İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2023/5790 · K. 2024/10367
- Esas No
- 2023/5790
- Karar No
- 2024/10367
- Karar Tarihi
- 05.11.2024
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2023/5790 E. , 2024/10367 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1613 E., 2022/1927 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/80 E., 2022/83 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına davacı ve davalılardan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin 5 yıldan beri ... Kargo Ltd. Şti ile Sis Hizmet Grup Ltd. Şti adi ortaklığında temizlik işçisi olarak çalıştığını, bu adi ortaklığın diğer davalı üniversitenin temizlik hizmetlerini alan taşeron firmalar olduğunu, 14.11.2016 tarihinde ... Korhan'ın iş kazası geçirdiğini, kaza sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkilinin temizlik işçisi olmasına rağmen inşaatı devam eden okul binasının lavabosunun taşınma işi yaptırılma esnasında kazanın meydana geldiğini, işveren ağır kusurlu olduğunu, iş güvenlik tedbirlerini almayan alt işveren ile kazaya sebebiyet veren taşıma emrini veren asıl işverenin kusurlu olduklarını, müvekkili ... Korhan'ın diğer müvekkili annesi ... ile birlikte oturduğunu, her ikisinin de kaza sebebiyle derin bir üzüntü ve acı yaşadıklarını, bu nedenle müvekkili (Sigortalı) ... Korhan için 10.000 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminat, müvekkili (Sigortalının Annesi) ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 263.561,63 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare ile davalı şirketler arasında kamu ihale kanunu gereğince genel temizlik hizmet alım işi sözleşmesi imzaladıklarını, ilgili sözleşme ve teknik şartname gereği dava konusu alacaklardan müvekkilinin sorumlu olamayacağını, davacı ile üniversite arasında sözleşme bulunmadığını, müvekkili yönünden husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili idareye atfedilecek herhangi bir kusur ve ihmalin bulunmadığını, kazada davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, davacı annenin manevi tazminat talebinin TBK 56 ncı maddesi gereğince reddi gerektiğini beyan ettiği görülmüştür.
2.Davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde özetle; 14.11.2016 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde müvekkili şirketlere yüklenebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, müvekkili ile diğer davalı idare arasında temizlik alım ve haşere ile mücadele hizmet alım sözleşmesi işi imzalandığını, bu sözleşmeye dayanarak müvekkili şirketin davalı idarede çalışmaya başladığını, davacıyla imzalanan görev tanımında yapacağı işlerin açıkça belirtildiğini, ayrıca iş güvenlik ve eğitimlerinin verildiğini, davacıya görev tanımı dışında herhangi bir iş ve görev verilmediğini, kaza neticesinde hastaneye sevki sağlanıp gerekli tedavilerin yapıldığını, ayrıca bedensel zarar yönünden ağır bir hasar niteliğinin de bulunmadığını, maddi ve manevi tazminat yönünden gerekli şartların oluşmadığını beyanla davanın da reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; dosyada kusur heyetinden bilirkişi raporu alınmıştır. Kusur bilirkişisi raporundan da anlaşılacağı üzere kaza 14.11.2016 tarihide davalı üniversitenin kampüs alanında meydana gelmiştir. Davalı üniversitenin temizlik işlerinin hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı adi ortaklık oluşturan şirketlere verildiği, kazazede davacı ...'ın da davalı şirketlerin oluşturduğu, adi ortaklık bünyesinde çalıştığı tespit edilmiştir. Söz konusu hizmet alım sözleşmesi kapsamındaki işler yardımcı iş niteliğindedir. Bu yüzden davalılar arasında alt üst işverenlik ilişkisi bulunmaktadır. Davacı ...'nin de aralarında bulunduğu şirket işçilerinin ekip halinde kamyon kasası üzerinde bulunun krom mutfak tezgahını, üniversite depo binasına taşıma işi yaparken krom tezgahın keskin kısmının ...'nin bilek kısmını kesme suretiyle kazalandığı anlaşılmıştır. Söz konusu işin yapıldığı esnada gerekli iş disiplini ve organizasyonunun sağlanmadığı, takip ve denetiminin yapılmadığı, kazazede işçiye doğru olarak yüklerin nasıl taşınması gerektiği ve riskleri konusunda iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin verilmediği bu nedenle davalı şirketlerin ayrı ayrı %25 kusurlu olduğu, davalı üniversitenin iş güvenlik tedbirlerini sağlamadığı, alt işveren tarafından yapılan çalışmaları yeterince izlemediği, iş disiplini ve organizasyonunu sağlamadığı, bu nedenle %20 oranında, ...'nin de; tedbirsiz davrandığı, ... güvenliğine yeterince özen göstermediği, verilen koruyu eldiveni takarak çalışmadığı, bu nedenle %30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği görülmüştür. SGK tahkikatından da işveren şirketlerin %60, üniversitenin %20, kazazede işçinin de %20 kusurlu olduğunun belirlendiği görülmüştür. Her nekadar davalı vekilince Mahkemece alınan kusur raporuna itiraz etmişse de; yargılamanın ileri aşamalarında itirazdan vazgeçtiği görülmüştür. Kusur raporu dosya içeriğine uygun düşmekle ve ek bilirkişi raporunda da; aynı değerledirmeler yapılmakla, hükme esas alındığı belirtilerek; davacı sigortalı ... Korhan lehine maddi istemi tam kabul edilerek 263.561,63 TL, manevi istemi kısmi kabul edilerek 55.000 TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı annenin yansıma manevi tazminat istemi yönünden ağır bedensel zarar oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan İzmir Katip Çelebi Rektörlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş kazası geçiren ...'nin yaralanmasının ağır nitelikte olmadığı gerekçesiyle annesi olan davacı ...'nin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İdare ile diğer davalı şirket arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 22/d maddesi uyarınca "Malzemeli Genel Temizlik Hizmet Alımı İşi" adı altında sözleşme imzalandığını, İdare'nin sözleşmeden kaynaklanan tüm borçlarını davalı şirkete aylık hakedişler halinde ödediğini, bu sebeple bu davada İdarenin davalı olamayacağını, davanın öncelikle husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı İdare'ye atfedilecek bir kusur ve ihmal bulunmadığını, davacı hakkında hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının olayın meydana gelmesinde mütefarik kusurunun bulunduğunu, manevi tazminatın değerlendirilmesinde mütefarik kusurun dikkate alınması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının Dairemizce de benimsenmiş maddi deliller ve hukuksal gerekçelere dayandığı anlaşılmakla tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacının davalı ...'nin alt işverenlerinin işçisi olarak çalıştığı, alt işverenlerin genel temizlik hizmet ihalesini aldığı ve davacının da temizlik işçisi olarak çalıştırıldığı, davalılar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci maddesindeki düzenleme doğrultusunda asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulduğu, davacı işçinin iş kazası sonucunda ... maddi ve manevi zararından davalıların dayanışmalı olarak sorumlu bulunduğu belirlendiğinden davalı Üniversite vekilinin husumet itirazı Dairemizce yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamına alınan bilirkişi heyeti raporuyla iş kazasında tarafların kusur oranlarının tespitinde hata bulunmadığı, bu kapsamda davalı Üniversiteye atfedilen kusur oranında isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. Davacı kazazede işçiye, iş kazası sebebiyle İlk Derece Mahkemesince hükmolunan manevi tazminat miktarının meydana gelmiş olan kazayla, kusur oranlarıyla ve zararla orantılı olduğu görülmekle, davalı Üniversite'nin manevi tazminatın fahiş olduğu iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi'nce davacı ...'nin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş olması istinaf konusu edilmişse de; kazazede işçinin yakınlarının manevi tazminat talep etme haklarının bulunmasına karşın, kazazede işçinin ağır bedensel zarar uğramadığı da İlk Derece Mahkemesi'nce gözetilerek, davacı annenin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan sebeplerle, davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin tüm istinaf itirazlarının yerinde olmadığı kanaatiyle, usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline atfedilen bir kusur veya ihmal olmadığını, müvekkiline de husumet yöneltilemeyeceğinden davanın husumetten reddi gerektiğini, işveren şirket personel müdürü ... talimatı doğrultusunda davacının engelliğe bağlı özel durumu nedeniyle dersliklerin ve muhtelif alanların temizliği işi ile uğraşması işi verildiği taşıma işi verilmediğini, bu kapsamda taşıma işinden kaynaklı uyuşmazlıklardan idarenin değil onu çalıştıran işverenin sorumlu tutulması gerektiğini ve aynı zamanda davacı ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemleri ve yansıma suretiyle annesinin manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir." Tazminatı alacağından sorumluluk ve tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49,50,51,52,53,54,55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir.
3. Değerlendirme
a) Davalı ... vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2022 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 107.090,00 TL olup, manevi tazminat hükmünün maddi tazminat hükümlerinden ve birbirlerinden bağımsız bir dava olarak değerlendirildiğinde, miktarlarının kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, bu hükmü temyiz eden davalı vekilinin bu hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
b) Davalı ... vekilinin maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna ve özellikle davacı sigortalıya atfedilen %30 kusur oranının dosya kapsamı ve dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, davalılara atfedilen toplam %70 oranındaki kusurdan da davalıların davacılara karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları, bu kusurun davalı ile sorumluluğu bulunduğu iddia olunan 3. kişiler arasındaki aidiyetinin ilgililer arasında açılma ihtimali bulunan rücu dava dosyasında tartışılarak sonuca bağlanmasının mümkün olması karşısında bozma sebebi yapılamayacağı gözetilerek, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, tüm temyiz itirazlarının reddiyle maddi tazminata yönelik hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Davalı ... vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının 6100 sayılı Kanun'un 352/1-b maddesi uyarınca miktardan REDDİNE,
2. Davalı ... vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi Kararının maddi tazminata ilişkin hükmünün 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Davalı harçtan muaf olduğundan harç tahsiline yer olmadığına,
4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.