İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/4742 · K. 2024/8158
- Esas No
- 2023/4742
- Karar No
- 2024/8158
- Karar Tarihi
- 21.11.2024
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2023/4742 E. , 2024/8158 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/46 Esas, 2023/807 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/33 E., 2020/622 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.11.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 2016 yılında 37 adet MAN-TGS 18400 model çekici satın aldığını, satın alma işlemi için müvekkilinin dava dışı ... Finansman A.Ş. ile 02.09.2016 tarihli "VDF Ağır Vasıta Kredi Sözleşmesi" adı altında 36 ay geri ödemeli toplam 2.830.500 euroluk döviz endeksli kredi kullandığını, söz konusu kredinin teminatı olarak yine müvekkilinin davalı ile 01.10.2016 tarihinde "Kapalı Geri Satın Alma Sözleşmesi" akdettiğini, sözleşmenin 1. maddesi uyarınca müvekkilinin geri satın alma hakkını kullanmaya karar verdiğini ve keyfiyeti Kadıköy 26. Noterliği'nin 29.08.2019 tarih ve 49684 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirket ile ... Finansman A.Ş.'ye bildirdiğini, davalı şirkete müvekkili tarafından 37 adet çekicinin 16.09.2019 ve 17.09.2019 tarihinde 2 parti halinde teslim edildiğini, davalı satış müdürünün 11.10.2019 tarihinde müvekkiline 37 adet çekicinin toplam 10.944.507,00 TL bedel ile satın alınacağın bildirdiğini, sözleşmenin 10. maddesi uyarınca bu rakama 1.864.291,09 euronun 5,8706 TL kur ile çarpım sonucunda ulaşıldığını, davalının 1.864.291,09 euroya karşılık 10.944.507,00 TL'yi dava dışı ... Finansman A.Ş.'ye 15.10.2019 tarihinde ödediğini, oysaki ödeme tarihindeki kur karşılığı olarak davalı şirketin 12.118.824,00 TL ödeme yapması gerektiğini, davalı tarafından hiçbir yasal dayanak olmaksızın euro kurunun 5,8706 TL olarak kabul edilmesi sebebiyle müvekkilinin VDF'ye toplam 1.720.752,27 TL fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını, her ne kadar davalı tarafından sözleşmenin Türk Parası Kıymetini Korumak Hakkında 32 Sayılı karar kapsamında kaldığı iddia edilmiş ise de Hazine ve Maliye Bakanlığı Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğü'nün 17.09.2019 tarihli yazısında açıkça, 02.05.2018 tarihinde önce dövize endeksli taşıt kredisi kullanan Türkiye'de yerleşik kişiler ile krediye konu taşıtların satışını gerçekleştiren Türkiye'de yerleşik satıcılar (distribütör, yetkili satıcı vb.) arasında söz konusu krediler kapsamında akdedilmiş bulunan taşıt geri alma sözleşmeleri de döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedellerin Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesi zorunluluğunun bulunmadığının belirtildiğini, bu bağlamda davalı şirketin Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın görüşüne dahi itibar etmeyerek keyfi bir tutum sergilemesinin asla kabul edilemeyeceğini belirterek 1.174.317,00 TL'nin 15.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu edilen sözleşme incelendiğinde sözleşmeye konu edilen 37 adet aracın Euro bedel üzerinden satışının düzenlendiğinin görüleceğini, bu suretle sözleşmenin 32 sayılı Türk Parasının Kıymetinin Korunması Karar kapsamında kaldığını, müvekkili ile davacı arasında akdedilen sözleşmede müvekkilinin kefil/taahhüt eden/üstlenici ve her ne isimli olursa kredi kuruluşuna karşı yükümlülük üstlenmediğini, kredi kuruluşunun da sözleşmede taraf olmadığını, bu nedenle Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 17.09.20149 tarihli yazısının somut olayda uygulanamayacağını, yine davacının araçları teslimi sonrasında sözleşme kapsamında satışın en geç 26.09.2019 tarihinde yapılması gerektiğini, müvekkili tarafından bildirilen en son tarihin ise 04.10.2019 olduğunu, bu nedenle davacının iddiası kabul olsa dahi öncelikle 26.09.2019 tarihi değil ise en geç 04.10.2019 tarihindeki kurun baz alınması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Türk Parasının Kıymetinin Korunması Hakkında 32 sayılı karar kapsamında kaldığını iddia etmiş ise de Hazine ve Maliye Bakanlığı Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğü'nün 17.09.2019 tarihli yazısı doğrultusunda 02.05.2018 tarihinden önce 01.10.2016 tarihinde akdedilen sözleşmenin Türk Parasının Kıymetinin Korunması Hakkında 32 sayılı karar kapsamında kalmadığı, bu kabulden hareketle davalının sözleşme doğrultusunda ödeme yükümlülüğünün euro cinsinden olduğu/devam ettiği, geri alım bedelinin 1.864.291,09 euro olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davalının ödeme yaptığı 15.10.2019 tarihi itibariyle euro kurunun dikkate alınması gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında akdedilen 01.10.2016 tarihli sözleşme uyarınca davacının geri alım hakkını kullanması üzerine, sözleşmede satıcı sıfatına haiz davalının geri alım bedelini euro cinsinden ödemesi gerektiği, sözleşmenin 9.14. maddesi ile ... Finansman A.Ş.'nin lehtar olarak atandığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğü'nün 17.09.2019 tarihli yazısında açıkça, 02.05.2018 tarihinde önce dövize endeksli taşıt kredisi kullanan Türkiye'de yerleşik kişiler ile krediye konu taşıtların satışını gerçekleştiren Türkiye'de yerleşik satıcılar (distribütör, yetkili satıcı vb.) arasında söz konusu krediler kapsamında akdedilmiş bulunan taşıt geri alma sözleşmeleri de döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedellerin Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesi zorunluluğunun bulunmadığını bildirdiği, söz konusu yazı içeriğinden kredi sözleşmesinin kapalı geri satın alma sözleşmesinin tarafları arasında üçlü şekilde yapılmış olmasının şart olduğuna dair herhangi bir ayrım yapılmadığı anlaşılmış olup, mahkemece söz konusu kapalı geri satın alma sözleşmesinin Türk Parasının Kıymetinin Korunması hakkında 32 sayılı karar kapsamında kalmadığına ilişkin değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkin olup uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin 02.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren Türk Parasının Kıymetinin Korunması hakkında 32 sayılı karar kapsamında kalıp kalmadığı, sözleşmeye göre iade bedelinin ödenmesi gereken tarih, bu suretle davalının dava dışı WDF'ye (... Finansman A.Ş.'ye) eksik ödemesi nedeni ile davacının zararının olup olmadığı, var ise miktarı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.