İçtihatYargıtay11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2023/2601 · K. 2024/12805
- Esas No
- 2023/2601
- Karar No
- 2024/12805
- Karar Tarihi
- 05.11.2024
Karar Metni
11. Ceza Dairesi 2023/2601 E. , 2024/12805 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
UYAP üzerinden yapılan incelemeye göre, sanık hakkında, aynı mükellefiyet yönünden 2008 ve 2009 takvim yıllarına ait defter ve belgelerini 2013 yılında ibraz etmediğinden bahisle, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 13/01/2014 tarih 2014/3258 Esas sayılı iddianamesi ile “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan kamu davası açıldığı, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/50 Esas, 2017/351 Karar sayılı kararı ile mahkumiyetine hükmedilerek kararın istinaf kanun yolunda kesinleştiği ve anılan dosyanın 18.11.2013 olan suç tarihinin, incelemeye konu dosyanın 16.08.2013 tarihli iddianamesinden sonra olması nedeniyle hukuki kesinti bulunduğu ve anılan dosyada farklı yıllara ilişkin belgelerin de istenmiş olduğunun anlaşılması karşısında aralarında mükerrerlik bulunmadığından ve Mahkemesince de gerekçeli kararda bu hususun değerlendirilmiş olduğu gözetilerek Tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan ve Mahkemenin 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesindeki seçenek yaptırımları uygulamayacağına dair takdiri de gözetilerek hükmün birinci paragrafından sonra gelmek üzere "7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 4. fıkrası gereğince tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı anlaşılmakla sanığın cezasında yarı oranda indirim yapılarak 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.