IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan müteveffanın %40 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği raporda kusur değerlendirilmesinin hatalı yapıldığını, raporda davalı tarafça dosyaya sunulan iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğine dair belgeden hareket edilerek bu kusur oranı atfedilmiş ise de gerekli eğitimin verildiğine dair belgenin sahte olduğunun açığa çıktığını, söz konusu belge sahte olmasına rağmen gerekli eğitimin verildiğinden bahisle atfedilen kusur oranında değişiklik yapılmadığını, haliyle kusurun tamamının davalıya ait olması gerekirken %40 oranında müteveffaya kusur yükletilmiş olmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda muteveffaya dair kusur değerlendirilmesi yapılırken yaşına ve tecrübesine dayanıldığını, müteveffanın mezkur iş yerinde çalışma süresi ve pozisyonu dikkate alındığında yine önceki iş tecrübesi gözetildiğinde davalının iş sağlığı ve güvenliğine dair eğitimler vermediği halde vermiş gibi göstermesi dolayısıyla karşılaştığı olaya işin gerektirdiği gibi müdahale etmesinin beklenemeyeceğini, kaldı ki ... ile aynı iş yerinde çalışan tanık Ziraat Mühendisi ...'ın ifadesinde aynen; "..... ve ... ... ile birlikte ahıra girdiklerini, yerleştirirken padoktan kaçan hayvanın aniden kendisine saldırdığını, kendisinin kaçarak kurtulduğunu bu sırada hayvanın ters taraf koşarak müteveffanın göğsüne vurduğunu.." belirttiğini, dolayısıyla gerçekleşme şekli itibariyle müvekkilinin kaçmasının mümkün olmadığı bu haliyle kendisine kusur atfının mümkün olmadığını, davalının iş güvenliğine dair gerekli önlemeleri almayarak ve büyük hayvanın niteliğine göre kaçmasını engelleyecek şekilde bariyer yapılmamış olmasının kazanın gerçekleşmesinde temel etken olduğunu, davalı tarafın iş sağlığı ve güvenliğine dair eğitim verildiğini iddia ettikleri dayanak belgenin aslını dosyaya sunamadığını, belgenin aslının dosyaya sunulmayarak sahtelik iddiasının kabul edildiğini, müteveffanın davacı ... ile müşterek 3 çocuğu bulunduğunu, en küçük çocuklarının dava konusu olay yaşandığında henüz iki yaşında olup babasının vefatını idrak edebilecek bir yaşta olmadığını, diğer çocukların da okul çağında olduklarını, davacıların uğradığı bu denli büyük manevi zarara kıyasla hükmedilen tazminatın çok cüzi kaldığını, davacı ... hariç diğer davacılar yönünden uğranılan manevi zarar karşısında manevi tazminatın eksik oluğunu, dava dilekçesinde cenaze ve defin giderleri talep edildiğini, Mahkemece yapılması gerekenin müteveffanın dini inancı ve sosyo-ekonomik durumuna uygun düşecek miktarın bilirkişilerce belirlenmesi olduğu halde masraflara dair belgelendirme talep edildiğini, eksik araştırma ile taleplerinin reddedildiğini belirtilerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olay tarihinde 36 yaşında olan müteveffanın sığır ve manda yetiştiriciliği yapan iş yerinde, hayvanların yerleştirildiği padok kısmından kaçan büyükbaş hayvanın göğsünden vurması ve düşürmesi neticesinde vefat ettiği; SGK Teftiş raporunda, olayın iş kazası olduğu, işverenin %60 ve işçinin %40 oranında ağır kusurunun bulunduğunun belirlendiği; Ankara Batı 12.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/15 Esas sayılı dava dosyasında taksirle ölüme neden olma suçu kapsamında davalı şirket yetkilisi Ayhan Atalay'ın asli kusurlu (işçinin tali kusurlu) olduğu belirtilerek cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, dosya kapsamında mevcut Savcılık aşamasında alınan iş güvenliği uzmanı raporunda, padok korkulukları arasından koridora kaçan boğanın ... ve diğer işçiler tarafından yerine sokulmak istendiği, müteveffanın elinde sopa ile boğanın üzerine doğru gittiği, boğanın işçiye saldırarak yere düşürdüğü ve üzerinden geçtiğinin belirtildiği ve dosyada fotoğraf haline getirilmiş kamera kayıtlarının mevcut olduğu; hükme esas alınan 13.01.2020 ve 25.11.2020 tarihli farklı heyet raporlarında, işçiye davranışını değiştirecek nitelikte eğitim verilmemiş olması, yeterli denetim mekanizmasının bulunmaması, hayvanın boyutuna göre kaçmasının engelleyecek bariyerlerin yapılmaması sebebi ile işverenin %60 ve hayvanın sakinleşmesini beklemeyen, uzun yoldan gelmesi sebebi ile hırçın olan hayvanın önünden uzaklaşmayan işçinin %40 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği anlaşılmış olup, özellikle olaya dair kamera kayıtlarının fotoğraf haline getirilen görüntülerinde işçinin kaçan büyükbaş hayvanın önünde elinde bir sopa ile bekleyerek, üzerine doğru gittiği nazara alınarak kusur raporundaki tespitlerin oluşa uygun olduğu kanaatine varılmış, bu anlamda davalı tarafça asılları ibraz edilemeyen iş güvenliği eğitimine dair evrakların sahteliği konusunda araştırma yapılmasının sonuca etki etmeyeceği, işçinin davranışının ve kusurunun kamera kayıtları ile sabit olduğu neticesine ulaşılmış; davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının ... işçinin yaşı, kusur durumu, iş göremezlik oranı ve olayın gerçekleşmesi çerçevesinde hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmış; cenaze ve defin giderleri konusundaki Mahkeme kararının yerinde olduğu, davalının bu kapsamda sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmiş, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.