V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile davalılar ... ve müşterekleri vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... temyiz dilekçelerinde; dava konusu taşınmazda kendilerinin de miras payı bulunduğunu, davada davalı olarak gösterilmelerinin bu hakkı engellememesi gerektiğini, taşınmazın... mirasçıları adına tescilinin gerektiğini, davanın tereke adına açıldığını belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir.
Davalı tespit maliki mirasçıları ... ve müşterekleri vekili temyiz dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın tarafların halası .... payına düştüğünü, murisleri tespit ....’nin ondan taşınmazı satın aldığını, tapu kayıtlarının kapsamının araştırılması gerektiğini, 1972 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, .....’ın açtığı davada davacı ...’a 3/40 pay verilmesine rağmen bu davada davacılara 1/10’ar pay verilmesinin isabetsiz olduğunu, yapılan araştırmanın eksik olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 15. maddeleri,
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1. maddesi.
3. Değerlendirme
1. Kadastro sonucu; Ordu ili, .... ilçesi, .... köyünde bulunan 168 ada 30 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davalı ... ve müşerekleri vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Davalılar ... ve müştereklerinin temyiz incelemesine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın muris...'ten intikal ettiği, ...’ten intikal eden taşınmazların tüm mirasçıların katılımı ile usule uygun şekilde taksiminin bulunmadığı, taşınmazda murisin tüm mirasçılarının hakkı olduğu, ...... mirasçısı ... tarafından aynı sebeple ikame olunan Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/396 Esas sayılı dosyasında da ...'ın savunmalarına itibar edilmeyerek davacı ... lehine verilen tapu iptali ve tescil kararının Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.05.2019 tarih, 2016/7864 Esas 2019/4057 Karar sayılı ilamı ile onanarak 10.09.2019 tarihinde kesinleştiği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulü ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazın davacıların miras payı oranında iptali ile adlarına tesciline dair hüküm kurulmuş, davalılar ... ve müştereklerinin istinaf dilekçeleri ise adı geçen davalıların aleyhine bir hüküm bulunmadığı, bu kişiler tarafından usulünce açılmış bir dava bulunmadığı, kararı istinaf etmede bu davalıların hukuki yararının da bulunmadığı gerekçeleri ile reddedilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davacılar ... ve ..., dava konusu taşınmazın müşterek murislerinden intikal ettiği iddiası ile dava açmış ve taşınmazın muris...’in mirasçıları adına tescilini istemiştir. Bu hali ile dava, taşınmazın terekeye döndürülmesi talebi ile açılmış olup, bu davada terekeye temsilci atanmasına gerek bulunmamaktadır. Dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği, davalı ...’ın muristen intikal edecek payını Kadastro Mahkemesi kararı ile aldığı, diğer mirasçılar ...,...,...,.. ve ...’nin ise davacıların davasına muvafakat verdiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece ..., ..., ..., ..., ... ve ...’a da miras payları verilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacıların payı ile sınırlı olmak üzere kabul kararı verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece, değinilen husus göz ardı edilerek karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.