İçtihatYargıtay1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2022/7985 · K. 2024/7379
- Esas No
- 2022/7985
- Karar No
- 2024/7379
- Karar Tarihi
- 06.11.2024
Karar Metni
1. Ceza Dairesi 2022/7985 E. , 2024/7379 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1833 E., 2021/1981 K.
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye azmettirme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2-a, g maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafileri duruşmalı inceleme taleplerinin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2020/190 Esas, 2021/260 Karar sayılı kararı ile;
A.Sanık ... hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürmeye azmettirme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine,
B.Sanık ... hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 82/1-a, 29, 62/1, 53, 63. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
C.Sanıklar ... ve ... hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37/1, 82/1-a, 62/1, 53, 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.12.2021 tarihli ve 2021/1833 Esas, 2021/1981 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a bendi uyarınca ücreti vekalet yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Nedenleri Özetle; eksik incelemeye, tasarlama kastının bulunmadığına, suç vasfının hatalı belirlendiğine, hatalı kabul ve delil değerlendirmesine, iştirak iradesinin bulunmadığına, sanıklar ... ve ...'nun eylemlerinin yardım etme kapsamında kaldığına ilişkindir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Nedenleri Özetle; sanık ... hakkında kasten öldürmeye azmettirme suçundan verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, suçun sübut bulduğuna, sanık ... yönünden şartları oluşmayan haksız tahrik hükümlerinin uygulandığına, eksik incelemeye ve takdiri indirim nedenlerine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanıklar ..., ... ve ... tarafından belli bir hazırlıkla tasarlanarak gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptandığı, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket etmek suretiyle fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları, buna bağlı olarak her bir sanığın 5237 sayılı
Kanun'un 37/1. maddesi uyarınca sorumlu tutulmalarında ve suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren sanıkların fail olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sanık ... hakkında uygulanan haksız tahrik hükmü yönünden maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, suç vasıfları ve yaptırımların doğru şekilde belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye azmettirme suçundan elde edilen delillerin 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca mahkumiyetine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılındığından verilen beraat hükmünde isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.12.2021 tarihli ve 2021/1833 Esas, 2021/1981 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilinde öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanıklar ... ve ... yönünden oy çokluğuyla; sanıklar İsmail ve ... yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda suça iştirakte, faillik ve şeriklik ayrımı öngörülmüş, azmettirme ve yardım etme şeriklik kavramı içinde değerlendirilmiştir.
Kanun’un 37. maddesindeki;
"(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.
(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası,üçte birden yarısına kadar artırılır" şeklindeki hüküm ile maddenin birinci fıkrasında müşterek faillik, ikinci fıkrasında ise dolaylı faillik düzenlenmiştir.
Kanun’da suç olarak tanımlanan fiilin, birden fazla suç ortağı tarafından iştirak hâlinde gerçekleştirilmesi durumunda TCK’nin 37/1. maddesinde düzenlenen müşterek faillik söz konusu olacaktır.
Öğretideki görüşler de dikkate alındığında müşterek faillik için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:
1- Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalıdır.
2- Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır.
Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı “fail” konumundadır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır.
"Yardım etme" ise 5237 sayılı TCK'nin 39. maddesinde;
"(1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.
(2) Aşağıdaki hâllerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:
a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek.
b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.
c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak" şeklinde,
"Bağlılık kuralı" da aynı Kanun'un 40. maddesinde;
"(1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.
(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.
(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir" biçiminde düzenlenmiştir.
Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına “şerik” denilmekte olup, 5237 sayılı TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden 5237 sayılı Kanun’un 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır.
TCK’nın 39/2. maddesindeki düzenlemeye göre, yardım etme; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır.
1- Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım;
a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek,
b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak,
Olarak sayılmıştır.
2- Manevi yardım ise;
a) Suç işlemeye teşvik etmek,
b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek,
c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek,
d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek,
Şeklinde belirtilmiştir.
Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Zira "yardım etme"yi müşterek faillikten ayıran en önemli unsur, kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hâkimiyetinin bulunmamasıdır.
Uyuşmazlık konusunun isabetli bir şekilde çözümlenebilmesi için müşterek faillik için gereken şartlardan birisi olan "suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurma" unsurunun ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesinde fayda bulunmaktadır.
24/08/2020 olay tarihinden iki gün önce, maktul ... 'nin, sanıklar ... ve ... ve tanık ...'e ait Kaynarca ilçesinde bulunan ... Restorant isimli Restoranta giderek burada bir müddet alkol aldığı, sonra gelen hesaba itiraz ettiği, maktule eksik kalan hesabı getirmesi söylenmesi üzerine maktulün sinirlenerek ... Restorant'ta maktulün orada bulunan çalışanlar ile tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında maktulün iş yerinin ortaklarından ...'e "sen kimsin, a... koyduğumun" diyerek hakaret ettiği ve "benden habersiz Kaynarca'da kimse iş yapamaz, siz kimsiniz" diyerek tehdit ettiği, burada bulunan çalışanlar ile sanıklar ... ile ...'ın maktulü darp ettikleri, maktulün eve giderek aldığı bıçakla ... Restorant'a geri döndüğü ve maktulün burada yeniden çalışanlar ve iş yeri sahipleriyle tartışarak kavga olayının yeniden başladığı, kavga sırasında bu kez maktul ... 'nin üzerinde bulunan bıçağı sanık ...'a sallayarak bacağından yaraladığı, tartışmanın dışarıya taştığı, maktul ... 'nin "hepinizi öldüreceğim, keseceğim," diyerek orada bulunanları tehdit ederek olayın bu şekilde sonlandığı, Emniyet Amirliği'nde adli işlemler yapıldığı sırada ise, maktul ... 'nin Emniyet Amirliğinin camlarının kırarak zarar verdiği, bu dosyada maktul ile iş yeri çalışanlarının birbirlerinden şikayetçi olmadıkları yani ... ve ...'ın maktulden şikayetçi olmadığı, maktulün de onlardan şikayetçi olmadığını ifade ettiği ,
Sanık ...'ın maktulü çevreden soruşturduğu, olay tarihinden önceki gün 23/08/2020 tarihinde diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte Kaynarca ilçesinde bulunan ... Pastanesi'nde buluştukları, tanık ...'ın da sanıkların yanına geldiği, sanıkların önceki gün restorantta meydana gelen bıçaklanma olayını konuştukları,
Sanık ...'ın duruşmada tevil yollu ikrar içeren kendi beyanında; "... dövebilirim," dediği, sanık ...'ın da sanık ...'e "ben senin yanında dururum, sizi ayırırım." dediği, sanık ...'in sanık ...'na da konuşma sırasında "yanımda durur musun, ayağım sakat" dediği, sanık ...'nun da sanık ...'e "yanında dururum" diye cevap verdiği ve arabada tüfeği sanıklar ... ve ...'ın gördüğünü ifade ettiği,
Yine sanık ...'nun duruşmada; pastanede otururken sanık ...'in "benim ... dövmem lazım" dediğini, sanık ...'ın da bu söz üzerine, "sıkıntı yok amca oğlu, gerekirse döveriz." dediğini, arabada tüfeği gördüğünü, sanık ...'in kendisine ait olduğunu, tamire götüreceğini kendilerine söylediğini ifade ettiği,
Sanık ...'ın duruşmada; "top sahasının orada, tuvalet ihtiyacından sonra arabada iken, sanık ...'in kendilerine, "... aradım. Kavga edeceğim. Yoksa beni öldürecek. Gözünü korkutmam lazım." dediğini, sanık ... ile birlikte kendisinin de "tamam" dediklerini ifade ettiği,
Yine sanık ...'ın soruşturmadaki beyanında ise; yine olay günü olaydan önce ... ve ... ile arabada gezerken ...'in yanında silah olduğunu sorduğunda ...'in kendisine "Instagram, snop falan atarız." dediğini, kendisine ait "..." isimli ınstagram hesabının olduğunu, burada arabada çektikleri videoyu paylaştığını, 3-4 saat sonra da sildiğini ifade ettiği,
Böylece sanıkların eylemi önceden tasarlayarak, planlayarak karar aldıkları, olay günü de sanık ...'ın motosikletle dedesinin evine giderek, dedesine ait suçta kullandığı pompalı av tüfeğini aldığı, sonra sanık ... ile sanık ...'ın buluştukları ve motosiklet ile Kaynarca merkezde bulunan aile çay bahçesine gittikleri, burada sanık ...'ın, sanık ...'nu arayarak kendilerini arabasıyla almasını istediği, sanık ...'nun 54 NC 961 plakalı aracı ile sanıkların bulunduğu çay bahçesine geldiği ve burada yaklaşık 15 dakika kaldıktan sonra araçla birlikte çıktıkları, araçla bir süre gezdikleri, araç içerisinde alkol alıp, 26.08.2020 tarihle görüntü izleme tutanağı ve sanık ...'ın soruşturma ifadesi ile sabit olduğu üzere, sanık ...'ın telefonunda kendine ait "..." isimli Instagram hesabından olay günü paylaştığı 45 sn'lik videoda sanıkların Tofaş marka araç içerisinde olduğu, sanık ...'ın aracın arka koltuğunda olduğu, ön yolcu koltuğunda sanık ...'ın olduğunun anlaşıldığı ve ön koltukta oturan sanığın bacak arasında, koltuğun üstünde siyah renkte bir tabanca ile bir av tüfeğinin olduğunun anlaşıldığı ve sanık ...'in de "Herkes Allaha Emanet" @... şeklindeki paylaşımı yaptığı, ardından sanıkların ilçe merkezinde bulunan Stad caddesi üzerindeki top sahasına gittikleri, sanıkların yaptıkları plan gereği, sanık ...'ın çiğ köfte dükkanı olan maktul ... 'yi arayarak 3 çiğ köfte siparişi verdiği, araç şoförünün sanık ... olduğu, sanık ... ve sanık ...'in de yine araç içerisinde oldukları, sanık ...'ın yanında bulunan av tüfeğini mekanizmasını kurduğu ve sanıkların top sahasının olduğu yerde maktulün gelişini 5-10 dakika bekledikleri , maktulün verilen siparişleri istenen adrese teslim etmek üzere motosikletiyle olay yerine geldiğinde, sanık ...'ın av tüfeği ile maktule kriminal rapora göre yakın atış mesafesinde iki kez ateş ederek av tüfeğiyle vurduğu, olaydan sonra sanıkların ...'nun kullandığı araçla olay yerinden hızla kaçtıkları, sonra sanık ...'ın babası tarafından polise teslim edildiği ardından diğer sanıklar ...'nun yakalandığı, sanık ...'ın ise İstanbul'a gelerek teslim olduğu,
Sanıklar ..., ... ve ...'ın olayı planlayarak ve tasarlayarak eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek iştirak halinde işledikleri, maktulün sanık ...'i bıçakladığı ilk olayın olduğu 22/08/2020 tarihinden sonra sanık ...'in maktulden intikamını almaya karar verdiği ve sanıklar ... ile ...'la bu konuyu olaydan bir gün önce pastanede buluşarak konuştuğu, sanıklar ... ile ...'ın sanık ...'in yanında olacaklarını ve intikamını alacaklarını ifade ederek birlikte karar aldıkları, böylece sanıklar ..., ... ve ...'ın olaydan bir gün önce karar alarak 24 saatten fazla makul süre geçtiği halde eylemlerini yapmakta ısrar ederek olay günü de buluşarak olaydan önce video kaydı dahi yaparak soğuk kanlılıkla hareket ettikleri, maktulü müşteri gibi arayarak 3 adet çiğ köfte siparişi vererek maktule tuzak kurarak eylemlerini tasarlayarak icra ettikleri kabul edilerek,
Sanıklar ... ile ...'ın TCK'nin 82/1-a ve 62. maddelerince müebbet hapis cezalandırılmalarına, ve ayrıca Maktulün sanıklar ... ile ...'na yönelik herhangi bir haksız eyleminin olmadığı, ...'a yönelik haksız tahrik hükümlerinin şahsa bağlı hükümler olduğu, sanıklar arasında herhangi bir akrabalık olmadığı, bu nedenle sanıklar ... ve ...'na haksız tahrik hükümleri uygulanmamış ise de;
Sanıklar ... ve ... ile maktul arasında olay öncesinde herhangi bir husumet bulunmadığı, dolayısıyla bu sanıkların maktulü öldürmeleri için herhangi bir sebeplerinin de bulunmadığı, bu itibarla bu sanıkların arkadaşları olan sanık ...'ın kendilerini çağırıp maktul ile aralarında geçen ve kendisinin de yaralanmasına neden olan iki gün önceki olay sebebiyle maktule karşı yapmak istediklerini anlatıp onlardan destek talep etmesi üzerine sanıklar ... ve ...'in de sanık ...'in hatırına binaen bu olaya katıldıkları, olay sırasında aracı kullanan ... ile aracın sağ ön koltuğunda oturan sanık ...'ın ellerinde veya üzerlerin de silah olup olmadığının da belli olmadığı, asıl problemin maktul ile bu sanıkların kendi aralarında değil sanık ... ile maktulün aralarında geçen hadiseden kaynaklandığı, sanık ...'in daha önce kararlaştırılan maktule kendisi tarafından ateş edilmesinden vazgeçmesi durumunda diğer sanıklar ... ve ...'in maktule ateş etmemelerinin çok büyük ihtimal dahilinde olduğu,
Sanıklar ... ve ...'in araç içerisinde bulunmalarından ibaret eylemlerinin "suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurma" unsurunu taşımadığı,
Sanık ...'in olay yerine yaya veya başka bir araçla gelip gitmesinin veya maktülü başka bir yerde pusu kurarak öldürmesinin pekala rahatlıkla mümkün olabileceği,
Sanıklar ... ve ...'in bu olaya katılmalarının olay yerine sanık ... ile birlikte gelerek araç içerisinde bulunmak ve olay sonrası araçla beraber olay yerinden ayrılmak mahiyetinde yani TCK'nin 39. maddesinde belirtilen suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sonrasında yardımda bulunarak içrasını kolaylaştırmak niteliğinde maddi ve manevi yardım olarak değerlendirilmesi
Olayın asil faili olan sanık ...'in haksız tahrikten de yaralandırılarak 20 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı halde olayın normalde tarafı olmayan ve arkadaş hatırına binaen olay yerine gelip araç içerisinde silahsız bir şekilde olaya katılan Sanıklar ... ve ...'in ise müebbet hapis cezaları ile cezalandırılmalarının Adalet hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı görüşündeyiz. 06.11.2024