İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/10112 · K. 2024/11880
- Esas No
- 2024/10112
- Karar No
- 2024/11880
- Karar Tarihi
- 27.11.2024
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2024/10112 E. , 2024/11880 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/120 E., 2024/151 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazası tespiti ve sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1-Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı iş yerinde ... T.C. kimlik numarası ile 10.10.2015 tarihinden itibaren teknik eleman olarak çalışmaya başladığını, 14.02.2017 tarihinde müvekkil duvar yıkım işinde çalışırken iş kazası geçirdiğini, bu kaza sonucunda müvekkilin ayak bileği ve ayak düzeyindeki eklemlerinde çıkık meydana geldiğini, iş kazası geçirdiğini, kazadan sonra ayağında ağrı hissetmeye başladığını, bu durumu şefi ... ...'a bildirdiğini, şef ... ... da durumu departman müdürü ...'a bildireceğini söylediğini ancak sonrasında davalı şirket yetkilileri tarafından hiçbir işlem yapılmadığını, müvekkilinin kazadan sonra kendisinin Medical Park Hastanesinden randevu aldığını, hastaneye başvurduğunda iş kazası geçirdiğini söylediğini, müvekkilinin yapılan muayenesinde eklem ve ligamentlerinin çıkık olduğu ve damarda kopukluk olduğu yönünde teşhis konulduğunu, müvekkiline geçirmiş olduğu bu iş kazası nedeniyle 66 gün rapor verildiğini, iş kazası nedeniyle müvekkilinin ayağı 29 gün boyunca alçıda kaldığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle sırasıyla Medical Park, Darıca Hospital Park, Anadolu Hastanesi, ... Devlet Hastanesi ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Derince Eğitim ve Araştırma hastanelerinde tedavi gördüğünü, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 15.12.2017 tarihli rapor ile müvekkiline geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle % 8 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle davalı işverenlik tarafından müvekkil ile hiçbir şekilde ilgilenilmediğini, davalı işverence hastaneye veya Kuruma iş kazası bildirimi yapılmadığını, aksine kötü niyetli olarak müvekkilinin iş akdinin sona erdirildiğini, müvekkilin meydana gelen olayda hiçbir kusuru bulunmadığını, kusurun tamamının davalı işverende olduğunu, davalı işveren tarafından iş yerinde alınması gerekli olan iş sağlığı ve işçi güvenliği önlemleri alınmadığını, işveren tarafından gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri verilmediğini, işçiler koruyucu donanımları tam olarak sağlanmadan işçi sağlığı ve güvenliği açısından oldukça eksik koşullarda yoğun bir tempo ile çalıştırıldığını iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak daha önceden müvekkil tarafından davalı iş yerine iletilen tavsiyeler iş veren tarafından dikkate alınmadığını ve sonuçta davaya konu 14.02.2017 tarihli iş kazasının meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğunu, bu nedenlerle 14.02.2017 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespitine, davacı müvekkilinin iş kazasından kaynaklanan maluliyet derecesinin belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan kötü niyetli ve maddi çıkar sağlama amacıyla açılan davanın reddi gerektiğini, 14.02.2017 tarihinde müvekkil firmaya ait işyerinde herhangi bir iş kazası meydana gelmediğini, 14.02.2017 tarihinde iş kazası ile ilgili olarak davacı tarafından ne bağlı bulunduğu üstü ...'a ne de İnsan Kaynakları Departmanına herhangi bir bildirim olmadığını ve dört gün boyunca hiçbir bildirimde bulunmadığını ve tedavi veya kontrol için vizite kağıdı istenilmediğini, davacının rahatsızlığının sebebinin müvekkili firmada geçirdiği bir kaza olmadığını, zira müvekkiline ait işyerinde gerçekleşen bir iş kazası bulunmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın maddi ve hukuki mesnetten yoksun olması nedeni ile reddi gerektiğini, davacı zamanaşımı ve hak düşürücü süre içerisinde işbu davasını ikame etmediğinden, davanın esasa girilmeden reddi gerektiğini, davacı yanın 11.06.2019 tarihli dilekçesiyle müvekkil Kurumdan, geçirdiği iş kazası nedeni ile maluliyet tespit edilmesini talep ettiğini ancak Çayırova Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün 11.01.2019 tarihli cevabi yazısında "meydana gelen olayın iş kazası olmadığına karar verildiği" bildirildiğini, söz konusu davanın açılmasına müvekkil Kurumun sebebiyet vermediğini, müvekkili Kurumun dava konusu ile ilgili işlemlerinde mevzuata ve hukuka aykırı bir durum söz konusu olmadığını, bu sebeple haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2023 tarihli ve 2019/219 Esas, 2023/175 Karar sayılı kararıyla; "... ... 'ın davalı işyerinde teknik servis/bakım personeli olarak çalıştığı, çalışma alanının çok geniş olması ile ev ve işyerlerine yerinde hizmet verdiği dikkate alınarak işlerini yaparken toplu ulaşım aracı kullanmalarının mümkün olmadığı, işveren şirket ile yapılan sözlü anlaşmaya dayanarak işveren şirketin ödediği aylık yıpranma bedeli ve yakıt masrafı karşılığında kendisine ait aracı işlerini yaparken kullandığı, olay günü ... 'ın sabah saatlerinde işyerine geldiği, araç muayenesi sonrası servis-bakım/onarım hizmeti vereceği müşteri bilgilerini Sevda Işık'dan aldığı ve Tüvtürk'te aracını muayene ettirmek için beklediği sırada rahatsızlandığı ve kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, ... her ne kadar kendisine ait olan ... plaka sayılı aracının işini yaparken ve müşterilere yerinde hizmet vermek için bu aracı kullanıyor ise de; müteveffanın aracını çoğunlukla kendi özel işleri için de kullandığı ve kendi özel işini yaparken rahatsızlandığı anlaşıldığından; 28.03.2019 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı yasanın 13. maddesine göre iş kazası olmadığı kanaatine varılarak," davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli ve 2023/-1399 Esas, 2023/1439 Karar sayılı kararı ile davacılar vekillinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce, dosya içindeki belgelerden, davacı ... 18.02.2017 tarihinde sol ayakta burkulma, abrazyon sonrası kızarıklık yakınması ile Medical Park Hastanesine başvurduğu, Medical Park Hastanesi tarafından 18.02.2017 tarih ve saat 09.10'da düzenlenen epikriz formunda “S93.4 ayak bileğinin burkulma ve gerilmesi” ve “L30.3 Enfektif dermatif” tanıları konulduğu, ilaveten epikriz formunda radyolojik tetkikler kısmında tibia ve fibulanın distal kısımlarının normal olduğu, tibiotalar eklem genişliği ve eklem yüzeyleri, lateral ve medial malleollerin normal olduğu, kalkaneus, talus ve grafide seçilebilen diğer tarsal kemiklerin normal görünümde olduğu, kemik yapılarda belirgin fraktür hattı ve yer kaplayıcı lezyon izlenmediği belirtilmiş, davalı şirket çalışanları ..., ... , ... tarafından davalı Kuruma yazılan yazılarda "davacının ayağında sıkıntı olduğunu gördüklerini, sorduklarında duvar yıkımı sırasında ayağını sakatladığını" beyan ettiğini, tanık olarak ifadeleri alınan bordrolu çalışanlar ..., ... Tarakçı ve ...'ın ifadeleri değerlendirildiğinde davacının ayağının yaralanması şeklinde meydana gelen olayın iş kazası olduğu, Mahkemenin olayın iş kazası olmadığı şeklindeki değerlendirmesinin dosya kapsamı ile çeliştiği anlaşılmıştır... yapılan açıklamalar ışığında, Mahkemece meydana gelen olayın iş kazası olmadığı yönündeki aksi kabul ile davanın reddine dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir, gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... 18.02.2017 tarihinde sol ayakta burkulma, abrazyon sonrası kızarıklık yakınması ile Medical Park Hastanesine başvurduğu, Medical Park Hastanesi tarafından 18.02.2017 tarih ve saat 09.10'da düzenlenen epikriz formunda “S93.4 ayak bileğinin burkulma ve gerilmesi” ve “L30.3 Enfektif dermatif” tanıları konulduğu, ilaveten epikriz formunda radyolojik tetkikler kısmında tibia ve fibulanın distal kısımlarının normal olduğu, tibiotalar eklem genişliği ve eklem yüzeyleri, lateral ve medial malleollerin normal olduğu, kalkaneus, talus ve grafide seçilebilen diğer tarsal kemiklerin normal görünümde olduğu, kemik yapılarda belirgin fraktür hattı ve yer kaplayıcı lezyon izlenmediği belirtilmiş, davalı şirket çalışanları ..., ... , ... tarafından davalı Kuruma yazılan yazılarda "davacının ayağında sıkıntı olduğunu gördüklerini, sorduklarında duvar yıkımı sırasında ayağını sakatladığını" beyan ettiğini, tanık olarak ifadeleri alınan bordrolu çalışanlar ..., ... ve ...'ın ifadeleri değerlendirildiğinde davacının ayağının yaralanması şeklinde meydana gelen olayın iş kazası olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; Mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle reddi gerektiğini, Kurumun işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası ve sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, dosya kapsamına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.