İçtihatYargıtay8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2022/2260 · K. 2024/6414
- Esas No
- 2022/2260
- Karar No
- 2024/6414
- Karar Tarihi
- 06.11.2024
Karar Metni
8. Hukuk Dairesi 2022/2260 E. , 2024/6414 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2014/18 E., 2019/12 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... ve davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne bozma ilamında özetle " ... yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı açıklanarak, çekişmeli taşınmaza ilişkin 1970 ve 1980 tarihli hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı'ndan tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulması ve iki jeoloji mühendisi ile bir fotogrametri uzmanı bilirkişi katılımıyla yeniden keşif icra edilmesi, fotogrametri uzmanı, jeolog ve ziraatçi bilirkişi kurulundan getirtilen hava fotoğraflarını da değelendirerek bilimsel yöntemlerle taşınmazın (A) ve (B) bölümlerinin öncesinin dere yatağı olup olmadığı, aktif dere yatağı değil ise imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığı ve hali hazır toprak yapısı ile bitki örtüsü hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) bölümlerinin öncesinin ne olduğu, kim tarafından, ne kadar süre ile ve nasıl kullanıldığı, üzerindeki kavak ağaçlarının kim tarafından hangi tarihlerde dikildiği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması ve sonuca göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; " 22.11.2017 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının mahalli bilirkişi ve davacı tanıkları beyanları dikkate alındığında davacı tarafından zilyet olunduğu ve ... nehrinin yatak değiştirmesi sonucu taşınmazının eksilen kısmı yerine davacının bu kısmı sahiplendiği, zilyetlik iradesini ortaya koyduğu ve devam ettirdiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, (B) harfi ile gösterilen kısmı için taleplerinin bulunmadığının Kuluncak Kadastro Mahkemesinin 27.07.2010 tarihli keşif zaptında yazılı olduğu ve bu kısmı davalının kullandığına dair beyanların olduğu ve bu kısım üzerinde kavaklığın bulunduğu ve davalıların zilyetliğinde olduğu kanaatine varıldığı " gerekçesiyle, (A) harfli bölüm yönünden davanın kabulüne ve bu bölümün davacı adına tesciline, (B) harfli bölümün ise kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacı ...' ün temyiz talebinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesi kararı, davacıya 20.09.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinin yasal süre geçirildikten sonra 02.03.2020 tarihinde verilmiş olduğu anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2.a) Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.b) Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır.
İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde " Aynı raporda B ile gösterilen kısmın daha önceki kesinleşen kısım olan C ile gösterilen kısım gibi davalı tarafından kullanıldığından" ibaresine yer verildikten sonra, taşınmazın hem (B), hem de (C) hafi ile gösterilen bölümleri yönünden sicil oluşturacak şekilde hüküm tesis edilmesi gerekirken, sadece (B) bölümünün davalı taraf adına tesciline karar verilerek taşınmazın tamamı yönünden sicil oluşturacak şekilde hüküm kurulmamış olması usul yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve taşınmazın tümü hakkında sicil oluşturacak şekilde hükmü kurulması zorunluluğunun kamu düzenine ilişkin olduğu anlaşıldığından, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ...'ün temyiz dilekçesinin REDDİNE;
Davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının, yukarıda (2.a) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2.b) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan " Aynı raporda B ile gösterilen kısmın daha önceki kesinleşen kısım olan (C) harfi ile gösterilen kısım gibi davalı tarafından kullanıldığından;" ifadesinden sonra gelmek üzere, " anılan raporda B ve C ile gösterilen bölümlerin; " ibaresinin eklenmesine ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.