Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/8333 · K. 2024/10767
7. Ceza Dairesi 2021/8333 E. , 2024/10767 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/12 E., 2015/289 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama Malen sorumlunun Temyiz Talebi Yönünden Malen sorumlunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 234 üncü maddesindeki hakları hatırlatılmak suretiyle alınan beyanında şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği cihetle; 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, 1412 sayılı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, malen sorumlunun dosyada katılan sıfatını kazanmadığı göz önüne alındığında tebliğnameye uygun olarak malen sorumlunun katılma hakkının olmadığı ve temyiz talebinin reddi gerektiği tespit edilmiştir. Sanığın Temyiz Talebi Yönünden Sanığın gıyabında verilen kararın, dosya kapsamına göre bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında en son bildirdiği adresine 18.05.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra sanık tarafından 01.06.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re'sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.