Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2022/11736 · K. 2024/16114
3. Ceza Dairesi 2022/11736 E. , 2024/16114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İLK DERECE : Van 5. Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Dairemizce de benimsenen, öğretide ekseriyetle kabul gören yerleşik yargısal kararlara göre, örgütü yönetmek ya da örgüte üye olmak suçları mütemadi (kesintisiz) suçlardandır. Yani fiilin icrası süreklilik arz eder. Bu suçlarda örgüt hiyerarşisine dahil olup faaliyetlere başlanmakla suç tamamlanmıştır. Ancak fiilin icrası devam ettiği müddetçe fiilin ifade ettiği haksızlık da süreceğinden suç işlenmeye devam edecektir. Failin kendi isteğiyle ya da irade dışı olarak örgütten ayrılması halinde suç bitmiş olacaktır. Mütemadi suçların tamamlanmasıyla bitmesi aynı anlamı taşımamaktadır. Mütemadi suçların ceza ve muhakeme hukuku bakımından önemli sonuçları mevcuttur. Ceza hukuku bakımından, suça teşebbüs fiilin bitmesine kadar değil tamamlanmasına kadar mümkündür. İştirak ise bitinceye kadar gerçekleşebilir. Suç işlenmeye devam ettiğinden, koşulları varsa meşru savunma hükümleri uygulanabilir. Uygulanacak ceza hükümleri bakımından temadinin bittiği tarih esas alınmalıdır. Yine kusur yeteneği ve yaş küçüklüğü bitiş tarihine göre tayin edilir. Muhakeme hukuku bakımından ise, zamanaşımı, yetkili mahkeme ve şikayet süresi temadinin bitişine göre değerlendirilecektir. Ancak suçun mütemadi niteliği, kural olarak görevli mahkemenin belirlenmesi ya da kovuşturma usulünün tespiti bağlamında bir özellik taşımaz. Örgüt üyeliği temadi eden suçlardan olması nedeniyle hukuki ve fiili kesintiyle sona erecektir. Kesinti tarihi suç tarihidir. Mütemadi suçlarda iddianame düzenlemekle hukuki kesintinin gerçekleştiğinin kabulü halinde dava zamanaşımı süresi de işlemeye başlayacaktır. Bir taraftan suç işlenmeye devam ederken iddianameyle kamu davası açılması nedeniyle bu suçun dava zamanaşımına uğrama tehlikesi ortaya çıkacaktır. Diğer taraftan tamamlanan ancak bitmeyen mütemadi suçtan dolayı aynı sanık hakkında çok sayıda iddianame düzenlenebilecektir. Kamu davası açılması için yeterli delil bulunan hallerde savunma alınmaksızın dava açılmasına engel hal yok ise de, mütemadi suçlardan olan örgüt üyeliği suçunda yakalamanın gerçekleşmediği durumda dava açılması bir yarar sağlamayacaktır. Bu nedenlerle, örgüt üyeliği suçunda, temadinin fiili kesinti(yakalanma) ile meydana geleceği kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olaylar değerlendirildiğinde; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; Van T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, silahlı terör örgütü üyeliği ve yağma suçlarından tutuklu iken 10/12/2017 tarihinde sabah havalandırma kapılarının açılması sırasında B1-4 numaralı odanın havalandırma kısmında "oda eğitimcilerine kurtay" yazılı dokümanın ele geçirildiği, söz konusu dokümandaki yazının sanığın el ürünü olduğunun tespit edildiği, yazı içeriğinin incelenmesinde "18/04/2018 tarihli döküman inceleme ve değerlendirme tutanağına göre; "Merhaba ..., ..., ... Başta sizleri devrimci duygularla selamlıyor yaşamın her yönüyle iyi, moralli ve coşkulu olmanızı temenni ediyorum. Biliyorsunuz, bizlerin moralli olması tüm arkadaş yapısının moralli olması demektir. Çünkü arkadaş yapısıda bizlerden güç-moral almaktadır. Zindan tarihimiz boyunca düşmanın en çok yöneldiği-engellemek istediği alan Eğitim alanıdır. ... arkadaşında belirttiği gibi tüm sorunlarımızın kaynağı eğitimsizlikten gelmektedir. Varolan sorunlarımızla sürece cevap olma noktasında zayıf olacağımız kesindir ve bu tarzda kabul görülmeyecektir. Zorlu ve çetin süreçten geçmekteyiz. Bizlerde zorlu bu omuzumuza düşen görevi layıkıyla gerine getirmekle yükümlüyüz. Önemli olan bu zorlu süreçte cevap olabilmektir. Yoksa herşeyin dört dörtlük diğer bir deyişle güllük gülistanlık yerde herkes görev üstlenebilir. Zaten partimizin ve önderliğimizin belirttiği gibi önemli olan zoru başarmaktır. Devrimci olan zorlu süreçte ortaya çıkar. Yine zindan tarihimizde yaşanan çokça örnek verilebilir. Ş.Mazlum ... arkadaş gününü kitap okuma, yoğunlaşma ve arkadaşlarla tartışmayla geçiriyor. Bizler şimdi kalkıp sadece kendimizle, ranzamızla sınırlı kalmak arkadaşımızı eğitmemek olmaz ve kabul edilemez. Madem şehit yoldaşları öncü olarak kabul ediyoruz. O zaman bunu pratiğe koymanın zamanı gelmiştir. Eğitimimiz salt bilgi edinip yada birer entelektüel olma arayışı değildir. Sömürge altında olan bir halkın Azad edilmesidir. Eğitimsiz bir toplumun Varlığından bahsedilebilir mi? Hayır, Eğitimsiz demek kültürsüzlük demektir. Kültürü olmayan zaten varlığından bahsetmek mümkün değil. Biliyorum bugüne kadar sizlerle diyoloğ kurma noktasında eksik kaldım. Umarım yoldaşınızı afedersiniz. Bunu telafi edeceğimin sözünü veriyorum. Bundan böyle diyoloğ içinde olup varolan sıkıntıları birlikte çözeceğiz Umarım bir sorun sıkıntınız yoktur. Temel sıkıntılar nelerdir.bunları benimle paylaşırsanız sevinirim. Yine arkadaş yapısına moral ve sürece odaklanma noktasında birinci derece bizler sorumluyuz. Arkadaşların sunni-tali gündemlerden uzak tutup, tamamıyla önderlik, parti ve savaş gerçekliği üzerinde yoğunlaşılmalı, gündem oluşturulmalı. Bir diğer konu ise arkadaşların eğitime katılım noktasıdır. Geri anlayışları red eden ... kişilik-birey oluşturan tarz üzerindedir. Eğitime gönüllük temelinde katılmayan elbette konuları da kavratma noktasında zorluk çeker. Özellikle kadro ve genç ark'ların eğitimleri (bireysel-toplu) üzerinde durulmalı, şimdi genel S. Savunma üzerinde eğitim görüyoruz, konular ağır olabilir. Savunmaya yan kaynak olarak ''.... Konfedarilizm, .... Özerklik, Devletsiz toplum" gibi kitaplar önderliğin alıntıları temelinde yazılmışlar, okunursa verimli olur. Varsa böyle kitaplar bireysel programlara alabilirsiniz. Kendimizi eğiterek zafere ulaşabiliriz. Bu devre den büyük sonuç alacağımızı düşüyorum. Yeterki kendimizi, rahatımızı bozup arkadaşlar ile ilgilenelim.yoldaşlarımızı eğitelim. Yoldaşlar bunu genel yazdım. Daha sonra bireysel olarak ta yazacağım. Şimdilik kendinize güzel yüreğinize iyi bakın. Saygılarımla/Kurtay" şeklinde ifadelerin yazılı olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda somut olayın değerlendirilmesinde; Cezaevinde silahlı terör örgütü üyeliği ve yağma suçlarından tutuklu olarak bulunan sanığın, 10/12/2017 tarihinde üzerinde çıkan kürtçe yazılı not kağıdı içeriğindeki ifadelerden, ceza infaz kurumu içerisinde de PKK/KCK silahlı terör örgütünün eğitim ve propaganda faaliyetlerine katıldığı kabul edilmişse de; yukarıda ayrıntıları izah edildiği üzere, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olması, mütemadi suç niteliğinde olan silahlı terör örgütüne üye olma suçunda temadinin fiilen yakalanma ile kesileceği, bu durumda kişinin irade dışı olarak örgütten ayrıldığının hukuken kabul edilmesi gerektiği, ancak yakalanan kişinin serbest bırakılması üzerine sonradan gerçekleştirdiği eylemlerle örgütle tekrar bağ kurduğunun anlaşılması halinde ikinci kez örgüt üyeliği suçundan cezalandırılmasının mümkün olacağı nazara alındığında, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, devletin gözetimi ve denetimi altında ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin tekrar örgüt ile bağ kurduğu anlamına gelmeyeceği gibi bu eyleminde tek başına örgüt üyeliği suçunu oluşturmayacağı, bu nedenlerle sanığın eyleminin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun ve bu Kanuna göre hazırlanan yönetmelik kapsamında disiplin cezasını gerektirdiği nazara alınmadan, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Van 5. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.