İçtihatYargıtay12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2021/694 · K. 2024/7134
- Esas No
- 2021/694
- Karar No
- 2024/7134
- Karar Tarihi
- 04.12.2024
Karar Metni
12. Ceza Dairesi 2021/694 E. , 2024/7134 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/30 Esas, 2016/509 Karar
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 52/2.maddeleri uyarınca 12.100TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 52/2.maddeleri uyarınca 15.200TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; keşif yapılmadığına, eksik kovuşturma yapıldığına, kusur raporlarına itiraz edildiğine, sanık arasında eser sözleşmesi bulunduğuna, inşaatın geçici korkuluk işini yapan diğer sanık ...’ın sorumlu olduğuna, olay günü ölenin kullandığı kaynak makinesinin kaçak akım rölevesinden kaynaklı oluştuğuna ilişkindir.
Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; sanığın kusursuz olduğuna, ölenin ağır kusuruyla kendi ölümüne sebebiyet verdiği,alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ...'ın ... Mah. 2479 Sok. No:21 sayılı yerdeki inşaatın müteahhitliğini yaptığı, diğer sanık ... ise inşaatın çelik kapı işlerini üstlendiği, ölen ...'in sanık ... yanında işçi olarak çalıştığı, olay tarihinde inşaatta kaynak yapmakta olan ...'in elektrik akımına kapılarak öldüğü olayda, olayın 5510 sayılı yasanın 13.maddesine göre bir iş kazası olduğu, mahkemesince elektrik mühendisi ve iş güvenliği uzmanlarından alınan 05.08.2014 tarihli heyet bilirkişi raporunda, sanık ... işveren olarak, kaynak makinesi ile yapılan çalışmalar sırasında yeterli denetim ve gözetim yaptırması, inşaatta bulunan elektrik panosunda kaçak akım rölesi olup olmadığının ön kontrolünü yaptıktan sonra çalışmalara izin vermesi, kaynak makinesi kablolarının bağlantılarının iyi durumda olmasını sağlaması, kazazede işçiye yaptıkları işlerde olabilecek riskler ve korunma yolları konusunda yeterli eğitim vermesi, gerekli tüm tedbirlerin alınmasını sağlamadan çalışılmasına müsaade etmemesi, çalışmalar sırasında kişisel koruyucu donanımların kullanılmasını sağlaması, çalışma biçimlerini işçilerin tercihlerine ve gelişigüzel davranışlarına bırakmaması, iş disiplinini sağlaması, iş güvenliği kurallarına uyulmaması davranış biçimi haline getirmesi, tüm bu işlemleri iş uygulamasına dönüştürmesi gerektiği, sanık ...'ın 6331 sayılı İş Sağlığı Güvenliği Kanunu'nun 4.5.16.17, İş Sağlığı ve İş Sağlığı Güvenliği Tüzüğü'nün 2.3.4.298.302 ve 303.maddelerine riayet etmediğinden bu olayın meydana gelmesinde asli derecede kusurlu olduğu, sanık ...'ın iş sahibi ve inşaatın müteahhidi olarak, inşaatta yapılan çalışmalar sırasında yeterli denetim ve gözetim yaptırması, inşaatta bulunan elektrik panosuna kaçak akım rölesi koydurması gerektiğinden, Türk Borçlar Kanunun 49.maddesi, İş Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün 2.3.4.298.302.303.maddeleri, Elektrik Tesislerinde Emniyet Yönetmeliğinin 13.maddelerine riayet etmediğinden bu olayın meydana gelmesinde tali derecede kusurlu olduğunun belirtildiği, inşaat mühendisi, elektrik elektronik mühendisi ve makine mühendisinden oluşan 22.06.2015 tarihli heyet raporunda: işçi ...’in ölümüyle sonuçlanan olayda 5510 sayılı yasa ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13/a.maddesi uyarınca iş kazası olduğuna, 4857 sayılı İş Kanunun 2.maddesine istinaden ... İnş. Emlak firması sahibi ...’ın asıl işveren olduğu, ... Çelik Kapı firması sahibi ...’ın alt işveren olduğu, asıl işveren ...’ın alt işveren olarak bina inşaatında demir doğrama ve çelik kapı işlerini yaptırırken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini kontrol ettirmesi ve denetlemesi ve bu maksatla teknik eleman görevlendirmesi, alt işverenin yapı işlerinde 220 voltluk alternatif gerilim altında kaynak makinasıyla çalıştığı esnada 9,5m kablonun ek yerlerinin soyulmuş ve kablo uçları açık kısımlarıyla kaynak yaparken işyerindeki çalışmayı denetlememiş, yapı işlerinde yeterli tecrübe ve bilgi sahibi olmayan ölen işçi ...’in işyerinde gelişigüzel çalışmasını ve kaynak makinasının elle taşınması sonucu oluşabilecek tehlikelere karşı tedbir almamış, işyerinde elektrik kaçağı olabileceğini düşünerek elektrik tesisatına kaçak akım rölesi koydurmayarak, ölenin elektrik enerjisini kesmeden kaynak makinasını elle taşımasına müsaade etmek suretiyle kontrol ve denetim yapmayarak ölümüyle sonuçlanan iş kazasının meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, alt işveren ...’ın olay günü inşaat mahallinde kendisinin bulunmadığı, kısa süre önce işe başlayan ölen ...’in inşaat mahallinde bulunduğu ve kaynak makinesinin kullanılması esnasında prizli kablo temin edilmemesi ve kaynak makinesinin bir yerden başka yere naklederken kaynak makinası kullanırken oluşacak tehlikeli davranışlar hakkında işçisine eğitim vermediği, risk değerlendirme belgesinde kaynak yapan işçilerin kaynakçı belgelerinin olmadığının belirtildiği, ölen işçinin kaynak makinasını elle kucağında taşımasına mani olunmamış ve yetkili fen elemanı nezaretinde çalışmasının sağlanmadığından asli kusurlu olduğunun belirlendiği, Yerel Mahkemece dosya içinde bulunan bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun olduğu, her iki rapor arasında çelişki bulunmadığı, hüküm vermek için yeterli oldukları görülerek bir kişinin ölümüyle sonuçlanan iş kazasında sanık ...'ın asli kusurlu olduğu, sanık ...'ın tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanıklar hakkında ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetlerine kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının ve dayanak 5237 sayılı Kanunun 52/3.maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 1.bendinin 3.paragrafın çıkarılarak yerine "Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesine ve hüküm fıkrasının 2.bendinin 3.paragrafının çıkarılarak yerine '"Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.