Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/6351 · K. 2024/7422
Bir pasaj seçin; açılan araçtan not ekleyin veya metni vurgulayın.
11. Hukuk Dairesi 2023/6351 E. , 2024/7422 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/107 Esas, 2023/1568 Karar
HÜKÜM :Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :209/60 E., 2019/790 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali-alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı şirketin Libya'daki inşaatlarında montajı yapılmak üzere 782.531,95 euroluk emtiayı davalı nezdinde Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalattığını, poliçelerin ... (Depodan Depoya Mal Değerinin %220'si İçin Tüm Riskleri Kapsar) ve Harp- Grev Klozunu içerdiğini, ... Klozunun eksik teslim ve teslim edilmeme hallerini de kapsadığını, aksi kararlaştırılmadıkça satıcının deposundan yükleme ile başlayıp alıcının deposuna nakil vasıtasıyla indirilmesine kadar devam ettiğini, ayrıca gemi ile yapılan taşımalarda teminatın emtianın gümrüğe giriş tarihinden itibaren 60 gün devam ettiğini, bu süre zarfında gümrükten çekilmeyen mallar için nakliyat sigortası teminatının sona erdiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 11 inci maddesi uyarınca sigorta sözleşmelerinde kapsam kapsam dahiline alınmış riskler haricinde kapsam dışı bırakılmış riskerin açıkça belirtilmesi gerektiği, belirtilmemiş olan risklerin teminat kapsamında sayılacağını, ... teminatına ilişkin olarak kapsam dışı bırakılan bir riskin belirtilmediğini, dava konusu sigortalı emtia ile ilgili olarak 60 günlük çekme süresi dolmadan yani ... teminatı sona ermeden Libya'da çıkan iç olaylar ve savaş nedeni ile Bingazi Limanı gümrük sahasının kapatıldığını, Bingazi'nin muhalif güçlerin eline geçmesi sebebi ile gümrük sahasındaki tüm emtiaya el konulduğunu, gümrük sahasında çıkışın engellendiğini, sigorta eksperi tarafından hazırlanan 12.08.2011 tarihli raporda emtianın Bingazi Liman stok sahasında tutulduğunun tespit edildiği, yeni yönetimce el konulduğu, limanda mevcut tüm emtianın millileştirme işlemlerine başlanacağı bilgisinin alındığının rapor edildiğini, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (mülga 6762 sayılı Kanun) 1420 nci maddesi uyarınca bırakma hakkı kapsamında davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak ödeme yapılmaması üzerine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, asıl taleplerin davalının itirazının iptali talebine ilişkin olduğunu, ancak bırakma şartlarının oluşmadığı ve bu nedenle davanın reddi halinde fer'i davalarının sigorta hukukundan doğan tazminat davası olduğunu, zira ... ile Harp ve Grev Klozu teminatı uyarınca çekme süresi dolmadan Libya'daki iç ayaklanma sebebi ile emtianın gümrük sahasından alıcı tarafından çekilmesinin imkansız hale geldiğini, sigortalı emtiada bir zarar gelmemiş olsa da belli bir projeye özgü hazırlanan emtianın ekonomik değerinin sıfırlandığını, sigorta hukuku açısından emtianın tamamının zayii olduğunu, bu kaybın meydana gelmesine mesnet olayın da ülkedeki iç savaş olduğunu, yukarıda belirtilen klozlarla teminat kapsamına alınan emtianın ekonomik değerini savaş, teslim edilmeme, el koyma, savaş nedeni ile zorla tutmadan dolayı kaybetmesi sebebi ile rizikonun gerçekleştiğini, davalının oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek asli davaları yönünden itirazın iptaline, fer'i talepleri yönünden asli davaya konu sigorta tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 16.07.2013 tarihli tam ıslah dilekçesi ile davalının tazminat taleplerini reddetmesi sebebi ile müvekkili şirketin ödeme dengesinin bozulduğunu, nakit ihtiyaçlarını karşılamak üzere finans kuruluşlarından kredi kullanmak zorunda kaldığını, eldeki dava açıldıktan sonra Libya'da tekrar faaliyete geçen dava dışı alıcıdan bir kısım tahsilat sağlandığını, dava dilekçesi ile talep edilen bedelin bir kısmının konusuz kaldığını ancak finans kuruluşlarından kullanılmak zorunda kalınan kredi ile müvekkilinin mal tedarik ettiği şirketlere zamanında ödeme yapamamasından dolayı vade farkı faturası ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek davalı şirketin sigorta hukukundan kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebi ile 790.510,28 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mülga 6762 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesi uyarınca bırakma hakkının gerçekleşmediğini, sigorta konusu malların ambargo edilmediğini, muharip bir devlet tarafından müsadere olunmadığını veya başka suretle bir kamu tasarrufu ile alıkonmadığını, ... kaydının sigorta konusu malların zıyaı veya hasarına sebebiyet verecek tüm risklerden bazılarını istisna edilemeyeceği anlamına gelmediğini, sigortalı malların depodan depoya taşınmadığını, çıkış ve giriş depolarının adreslerinin beyan edilip yazılmadığını, hareket ve varış noktalarının liman olduğunun poliçede belirtildiğini, dava dışı alıcının malı hangi sebeplerle teslim almadığının dava konusu uyuşmazlık bakımından öneminin olmadığını, davacının sigortalı malları kurtarmak, zararı önlemek, azalatmak için 6762 sayılı Kanun'un 1293 ve 1377 nci maddeleri kapsamında girişimde bulunmadığını, davacının bırakma hakkı dışında da herhangi bir sigorta tazminatı talep edemeyeceğini, davacı tarafından alınan hasar eksper raporuna itibar edilemeyeceğini, ıslaha konu alacak iddialarının talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava açılış tarihi itibarı ile uyuşmazlığa mülga 6762 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, taraflar arasında davacının Libya'daki alıcısına satışını ve montajını üstlendiği emtianın İzmir Limanı'ndan Bingazi Limanı'na taşınması sırasında emtianın taşıma rizikolarına karşı sigorta güvencesi verilmesi yönünde geçerli sözleşmeler imzalandığı, bu emtianın hasarsız şekilde ve süresinde taşındığı, varış yeri Bingazi Limanı'na teslim edildiğinin tarafların kabulünde olduğu, davacının 6762 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesi uyarınca bırakma koşullarının gerçekleştiğini, ayrıca, Libya'daki iç karışıklıklar nedeniyle davalının sorumluluğunun doğduğunu ileri sürdüğü, bahsekonu hüküm uyarınca, sigorta ettirenin, sigortalı mal üzerindeki haklarını, sigortacıya devrederek sigorta bedelinin tamamını talep edebilmesi için gemi veya malların ambargo edilmiş, muharip bir devlet tarafından müsadere olunmuş veya başka bir suretle bir amme tasarrufuyla alıkonulmuş, yahut deniz haydutları tarafından zaptedilmiş olması sebebiyle sigortanın mevzuu olan şey tehlikeye maruz bulunması ve bu olayların madde hükmündeki coğrafi alanlarda gerçekleşmesinin zorunlu olup, sigortalı emtianın Bingazi Limanı'na tesliminden sonra davacı veya dava dışı alıcı tarafından gümrükten, çıkan olaylar nedeniyle çekilemediğine dair dosyada tahmine dayalı ekspertiz raporu dışında başkaca bir delil bulunmadığı, Libya'da iç karışıklık sabit ise de Bingazi Limanı'ndaki emtianın 6762 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinde açıklandığı şekilde zaptedilmesi veya sigortanın mevzuu olan emtianın tehlikeye maruz kaldığının ispat edilemediği, kaldı ki, davadan sonra alıcısı tarafından emtianın çekildiği, davacıya bir kısım bedel ödendiği, zaptetme veya millileştirmenin vukuu bulmadığı, poliçeye göre böyle bir durum gerçekleşmiş olsa bile, davalı tarafından harp ve grev risklerine ilişkin teminatın, boşaltma limanında sona ermek üzere verildiği, Bingazi Limanı'na emtianın teslim edildiği, teslim ile birlikte savaş, iç karışıklık vs durum ile ilgili olarak davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, teminata dahil Instıtue ... ve Instıtue Strike Clauses, ve Instıtue War Cancelletion Clauses gereği poliçedeki harp ve grev riskinin uğranacak zararın limanda teslim anına kadar geçecek süre ile sınırlı olduğu, emtia Bingazi Limanı'nda teslim edilmekle sorumluluğun sona erdiği, ıslah edilen hali ile inceleme yapılması için, davalının öncelikle bir sorumluluğunun doğması gerektiği, ancak davacının davasının sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, Bingazi Limanı'na teslim edilen emtianın zaptedilmesi veya sigortanın mevzuu olan emtianın tehlikeye maruz kaldığının ispat edilemediği, davadan sonra alıcısı tarafından emtianın çekildiği ve davacıya bir kısım bedel ödendiğinin davacının da kabulünde olduğu, zaptetme veya millileştirmenin vukuu bulmadığı, davalı tarafça sigorta hukukundan doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden zarar oluştuğunun ispatlanmadığı, gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmesine göre istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafından yurt dışındaki alıcı için deniz yoluyla taşınan davalı nezdinde sigortalı emtiadan dolayı bırakma hakkına dayalı talep olunan zararın ödenmemesi sebebi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, bırakma hakkı şartlarının oluşmadığı kanaatine varılırsa aynı bedelin sigorta hukuku kapsamında davalıdan tazmini; ıslah ile de davalının ödeme yapmamasından kaynaklı olarak davacının kullanmak zorunda kaldığı krediler ve vade farkı faturalarından doğan zararın tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6762 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesi.
3.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.