İçtihatYargıtay1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/6014 · K. 2024/7471
- Esas No
- 2023/6014
- Karar No
- 2024/7471
- Karar Tarihi
- 18.11.2024
Karar Metni
1. Ceza Dairesi 2023/6014 E. , 2024/7471 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/365 E., 2023/410 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/241 Esas, 2022/783 Karar sayılı kararı ile;
Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-i, 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-i, 62, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca kazanılmış hakkı nedeniyle 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/365 Esas, 2023/410 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçun sabit olmadığına ve nitelikli öldürme suçundan cezalandırılmaması gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçun sabit olmadığına, sanığın öldürme kastının bulunmadığından suç vasfına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanıklar ... ve ...'ın birlikte alkollü içki içtikleri sırada yanlarından geçmekte olan maktulü çağırdıkları, sanık ...'in maktule cinsel bölgelerine dokunmak ve giysilerini çıkartmaya çalışmak suretiyle basit cinsel saldırıda bulunduğu, maktulün kendisine karşı koymasına sinirlenen sanık ...'in maktule tekme ve yumruklarla vurmaya başladığı, sanık ...'ın maktulün kafasına votka şişesiyle vurduğu, her iki sanığın yere düşen maktule tekme tokat vurmaya devam ettikleri, maktulün kaldırıldığı hastanede tedavi görmekteyken, künt kafa travmasına bağlı yüz kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonlar sonucu darbedilmesinden yirmi üç gün sonra öldüğü sanıkların kafatasında kemiklerde herhangi bir çökme kırığına ve lineer kırığa rastlanmadığı anlaşılan olayda, sanıklar ile maktul arasında öldürmeyi gerektirir, husumet bulunmaması, kullanılan suç aleti ve kullanış şekli, maktulün kafatası kubbe ve kaide kemiklerinde kırık bulunmaması dikkate alındığında öldürme kastı ile hareket ettiklerinin şüpheli kaldığı kanaatine varıldığından, oluşan şüphe sanıkların lehine değerlendirilerek eylemlerine bağlı kastlarının yaralamaya yönelik olduğunun kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 87/4 maddesinin ikinci cümlesi uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 61/1. maddesi uyarınca üst sınıra yakın şekilde belirlenecek temel cezalar ile mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde suç vasfında yanılgıya düşülerek nitelikli kasten öldürme suçundan hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/2365 Esas, 2023/410 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Üye ... ve Üye ...'ın temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki karşı oyları ile Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.11.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Olay günü sanıklar ..., ... ve ...'ın tenha bir yerde alkol aldıkları o sırada eşinden ayrılan ve sokaklarda yaşayan maktulün oradan geçtiği, sanık ...'in alkolün de etkisi ile maktulü yanlarına çağırdığı maktul gelince maktulün cinsel bölgesini elleyerek cinsel ilişki teklif ettiği, maktulün kabul etmemesi üzerine kafasını koltuğunun altına sıkıştırarak cinsel organını ağzına almasını istediği ve maktulün alt kıyafetlerini çıkarmaya çalıştığı, maktulün "ben gay değilim" diyerek karşı çıkması üzerine "ağzına al yoksa seni öldürürüm" diyerek tehdit ettiği ve maktulü darp etmeye başladığı, ...'nin ayırmaya çalıştığı ancak diğer sanık ...'nin de maktulü darp ederek olaya katıldığı, tüm anlatımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanıkların maktulün kafasına votka şişesi
ile vurdukları, tuğla ile vurdukları, kafasını defalarca yere çarptıkları, tekme ve yumruklarla uzunca bir süre darp ettikleri ve maktul bilincini kaybedip bayılınca olay yerinde bırakıp kaçtıkları maktulün bilinci kapalı olarak götürüldüğü hastanede hayatını kaybettiği sübut bulmuştur.
Her ne kadar sayın çoğunluk sanıkların eylemlerinin TCK 87/4 maddesi kapsamında kaldığı gerekçesi ile bozma kararı vermiş ise de bu karara katılmıyoruz şöyle ki; sanık ... maktule cinsel ilişki teklif etmiş ve maktulün kabul etmemesi üzerine maktulü öldüreceğini söyleyerek kastını ortaya koymuştur. Olay basit bir darp ya da yaralama olayı değildir. Her öldürme olayında mutlaka bıçak ya da ateşli silah kullanmaları gerekmemektedir. Ölüm neticesi başka yollarla da elde edilebilmektedir. Kaldı ki sanıkların olayda silahtan sayılan votka şişesi, tuğla gibi aletler kullandıkları sabittir. Maktulün kafasını defalarca asfalt zemine vurdukları da anlaşılmaktadır. Maktulün kaçıp kurtulmak istediğinde sanıkların maktulü yakalayarak eylemlerine devam ettikleri, maktulün bilincini kaybetmeden önce sanıklara yalvararak "yeter artık vurma" demesine rağmen vurmaya devam ettikleri, maktul bilincini kaybedip yerde baygın şekilde yatarken dahi karın bölgesine ve sıçramak suretiyle kafa bölgesine tekme ile vurdukları nazara alındığında sanıkların yaralama kastı ile değil öldürme kastı ile hareket ettiklerinin anlaşıldığı bu nedenle nitelikli kasten öldürme suçundan verilen mahkumiyet kararının onanması gerektiğini düşündüğümüzden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz. 29.11.2024