e-Kanune-Kanun

Hukukun dijital hafızası.

  • 01Ana Sayfa↗
  • 02Asistan↗
  • 03Nasıl çalışır↗
  • 04Planlar↗
  • 05Haberler↗
  • 06Blog↗
  • 07Hakkımızda↗
  • 08SSS↗
  • 09İletişim↗

Bilgiye ulaşın. Kaynağıyla araştırın.

Yayın İlkeleriGizlilikÇerez Politikası
e-Kanune-KanunHukukun dijital hafızası.
AsistanNasıl çalışırPlanlarHaberlerBlogHakkımızdaSSSİletişim
Oturum durumu yükleniyor…
e-Kanune-Kanun

Yürürlükteki Türk mevzuatına dayalı, madde atıflı hukuki bilgi platformu. Vatandaşlar, öğrenciler ve KOBİ’ler için.

iletisim@e-kanun.com ↗

HUKUKUN DİJİTAL HAFIZASI

Bir sorudan,
bilgiye uzanan yol.

Asistanı keşfedin ↗

Keşfet

  • Mevzuat nasıl çalışır?
  • İçtihat nasıl çalışır?
  • Hesaplama nasıl çalışır?
  • Dilekçe nasıl çalışır?

Araçlar ve kaynaklar

  • Mevzuat ve Kanunlar
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
  • Yargıtay ve Danıştay İçtihatları
  • Hukuki Hesaplama Araçları
  • Hukuk Rehberleri
  • Haberler
  • Blog
  • Dilekçe Oluşturucu

Kurumsal

  • Hakkımızda
  • Paketler ve Fiyatlar
  • Yayın İlkeleri
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • İletişim

Yasal

  • Aydınlatma Metni
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez Politikası
  • Üyelik Sözleşmesi
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Ön Bilgilendirme Formu
  • Ticari Elektronik İleti

© 2026 e-Kanun

İçtihat metinleri kamuya açık Yargıtay ve Danıştay kararlarından derlenir. Kararlar genel bilgilendirme amacıyla sunulur; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.

← İçtihat aramaya dön

Karar künyesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4283
Karar No
2025/2279
Karar Tarihi
28.05.2025
Asistana sor

Bölümler

  • I. DAVA
  • II. CEVAP
  • III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
  • IV. İSTİNAF
  • V. TEMYİZ
  • VI. KARAR

İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi28.05.2025

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2023/4283 · K. 2025/2279

Bir pasaj seçin; açılan araçtan not ekleyin veya metni vurgulayın.

6. Hukuk Dairesi         2023/4283 E.  ,  2025/2279 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/1185 E., 2023/952 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2015/144 E., 2019/412 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; davacının sahibi bulunduğu arsa üzerinde kat karşılığı inşaat yapılması için davalılardan müteahhit ... ile sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davacının sahibi olduğu arsanın %60'ını inşaat karşılığı olarak davalı müteahhit ...'e tapuda devrettiğini, müteahhidin ise sözleşmede belirtilen sürede inşaatı bitiremediğini, sözleşmeye ve imar durumuna aykırı inşaat yaptığını, iskan almadan, kat mülkiyeti oluşturmadan eksik işlerle daireleri teslim ettiğini, davalı müteahhit ...'ün sözleşmeye ve imar durumuna aykırı yaptığı inşaatın kendine düşen bağımsız bölüm sayısından fazla kişiye satış yaptığını belirterek kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, davalılar adına kayıtlı taşınmaz hisselerinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davalı gösterilen ...'ın dava tarihinden çok önce 09.02.2006 tarihinde vefat ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, binanın projesine aykırı olsa bile binada oturanların kullandığı dairelere herhangi bir itirazının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 2015/144 Esas, 2019/412 Karar, 12.11.2019 tarihli kararı ile sözleşmenin feshine dava konusu 20 parselde bulunan taşınmazdaki davalılar adına kayıtlı hisselerin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı ... mirasçıları vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde:

a. Davalının iyiniyetli olduğunu, TMK'nın 1023. maddesi gereğince iyiniyetinin korunması gerektiğini,

b. Davacının işbu davayı açmakta açıkça kötü niyetli olduğunu, 04.03.1998 tarihinde yaptığı sözleşmeye göre yaptırdığı binada müteahhidin daire sattığı kişilerle ve her şeyden önce binayı yapan müteahhit ile tam 17 sene boyunca hiçbir sorunu olmadığını, 17 senedir taşımazda herhangi bir itirazda bulunmadan ikamet etmekte olduğunu, davacının bu davayı açmasındaki tek sebebin, kesinleşen izaleyi şüyuu davasından istifade ederek tüm arsa hisselerini kendisinde toplayıp, izaleyi şüyuu ihalesinde haksız çıkar ve menfaat temin etmek olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Dairemizin, “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi halinde yükleniciden hisse veya bağımsız bölüm satın alan yahut lehine ipotek tesis edilen üçüncü kişilerin iyiniyetle tapuya güvenerek ayni hak iktisaplarının dinlenmeyeceğine..” dair içtihadından dönmek amacıyla Yargıtay Kanunu’nun 15/2-c maddesi gereğince Yargıtay Birinci Başkanlığına yaptığı başvuru neticesinde Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 16.05.2025 tarihli, 2024/1 Esas, 2025/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile Dairemizin eski içtihatlarından dönme istemi kabul edilmiştir.

16.05.2025 tarihli, 2024/1 Esas, 2025/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi,

Yargıtay Kanunu’nun 45/5.fıkrası gereğince içtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar. İçtihadı birleştirme öncesinde aksi yönde bir bozma olsa bile usuli kazanılmış hakkın istisnası olarak uygulanması gerekir.

Bu nedenle;

Hukuk sistemimizde taşınmaz mülkiyeti edinmek ancak tapu sicili ile mümkündür. Tapu sicili herkese açıktır. İlgili herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfa ve belgelerin kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini tapu memurundan isteyebilir. Tapu kütüğüne yapılmış her tescil, bir ayni hakkı karşılar. Geçerli bir tescil, sicil dışı meydana gelen bir değişiklik sonucu sonradan yolsuz tescil haline gelebilir. Bu durumda bile iyi niyetli üçüncü kişiler bakımından, tescilin olumlu hükmü uygulanır. Yani, iyi niyetli üçüncü kişilerin böyle bir tescile güvenerek kazandıkları ayni haklar korunur (TMK. m. 1023).

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, bünyesinde gayrimenkul satış vaadi ve eser sözleşmesini barındıran karma bir sözleşmedir. Bu sözleşmede arsa sahibi, sözleşmeye uygun koşullarda arsasını yükleniciye teslim etmek; yüklenici kendisine karşı edimini yerine getirdiğinde ise yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerin tapusunu ona devretmek ile yükümlüdür. Sözleşmenin diğer tarafı olan yüklenicinin edim borcu ise sözleşmede kararlaştırılan nitelikteki binayı yapıp arsa sahibine teslim etmektir. Aynı zamanda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ani edimli bir sözleşmedir. Ani edimli sözleşmenin kural olarak geriye etkili feshi ve tasfiyesi mümkündür. Geriye etkili fesihte sözleşmenin tarafları verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilirler. Uygulamada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldıktan sonra yüklenici henüz edimlerini yerine getirmeden; arsa sahibi, arsa veya kat irtifak tapularını veya bir kısmını çeşitli saiklerle yükleniciye tapuda devretmekte ve yüklenici devraldığı bağımsız bölüm veya arsa hisselerini üçüncü kişilere satmaktadır. Arsa payı veya bağımsız bölümlerin satılmasından sonra yüklenici edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin geriye etkili feshi talep edilebilmektedir.

TMK’nın 3. maddesine göre, tapuya güvendiğini, iyi niyetli olduğunu beyan eden ve yükleniciden arsa payı veya bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişinin iyiniyetli olduğu Kanun gereğince karine olarak kabul edilmelidir. Aynı Kanunun 1023.maddesine göre ise tapuya güvenerek iktisap edilen ayni hakkın korunması gerekir

.

TMK’nın 3. ve 1023. maddelerine göre, yükleniciden arsa payı veya bağımsız bölüm devralan üçüncü kişi iyi niyetli ise yüklenici adına yapılan tescil başlangıçtan itibaren yolsuz olsa veya sonradan geriye etkili fesihle yolsuz hâle gelse bile devrin geçerli olacağı kabul edilmelidir. Zira tapu siciline güven ilkesi korunmazsa hukukî işlem güvenliği, dolayısıyla hukukun en temel ilkelerinden olan hukukî güvenlik ilkesi de ihlâl edilmiş olur.

Arsa sahibinin;üçüncü kişinin taşınmazı tapuda satın aldığı anda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle tapunun yükleniciye devredildiğini ve yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin geriye etkili feshi ihtimalini bildiğini ve buna rağmen taşınmazı satın aldığını veya lehine ipotek tesis ettiğini bir başka değişle üçüncü kişinin kötü niyetli olduğunu somut delil ve vakıalarla ispat etmesi halinde elbette tapunun arsa sahibine döneceğinin kabulü gerekir.

Öte yandan, arsa sahibinin yükleniciye devrettiği tapunun avans tapu olduğunun kabulü de mümkün değildir. Zira “avans tapu”kavramının Türk Medeni Kanunu ve Türk Eşya Hukuku sisteminde yerinin bulunmadığı, Doktrinde de belirtildiği gibi, arsa sahibinin yükleniciye tapu devrinin avans tapu kavramıyla açıklanamayacağı,zira tapu devrinin şarta bağlanamayacağı; dolayısıyla, yüklenici adına kayıtlı olan arsa hissesi veya bağımsız bölümün üçüncü kişiye satılmasının geçerli olduğu kabul edilmelidir.

Arsa sahibinin yükleniciye tapuyu devretmesi, yolsuz tescil olarak da değerlendirilemez. Zira aynî hakkın kurulabilmesi için yeterli olmayan ve gerçek hak sahipliğini yansıtmayan tescil, yolsuz tescildir. (TMK.1024). TMK’nın 992. maddesi hükmü gereğince, arsa sahibinin bozucu yenilik doğuran hakkını kullanarak sözleşmeden dönme anına kadar, mülkiyet hakkına sahip yüklenicinin tasarruf işleminde hiç bir hukuki sakatlık olmayacaktır. Arsa sahibi, sözleşmeden sonradan dönse bile “yolsuz tescil” iddiasıyla yükleniciden iyi niyetle ayni hak iktisap eden üçüncü kişiden tapu iptali ve tescil talep etme hakkı bulunmayacaktır.

İzah edilen nedenlerle, tapuya güvenerek yükleniciden arsa hissesi veya bağımsız bölüm satın alan yahut lehine ipotek tesis edilen iyi niyetli üçüncü kişinin TMK'nın 1023. maddesine istinaden iktisabının korunması gerekir. Ancak, arsa sahibinin TMK’nın 3/2. fıkrası gereğince, üçüncü kişinin taşınmazı satın aldığı veya lehine ipotek tesis ettiği anda, “tapunun arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye devredildiğini ve sözleşmenin geriye etkili fesih koşullarının bulunduğunu” bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispatlaması halinde arsa sahibinin tapu iptali ve tescil talebi kabul edilebilir.

Anılan İçtihadı Birleştirme ve Dairemizin yeni içtihatları doğrultusunda Mahkemece yapılacak iş; temyiz eden davalı ... açısından belirtilen şartlara göre tapuyu kendi üzerine aldığı tarih ve anda kötü niyetli olduğunun davacı tarafından ispatlanıp ispatlanmadığı araştırılarak sonucuna uygun karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde asıl davada davalı ...'a iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar metinleri kamuya açık derlemlerden veya yerel olarak eklenen kayıtlardan sunulabilir. Yargı kararlarının çoğaltılması FSEK m.31 kapsamındadır. Derlem kaynağı atıfları: Erdem/Erdem karar derlemi ve BGE-M3 chunk derlemi.