V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yayınlarla beraber kamuoyunda müvekkili hakkında olumsuz algı oluştuğunu, bunun telafisi mümkün olmamakla beraber hükmedilen manevi tazminatın caydırıcı ve hakkaniyete uygun olmadığını, saldırı ile orantılı olarak değerlendirilemeyeceğini, yazı dizisine konu iddialarla ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın kesinleştiğini, Türkiye Cumhuriyetini cebren ortadan kaldırmak amacıyla ortaya atılmış suçlamalar olduğunun verilen bu karar ile sabit olduğunu, bu terör eylemlerinin yazı dizisinde meşrulaştırıldığını, eser sahibi hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini, bu anlatıma göre eldeki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; yazı dizisinin 17-25 Aralık soruşturmalarında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar henüz kesinleşmeden yayınlandığını, sürmekte olan bir soruşturmaya ilişkin yayınlanan yazı dizisinin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğunu, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağı, gazetecinin maddi gerçeği araştırmakla yükümlü olmadığını, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, yazı dizisi ile kamu yararına katkıda bulunulduğunu, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, yayınların iddia kapsamında verildiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... Yay. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yazı dizisinin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğunu, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, tamamının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, kamuoyunu ilgilendiren bu yazı dizisinin yayınlanmasında kamu yararı bulunduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; Cumhuriyet Gazetesi'nde 03-04-05-06-07-08.08.2014 tarihlerinde yayınlanan yazı dizisi nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Cumhuriyet Gazetesi'nde 03-04-05-06-07-08.08.2014 tarihlerinde, kamuoyunda "17-25 Aralık Operasyonu" olarak bilinen nihayetinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen soruşturmada yer alan polis fezlekelerine ve o dönemde ortaya atılan ses kayıtlarına dayanılarak dava konusu yazı dizisinin kaleme alındığının, yazı dizisinde gerçek olmayan ses kayıtlarına ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen polis fezlekelerine dayanılarak davacıya somut olgu isnadında bulunulduğunun, masumiyet karinesinin ihlal edildiğinin, kesin yargı içeren şekilde beyanda bulunularak özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunun, doğrulanmamış ve/veya yanlış bilgilerin yayılmasında kamunun haber alma hakkı bulunduğunun kabul edilemeyeceğinin (AYM; Enver Kaya (3), B. No: 2020/20482, 6/9/2023, § …), köşe yazılarında kamu yararının ve toplumsal ilginin bulunmadığının, kullanılan söz ve ifadelerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığının, davalı eser sahibi hakkında davacı ve dava dışı kişilere yönelik hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının düzeltilerek onandığının, Yargıtay 18. Ceza Dairesinin belirtilen bu ilamında " ...sanık tarafından kaleme alınan ve 03-04-05-06-07-08/08/2014 tarihlerinde yayımlanan “Arkadaş'ın Babası” isimli yazı dizisi incelendiğinde; sanığın, ceza muhakemesinin tüm evrelerinde geçerli olan suçsuzluk karinesini tamamen göz ardı edip, kişilerin suçlu olup olmayacağına fezleke düzenleyen polisler tarafından değil, yetkili yargı organlarınca karar verilebileceğini nazara almaksızın, gerek ele geçirdiği polis fezlekesindeki yazıları tartışmasız bir gerçekmiş gibi sunarak gerek ilave yorumlarda bulunarak, yazı dizisinde isimlerini açıklayıp hedef gösterdiği katılanları yasa dışı tutum ve davranışlarda bulunan suç örgütünün lideri ve üyeleri olarak tanıtmak, oluşturulan sayfa düzenleri, kullanılan başlıklar ve görüntülerle bu durumu pekiştirip onları lekelemek, 17-25 Aralık 2013 tarihinde yapılan operasyonların ardından gelişen süreci peşin hükümle ele alıp ... kötüniyetle hareket ettiği anlaşılmaktadır." tespitlerine yer verildiğinin, davacının kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin ve olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.