Danıştay İçtihatları
  • Hukuki Hesaplama Araçları
  • Hukuk Rehberleri
  • Haberler
  • Blog
  • Dilekçe Oluşturucu

Kurumsal

  • Hakkımızda
  • Paketler ve Fiyatlar
  • Yayın İlkeleri
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • İletişim

Yasal

  • Aydınlatma Metni
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez Politikası
  • Üyelik Sözleşmesi
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Ön Bilgilendirme Formu
  • Ticari Elektronik İleti

© 2026 e-Kanun

İçtihat metinleri kamuya açık Yargıtay ve Danıştay kararlarından derlenir. Kararlar genel bilgilendirme amacıyla sunulur; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.

← İçtihat aramaya dön

Karar künyesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/26075
Karar No
2024/10636
Karar Tarihi
07.11.2024
Asistana sor

Bölümler

  • I. DAVA
  • II. CEVAP
  • III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
  • IV. İSTİNAF
  • V. TEMYİZ
  • VI. KARAR

İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi07.11.2024

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2021/26075 · K. 2024/10636

Bir pasaj seçin; açılan araçtan not ekleyin veya metni vurgulayın.

4. Hukuk Dairesi         2021/26075 E.  ,  2024/10636 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2019/1795 Esas 2021/2068 Karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/247 Esas 2019/180 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Halk TV televizyon kanalında genel yayın yönetmeni ve program yapımcısı olarak görev yaptığını, davalı tarafından Aydınlık Gazetesi'nde kaleme alınan 21.07.2016 ve 18.03.2017 tarihli yazılarda kullanılan söz ve ifadelerle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, gerçek dışı yazılarda müvekkilinin terör örgütü ile ilişkilendirilerek itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını, dava dışı kişi tarafından kaleme alınıp doğruluğuna dair bilgi bulunmayan kitaptan yapılan alıntıların da hukuka aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu yazılarda ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının aşıldığını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili, hukuka aykırılığın tespiti ile kararın yayınlanması isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından kaleme alınan köşe yazılarında davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden söz ve ifadenin bulunmadığı, ifade özgürlüğünün asıl, sınırlamanın ise istisna olduğu; basın özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının aşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yazıların görünür gerçekliğe uygun olduğu, kamu yararının amaçlandığı ve kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik olduğu, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğindeki ifadelere yer verilmediği, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yazılarda müvekkilinin terör örgütü ile irtibatlandırılmaya çalışıldığını, alıntı yapılan dava dışı kişi tarafından kaleme alınan kitaptaki iddiaların teyid edilmeden dava konusu yazıya konu edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, yazılarda geçen söz ve ifadelerin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini, gerçek dışı ifadelerle müvekkiline zarar vermek kastı ile hareket edildiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davanın ispatlandığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.

B. Gerekçe

Uyuşmazlık; davalı tarafından kaleme alınan 21.07.2016 ve 18.03.2017 tarihli yazılarda kullanılan söz ve ifadelerle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, hukuka aykırılığın tespiti ve kararın yayınlanması istemine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu yazılarda ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının aşılmadığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin, tüm bu açıklamalar ışığında haberde geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığının anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar metinleri kamuya açık derlemlerden veya yerel olarak eklenen kayıtlardan sunulabilir. Yargı kararlarının çoğaltılması FSEK m.31 kapsamındadır. Derlem kaynağı atıfları: Erdem/Erdem karar derlemi ve BGE-M3 chunk derlemi.