V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, mevzuata aykırı düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun esas alınmasının ve yürürlükte bulunmayan yönetmelik uyarınca sağlık raporu alınarak bu rapora göre tazminat hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, kurul halinde inceleme yapılmamış olduğunu, rapor düzenlenmesine 7 daimi üyenin katılımı olmadığını, raporda davacının fotoğrafı bulunmadığını, başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet oranını kabul etmediklerini, aldırılan tıbbi mütalaa raporunda maluliyet bulunmadığının belirtildiğini, bu raporun delil vasfında olduğunu, raporlar arasında açık çelişki bulunduğunu, travma sonrası stres bozukluğunun mevcut haliyle sürekli sakatlık vasfı taşımadığını, davacının sürekli sakatlığının bulunmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, kaza tarihinde öğrenci olan davacının geçici iş göremezlik zararı bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatında bulunmadığını, ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekili, meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuştur.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, davacıda post travmatik stres bozukluğu nedeni ile oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak düzenlenen üç ayrı rapor bulunmakta olup; psikiyatri uzmanının bulunduğu heyetten alınan 30.07.2021 tarihli ilk raporda %40 oranında maluliyet belirlenmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti aşamasında, psikiyatri uzmanının bulunduğu heyetten alınan 22.02.2022 tarihli raporda ise; davacıda sürekli maluliyete neden olabilecek psikopatoloji tespit edilemediği belirtilmiş, bunun üzerine yine Uyuşmazlık Hakem Heyeti aşamasında, psikiyatri uzmanının bulunmadığı heyetten alınan 23.03.2022 tarihli raporda ise davacıda %40 oranında maluliyet bulunduğu tespiti yapılmış ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince %40 maluliyet oranı esas alınarak karar verilmiş ise de; hükme esas alınan maluliyet raporunda, travma sonrası stres bozukluğunun tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, belirlenen oranın davacının bakiye ömrü boyunca devam edip etmeyeceği ve kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağına ilişkin ayrıntılara yer verilmemiştir. Rapor bu haliyle karar vermeye elverişli değildir.
Buna göre, İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının ikametgahına en yakın üniversite hastanesinden psikiyatri uzmanın da bulunduğu üç kişilik heyetten; davacının muayenesi yapılarak, kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, post travmatik stres bozukluğuna ilişkin tespit edilen maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin de ayrıca değerlendirildiği, usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, önceki raporların da irdelendiği yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, temyiz eden davalının lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.