Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/13509 · K. 2024/25233
10. Ceza Dairesi 2023/13509 E. , 2024/25233 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan düzenlenen iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın, "reddine" kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/31878 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65375 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65375 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2022 tarihli ve 2022/476 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar ile belirlenen tedavi ve denetimli serbestlik kararlarının infazı için gönderilen çağrı yazısı üzerine, şüphelinin süresinde müracaat etmediğinden bahisle kaydın kapatılamayacağı, ısrar koşulunun gerçekleşmes için iki kez daha uyarılı tebligat gönderildikten sonra kamu davası açılabileceği gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; Denetimli Serbestlik Yönetmeliğinin, Denetimli Serbestlik Kararlarının Yerine Getirilmesinde Genel Hükümler başlıklı 3. Bölümündeki 40/1. maddesinde yer alan"Yargı mercileri tarafından Cumhuriyet başsavcılığına gönderilen denetimli serbestlik kararları en geç üç gün içerisinde UYAP bilişim sistemine kaydedilir." şeklindeki, Tebligat başlıklı 41/1-2-3. maddesinde yer alan "(1) Denetimli serbestlik kararlarının kaydedilmesinden itibaren yükümlülere üç iş günü içerisinde yapılacak yazılı veya elektronik tebligatta, tebliğden itibaren on gün içerisinde müdürlüğe başvurulması gerektiği belirtilir. (2) Düzenlenen tebligatta, yükümlünün haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmadan müdürlüğe gelmemesi veya hakkında belirlenen yükümlülüklerin gereğini yerine getirmemesi halinde, denetimli serbestlik kararının niteliğine göre ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebileceği, seçenek yaptırım veya tedbirin hapse çevrilebileceği ya da koşullu salıverilme kararının geri alınabileceği gibi gelmemenin hukuki sonuçları yükümlüye bildirilir. (3) Usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen yükümlü on gün içerisinde müdürlüğe müracaat etmezse uyarı ve tekrar tebligat yapılmaksızın komisyonun onayından sonra kayıt kapatılarak infaz dosyası Cumhuriyet başsavcılığına geri gönderilir." şeklindeki ve Anılan Yönetmeliğin Tedavi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri ve Bu Tedbirin Yerine Getirilmesi başlıklı 5. Bölümündeki 71/4. maddesinde yer alan "Tedavi ve denetimli serbestlik kararının kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra yükümlünün müdürlüğe müracaat etmesi için tebligat çıkarılır. Müdürlüğe müracaat ettiğinde kayıt kabul bürosunda işlemleri tamamlanan yükümlülerden; a) Hakkında tedavi tedbiri verilmeksizin denetimli serbestlik tedbiri verilen yetişkinler değerlendirme ve planlama bürosuna, b) Suça sürüklenen çocuklar çocuk hizmetleri bürosuna, c) Tedavi ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri verilen tüm yükümlüler vaka sorumlusuna, yönlendirilir." şeklindeki ve 71/12. maddesinde yer alan "Denetimli serbestlik veya tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri, yükümlünün müdürlüğe müracaat ettiği tarihte başlar; kararda belirtilen sürenin sonunda biter." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yükümlüye haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmadan müdürlüğe 10 gün içerisinde başvurmamasının hukuki sonuçlarını bildiren tebligat gönderileceği, tebligata rağmen yükümlü 10 gün içerisinde müdürlüğe müracaat etmezse uyarı ve tekrar tebligat yapılmaksızın komisyonun onayından sonra kaydın kapatılacağı, müracaat edilmesi üzerine ise de kayıt işlemleri tamamlanarak yükümlünün ilgili büroya yönlendirileceği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin yükümlünün müracaat ettiği tarihte başlayacağından yükümlülüklerin ve dolayısı ile ısrar koşulunun da bu aşamadan sonra söz konusu olabileceği, müracaat öncesi kısmın ise henüz tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin başlamadan önceki bir safahat olduğu anlaşılmakla; İskenderun Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 09.06.2022 tarihli çağrı yazısının şüpheliye 17.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın çağrı yazısına rağmen anılan Müdürlüğe başvurmaması üzerine Denetimli Serbestlik Yönetmeliğinin 41/3. maddesi uyarınca uyarı ve tekrar tebligat yapılmaksızın İskenderun Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 01.07.2022 tarihli ve 2022/2203 İDDK sayılı kararı ile kaydın kapatılarak dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği ve anılan Yönetmeliğin 41/3. maddesi uyarınca yeniden tebligat yapılmasının gerekmediği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 28.10.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2022 tarihli ve 2021/16732 Soruşturma, 2021/170 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 28.04.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 31.05.2022 tarihinde İskenderun Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. İskenderun Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 01.06.2022 tarihli ve 2022/732 DS sayılı çağrı yazısının 17.06.2022 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 01.07.2022 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek 09.08.2022 tarihinde İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, C. Erteleme kararının kaldırılarak İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2022 tarihli ve 2022/18232 Soruşturma, 2022/5511 Esas, 2022/4098 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/4-a delaletiyle 191/1 ve 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2022 tarihli ve 2022/476 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile; ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verildiği, E. Cumhuriyet savcısının iddianamenin iadesi kararına itiraz etmesi üzerine, itirazı inceleyen mercii İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.11.2022 tarihli 2022/1594 değişik iş sayılı kararı ile, "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. . Şüpheli hakkında, 28.10.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 13.04.2022 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca "yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması" halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, verilen kararın 28.04.2022 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, İskenderun Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, "10 gün içerisinde başvurmadığı takdirde infaz dosyasının kapatılarak ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği, hakkında kamu davası açılacağı" şeklinde ihtarı içeren çağrı yazısının 17.06.2022 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, ancak şüphelinin müdürlüğe başvurmaması nedeniyle, İskenderun Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonun 01.07.2022 tarihli ve 2022/2203 İİDK sayılı kararı ile infaz kayıtlarının kapatılmasına karar verildiği, İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın infazı sırasında, 10.11.2021 tarihinde 31655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin üçüncü bölümünde "Denetimli Serbestlik Kararlarının Yerine Getirilmesinde Genel Hükümler" düzenlenmiş, 40. maddesinin birinci fıkrasında "Yargı mercileri tarafından Cumhuriyet başsavcılığına gönderilen denetimli serbestlik kararları en geç üç gün içinde UYAP bilişim sistemine kaydedilir" şeklindeki düzenlemeye yer verilmiş, 41. maddesinin üçüncü fıkrasında "Usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen yükümlü on gün içerisinde müdürlüğe müracaat etmezse uyarı ve tekrar tebligat yapılmaksızın komisyonun onayından sonra kayıt kapatılarak infaz dosyası Cumhuriyet başsavcılığına geri gönderilir." şeklinde düzenlenmiştir. Bu haliyle, Denetimli Serbestlik Müdürlüklerince kayıt işlemi yapıldıktan sonra yükümlünün ilk müracaatı için yükümlüye, on gün içerisinde müdürlüğe başvurulması, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmadan müdürlüğe gelmemesi halinde kaydın kapanacağına ilişkin gelmemenin hukuki sonuçlarını içeren uyarılı çağrı yazısının tebliğ edilmesi gerekmektedir. Yönetmeliğin "Yükümlülerin uyarılması" başlıklı 44 üncü maddesi düzenlemesinin ise, "Madde 44 – (1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır. (2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. (4) Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından dördüncü kez, diğer yükümlüler bakımından üçüncü kez ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılması ile ilgili sürecin başlatılacağı ve dosyanın ilgili yargı merciine gönderileceği yükümlüye ihtar edilir." şeklindedir. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra kamu davasının açılabilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması" hallerinden en azından birinin gerçekleşmesine bağlıdır. Somut olayda, şüpheli hakkında İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2022 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca yani kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle kamu davası açılmıştır. Israr şartı ise, Yönetmeliğin 44. maddesinde yer almaktadır. Israr şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin Yönetmeliğin 44. maddesinin üçüncü fıkrasına göre belirlenmesi gerekir. "Israr" şartı kovuşturma şartı olup Kanunla getirilmiş olduğundan, kanun hükmünün yönetmelikle bertaraf edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, ısrar şartının gerçekleşmediğine yönelik tespiti ve bu gerekçeyle iddianamenin iadesine karar vermesi yerindedir. Şüphelinin "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için; yükümlüye usulüne uygun bir ihtarat daha yapılmasından sonra yine müdürlüğe başvurmaması veya müdürlüğe başvurması halinde Yönetmeliğin 44. maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan ihlâllerin gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin "iddianamenin iadesi" kararının ve mercii İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin "itirazın reddi" kararının kanuna uygun olduğu anlaşıldığından; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.