İçtihatYargıtay8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2022/5422 · K. 2024/6935
- Esas No
- 2022/5422
- Karar No
- 2024/6935
- Karar Tarihi
- 27.11.2024
Karar Metni
8. Hukuk Dairesi 2022/5422 E. , 2024/6935 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davacı Hazinenin açtığı davanın reddine, müdahiller ... ve arkadaşlarının açtığı davanın kısmen reddine, müdahiller ... ve arkadaşlarının açtığı davanın görevsizlik nedeni ile reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazinenin açtığı davanın reddine, müdahiller ... ve arkadaşlarının açtığı davanın kısmen reddine, müdahiller ... ve arkadaşlarının açtığı davanın görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve davalı ... ... vekili tarafından duruşma talebi olmadan, müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; duruşma talebi nitelikten reddedilmiş olmakla (görevsizlik kararı), kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Adana ili Ceyhan ilçesi Küçük Kırım Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 parsel sayılı ve sırasıyla 4.127, 7.314, 7.114, 9.518, 3.075, 2.020, 7.815 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Ceyhan Nehri yatağı olduğu ve zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığı nedeniyle Hazine, 30 ada 1 ve 17, 76 ada 24 parsel sayılı ve sırasıyla 91.900, 950 ve 1.703 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. ... ve arkadaşlarının harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 30 ada 1 ve 17 ile 76 ada 24 sayılı parsellere yönelik itiraz reddedilmekle beraber kadastro komisyonunca, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 numaralı parsellerin 30 ada 1 ve 17 ile 76 ada 24 sayılı parsellere revizyon gören 11.08.1978 tarihli ve 39 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından bahisle 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 numaralı parsellerin de ... ve arkadaşları adına tespitine karar verilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava konusu 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7, 30 ada 1 ve 17, 76 ada 24 parsel sayılı taşınmazların komisyon kararı ile 39 numaralı tapu kaydına dayalı olarak davalılar adına tespit edildiğini ancak dayanak tapu kaydının miktar, hudut ve mevki itibarı ile dava konusu yerleri kapsamadığını ve taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek, komisyon kararının iptali ile taşınmazların Hazine adına tesciline ve müdahalenin meni’ne karar verilmesini istemiştir.
Asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları,... mirasçıları,...mirasçıları vekili dava konusu 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların zilyetliğinin 40-50 yıldır vekil edenlerinin elinde olduğunu belirterek, komisyon kararının iptali ile taşınmazların vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, satın alma iddiasına dayalı olarak davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 02.10.2000 tarihli ve 1999/58 Esas, 2000/70 Karar sayılı kararı ile, müdahiller ... ve arkadaşlarının davalarının görevsizlik nedeni ile usulden reddine, Hazine ve diğer müdahillerin davasının esastan reddine, dava konusu 30 ada 17 parselin kanal vasfı ile ..., 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 24, 30 ada 1 parsellerin davalı ... ve arkadaşları adına tapuya tescilline karar verilmiş, davacı Hazine ve ... ve arkadaşları dışındaki diğer tüm katılanlar ... ve arkadaşlarının temyiz istemi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 05.11.2001 tarihli ve 2001/7793 Esas, 2001/9163 Karar sayılı ilamı ile, eksik inceleme sonucu verilen hükmün isabetsiz olduğu belirtilerek tapu kaydının yöntemine göre uygulanması, zilyetlik durumunun araştırılması, kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi, bundan sonra toplanan delillerin sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, 25.11.2009 tarihli ve 2002/1 Esas, 2009/5 Karar sayılı karar ile, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 76 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 nolu parsellerin tespitinin iptali ile fen bilirkişi rapor ve krokisinde 76 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 445 m2'lik, 76 ada 2 nolu parselin (B) harfiyle gösterilen 692 m2'lik, 76 ada 3 nolu parselin (C) harfiyle gösterilen 493 m2'lik, 76 ada 4 nolu parselin (D) harfiyle gösterilen 525 m2'lik ve 76 ada 5 nolu parselin (E) harfiyle gösterilen 439 m2'lik bölümünün tespit dışı bırakılmasına, 76 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların kalan bölümleriyle 76 ada 6, 7, 24 ve ve 30 ada 1 numaralı parselin tespit gibi tescili ile 64 hisse kabul edilerek paylı olarak ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... adlarına tescillerine, 30 ada 17 parsel sayılı taşınmazın ise kanal niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile müdahiller ..., ..., ... ve ve ... mirasçıları tarafından temyizi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 04.02.2013 tarihli ve 2012/5718 Esas, 2013/509 Karar sayılı ilamı ile, ''...Mahkemece çekişmeli taşınmazların bir bölümünün dayanak tapu kaydı kapsamında kalıp, tarım arazisi olduğu, bir bölümünün ise kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ne var ki, bozma kararına uyulmasına rağmen, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Tespite esas alınan Ağustos 1978 tarih 39 numaralı tapu kaydı ifraz yoluyla oluştuğu ve haritası olduğu halde ifraza ilişkin harita zemine uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, tapu kaydının kapsamı dışında kalan bölüm bulunup bulunmadığı araştırılmamış, kapsam dışı alan bulunması halinde bu bölüm yönünden gerek tespit malikleri gerekse temyiz eden katılanlar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddesi koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmamıştır. Eksik incelemeyle ve hükmüne uyulan bozma ilamı gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmesi doğru değildir. O halde doğru sonuca varılabilmesi için yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarının katılımı ile mahallinde yeniden keşif yapılmalı, ifraz krokisi 3402 sayılı Kanun'un 20/A maddesi gereğince yerel bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi aracılığı ile zemine uygulanmalı, kapsamı belirlenmeli, fen bilirkişisine ifraz haritası ve kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle yapılan uygulamayı, tapu kaydının kapsamını ve sınırlarını ayrıntılı olarak gösterecek şekilde, keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı harita düzenlettirilmelidir. Bundan sonra taşınmazın tamamının ya da bir bölümünün davalı taraf tapu kaydının kapsamında kaldığının anlaşılması halinde bu bölüm yönünden Hazinenin ve katılanların davasının reddine ve davalılar adına tescile karar verilmesi gerektiği düşünülmeli; kaydın kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümü yönünden ise davalılar ve temyiz eden katılanlar yönünden zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmayacağı tartışılıp, temyiz edilmeyerek bozma kapsamı dışında kalan yönler de göz önüne alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de fen bilirkişi raporunda 76 ada 1, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların gerçek yüzölçümleri belirtildiği halde bu yön üzerinde durulmaması da isabetsizdir...'' gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, bozma ilamı doğrultusunda mahallinde yapılan keşif, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; jeoloji bilirkişisinden alınan raporda 76 ada 1 nolu parselden (A) harfi ile gösterilen ve 76 ada 2 nolu parselden ayrılıp, (B) harfi ile gösterilen ve 76 ada 3 nolu parselden ayrılıp, (C) harfi ile gösterilen ve 76 ada 4 nolu parselden ayrılıp, (D) harfi ile gösterilen ve 76 ada 5 nolu parselden ayrılıp, (E) harfi ile gösterilen alanların kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı, yine fen bilirkişilerinin, 28.06.2019 tarihli müşterek raporlarında, 11.08.1978 tarihli ve 39 sıra nolu tapu kaydının haritasının uygulandığı, bu kayıt kapsamında kalan yerlerin belirlendiği, 76 ada 6 nolu parselde tapu kaydı kapsamında kalan kısım (L) harfi ile ve 76 ada 7 nolu parselde tapu kaydı kapsamında kalan kısım (M) harfi ile gösterildiği, 76 ada 1 ila 7 nolu parsellerde, kıyı kenar çizgisi ve tapu kaydı kapsamında kalan kısımlar dışındaki yerlerin, eski Ceyhan Nehri yatağından imar ve ihya edilerek tarla haline getirildiği ve imar ve ihyanın kadastro tespit tarihinden önce 20 yıldan fazla bir zamandan beri yapıldığının anlaşıldığı, tapu kaydı kapsamında olan yerlerin tapu kayıt maliki mirasçılarına ve imar ve ihya edilen yerlerin de imar ve ihya edenlere ait olduğunun anlaşıldığı, bu yerler üzerinde Hazinenin hiçbir hak ve alakasının olmadığı gerekçeleri ile, dava konusu Adana ili Ceyhan ilçesi Küçük Kırım Mahallesi 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 24 ile 30 ada 1 ve 17 nolu parseller hakkında davacı Hazinenin açmış olduğu davaların ayrı ayrı reddine, müdahil davacılar ..., ..., ..., ..., .... ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... ve ... mirasçıları ...e, ...,... ve ... tarafından açılan davaların kısmen kabul kısmen reddine, müdahiller ..., ..., ... ve ... tarafından açılan davaların Mahkemenin görevsizliği nedeni ile reddine, müdahillerin görevli Hukuk Mahkemelerinde dava açmakta yetkili olduklarına, dava konusu Ceyhan ilçesi Küçük Kırım Mahallesi 30 ada 17 nolu parselin Kanal vasfı ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Ceyhan ilçesi Küçük Kırım Mahallesi 76 ada 24 parsel ile 30 ada 1 nolu parselin, fen bilirkişileri M.H, M.N.İ ve H.G.Ö tarafından tanzim edilen 28.06.2019 tarihli müşterek rapor ve ekindeki haritada, 76 ada 7 nolu parselden ayrılıp (M) harfi ile gösterilen 2.122,24 m²lik alan ile 76 ada 6 nolu parselden ayrılıp (L) harfi ile gösterilen 891,72 m²lik alanların birleştirilerek, toplam 3.013,96 m²lik alana 76 adanın en son parsel numarası verilerek, bu yerlerin tamamı ayrı ayrı 64 hisse kabul edilerek, bunun 4 hissesi ....kızı ..., 14 hissesi ....oğlu ..., 2 hissesi....oğlu ..., 3 hissesi...oğlu ..., 3 hissesi ...oğlu ..., 5 hissesi ... oğlu ..., 5 hissesi... kızı ..., 16 hissesi ....oğlu ..., 8 hissesi İ...oğlu ..., 4 hissesi ....oğlu ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişileri tarafından tanzim edilen 28.06.2019 tarihli müşterek rapor ve ekindeki haritada; 76 ada 1 nolu parselden ayrılıp, (A) harfi ile gösterilen 570,64 m² ve 76 ada 2 nolu parselden ayrılıp, B harfi ile gösterilen 686,14 m² ve 76 ada 3 nolu parselden ayrılıp, (C) harfi ile gösterilen 502,41 m² ve 76 ada 4 nolu parselden ayrılıp, (D) harfi ile gösterilen 567,81 m² ve 76 ada 5 nolu parselden ayrılıp, (E) harfi ile gösterilen 491,82 m²lik alanlar kıyı kenar çizgisinde kaldığından, bu kısımların kıyı kenar çizgisi olarak terkinine; 76 ada 1 nolu parsel miktarı 13.556,36 m² olarak ...oğlu ... ve 76 ada 2 nolu parsel miktarı 6.627,86 m² olarak Mustafa oğlu ... ve 76 ada 3 nolu parsel 6611,59m² olarak ... oğlu .... ve 76 ada 4 nolu parsel 8.590,19 m² olarak .... oğlu ... ve 76 ada 5 nolu parsel 2.583,18 m² olarak ....oğlu ... ve 76 ada 6 nolu parsel 1.131,28 m² olarak ... oğlu ... mirasçıları ve 76 ada 7 nolu parsel 5.692,76 m² olarak ....eşi ve .... kızı .... adlarına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, hüküm, davacı Hazine vekili davalı ... ... vekili ve müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Asli müdahiller ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen önceki günlü hükümlerde de asli müdahillerin davası yönünden görevsizlik kararı verilmiş olup, hükümler, anılan müdahiller tarafından temyiz edilmemiş, yeni kurulan hükümle de aleyhlerine yeni bir hukuki durum oluşmamıştır. Açıklanan sebeple, adı geçenlerin temyiz inceleme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı Hazine vekili ile davalı ... ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; çekişmeli taşınmazların bir bölümünün dayanak tapu kaydı kapsamında kalıp, tarım arazisi olduğu, bir bölümünün ise kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ne var ki, bozma kararına uyulmasına rağmen, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, önceki bozma ilamında, tespite esas alınan Ağustos 1978 tarihli ve 39 numaralı tapu kaydının ifraz yoluyla oluştuğu ve haritası olduğu halde ifraza ilişkin haritanın zemine uygulanarak kapsamının belirlenmediği üzerinde durularak, ifraz krokisinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 20/A maddesi gereğince yerel bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi aracılığı ile zemine uygulanması, kapsamının belirlenmesi, fen bilirkişisine ifraz haritası ve kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle yapılan uygulamayı, tapu kaydının kapsamını ve sınırlarını ayrıntılı olarak gösterecek şekilde, keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı harita düzenlettirilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece keşif sonrası alınan 28.06.2019 tarihli bilirkişi raporuna ek krokiye göre, tapu kaydı kapsamı belirlenmiş ise de, ilgili kroki incelendiğinde, 39 numaralı tapu kaydı sınırı ile ifraz krokisindeki sınırların nerede başlayıp nerede bittiği ve hangi taşınmazları kapsadığı denetime elverişli olarak belirlenmemiş, gerek tapu kaydının gerekse tapu ifraz krokisinin eski tarihli olması nazara alındığında, 1948 tarihli Ceyhan Nehri yatağının sınırları ile ifraz krokisi ve tapu kaydı sınırlarının uyumlu olmadığı anlaşılmasına rağmen, bu husus üzerinde durulmamış, 39 numaralı tapu kaydının miktarı ile bilirkişi raporundaki miktarlar arasındaki uyumsuzluğa da değinilmemiştir. Eksik inceleme ve hükmüne uyulan bozma ilamı gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmesi doğru değildir. O halde doğru sonuca varılabilmesi için yapılması gereken; öncelikle 1948 yılına ait hava fotoğrafları dosya arasına alınmalı, sonrasında yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarının katılımı ile mahallinde yeniden keşif yapılmalı, ifraz krokisi 3402 sayılı Kanun'un 20/A maddesi gereğince yerel bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi aracılığı ile zemine uygulanmalı, kapsamı belirlenmeli, fen bilirkişisine ifraz haritası, kadastro paftası ve 1948 tarihli Ceyhan Nehri sınırları çakıştırılmak suretiyle yapılan uygulamayı, tapu kaydının kapsamını ve sınırlarını ayrıntılı olarak ve farklı renklerle gösterecek şekilde, keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı harita düzenlettirilmeli, bu şekilde tapu kaydının kapsamı denetime elverişli olacak şekilde belirlenmeli, tapu kaydı kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümleri yönünden ise, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin hava fotoğrafları ile yüksek çözünürlüklü uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına konulmalı, bundan sonra, ziraat mühendisi bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 3 kişilik jeoloji bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımı ile keşif yapılarak, jeoloji bilirkişi raporu ile taşınmazların aktif dere yatağı özelliğini ne zaman kaybettiği tespit edildikten sonra davalılar ve temyiz eden katılanlar yönünden, zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmayacağı tartışılıp, sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.
Yine, bozma öncesi alınan fen bilirkişi raporunda 76 ada 1, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların gerçek yüzölçümleri belirtildiği halde, 30.12.2019 tarihli ek raporda ve hükümde, bahsi geçen taşınmazlar yönünden taşınmazların gerçek miktarı üzerinde durulmaması da doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, Mahkemece, bozmadan önce verilen hükmün sadece, asli müdahiller, ..., ..., ... ve ... mirasçıları tarafından temyiz edildiği düşünülmeden ve temyiz edilmeyerek bozma kapsamı dışında kalan yönler de göz önüne alınmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi müdahiller vekilinin yargılama sırasında 76 ada 3, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olan davalarından feragat edildiğine dair beyanının da dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahiller vekilinin temyiz inceleme isteminin REDDİNE,
(2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekili ile davalı ... ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz eden ... ve müştereklerinden alınmasına,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden ... ...'e iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.