Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/17993 · K. 2024/10944
7. Ceza Dairesi 2023/17993 E. , 2024/10944 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/122 E., 2023/158 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ile sanık müdafiin temyiz istekleri; eksik incelemeyle karar verildiğine, suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, sanık lehine hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
20.08.2013 tarihli tutanağa göre, yangın ihbarı üzerine 498 nolu orman bölmesinde örtü yangını çıktığının tespit edilmesi ve 21.08.2013 tarihli olay tutanağına göre, yangın ihbarı üzerine yine 498 nolu bölmeden orman yangınına müdahale edilmesi şeklinde gerçekleşen olaylarda; orman alanına yaklaşık 75 metre mesafede, tapulu tarım arazilerinin yakılması ile başlayan yangının orman sayılan yere sıçraması ile toplam 5.5 hektar orman alanında tahribat olduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık 15.02.2015 tarihli savunmasında; atılı suçları tahrik altında hata olduğunu bile bile işlediğini beyan etmişse de, sonraki beyanlarında atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, orman alanına yaklaşık 75 metre mesafede, tapulu tarım arazilerinin yakılması ile başlayan yangının orman sayılan yere sıçraması ile toplam 5.5 hektar orman alanında tahribat olduğu tespit edilmiştir. Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları, tanık beyanları, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ile müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak, Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; sanık hakkında 12.02.2015 tarihli ilk kararda 4 yıl 19 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği ve kararın sadece sanık tarafından temyiz edildiği gözetilerek, yeniden yapılan yargılama sonucu sanığa ayrı ayrı 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği ve cezada kazanılmış hakkı olduğu belirtilerek netice ceza olarak 4 yıl 19 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı göz önüne alınarak önceki hükümde yer alan sonuç cezalar üzerinden infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler tesis edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.