IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 28.05.2013 tarih ve 2013/7611 Esas 2013/11119 Karar sayılı kararında; "dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya davalı şirketin adresini 7 gün içinde bildirmesi aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin 21.02.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 28.02.2012 tarihinde davalı şirketin adresini bildirdiği, Mahkemece davalı şirkete çıkan tebligatın davalının adresten ayrılmış olması sebebiyle iade edildiği, Mahkemece verilen kesin süreye rağmen dava dilekçesinin zorunlu unsuru olan davalı adres noksanlığının usulüne uygun bir biçimde yerine getirilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının dava dilekçesinin zorunlu unsuru olan davalı şirket adresini Mahkemeye bildirdiği gibi davalının bildirilen adresine tebligat yapılamaması halinde Mahkemece adresin ticaret sicilinden araştırılması mümkün iken bu yapılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir. Zira hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkin davalardan olup gerektiğinde re’sen yapılacak araştırma ve incelemeler ile çalışmanın niteliği ve süresi saptanmalı tüm deliller toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Yapılacak iş, öncelikle taraf teşkilini sağlamak, ardından davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğini yöntemince araştırmak, işyerinin gerçekten var olup olmadığını kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığını eksiksiz bir şekilde belirlemek, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıklarını ya da komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarını almak, çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğunu özel bir duyarlılıkla araştırarak somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." belirtilerek söz konusu karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli ve 2013/100 Esas, 2017/370 Karar sayılı kararı ile davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar verilmiştir.
C. 2 nci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 14.11.2019 tarih ve 2018/6175 Esas 2019/6908 Karar sayılı kararında; "somut olayda; Mahkemenin “davanın açılmamış sayılmasına” dair ilk kararının “davacının dava dilekçesinin zorunlu unsuru olan davalı şirket adresini Mahkemeye bildirdiği gibi davalının bildirilen adresine tebligat yapılamaması halinde Mahkemece adresin ticaret sicilinden araştırılması mümkün iken bu yapılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle Dairemizin 28.05.2013 tarihli 2013/7611 E, 11119 K sayılı ilamı ile eksik araştırma ve inceleme nedeniyle bozulduğu, Mahkemece bozmaya uyulduğu bu kez davalı şirketin iflas etmiş olması, taraf sıfatının ortadan kalkmış olması nedeniyle davacı tarafa davalı şirketin ihya edilmesi talebiyle dava açması için iki haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafça kesin süre içerisinde bu davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, davacı vekilinin bu karar üzerine verdiği temyiz dilekçesinde talebinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespitinden ibaret olduğunun anlaşıldığı, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre sigorta başlangıç tespiti davaları için Sosyal Güvenlik Kurumunun davalı gösterilmesinin yeterli kabul edildiği göz önüne alındığında,dava dilekçesindeki taleple, temyiz dilekçesi içeriğinin çelişkili olduğu, davacı talebinin açıklamaya muhtaç olduğu anlaşılmıştır.
Yapılacak iş, davacı tarafa talebinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin olup olmadığı hususu açıklattırılarak bu şekilde olduğu takdirde işin esasına girilerek mevcut delillere göre karar vermekten ibarettir." belirtilerek karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2020/29 Esas, 2021/98 Karar sayılı kararı ile
1-... Tavukçuluk A.Ş. hakkındaki davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-Davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davacının 1979 yılı Ocak ayında 10 gün, Şubat ayında 20 gün, Mart ayında 10 gün, Ekim ayında 20 gün, Kasım ayında 15 gün, Aralık ayında 26 gün olmak üzere 1979 yılında 101 gün süreyle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
E. 3 üncü Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 23.06.2022 tarih ve 2022/6988 Esas 2022/9767 Karar sayılı kararında, "dosyada kapsamına göre; "Mahkemece uyulan bozma ilamında “... somut olayda; Mahkemenin “davanın açılmamış sayılmasına” dair ilk kararının “davacının dava dilekçesinin zorunlu unsuru olan davalı şirket adresini Mahkemeye bildirdiği gibi davalının bildirilen adresine tebligat yapılamaması halinde Mahkemece adresin ticaret sicilinden araştırılması mümkün iken bu yapılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle Dairemizin 28.05.2013 tarihli 2013/7611 E, 11119 K sayılı ilamı ile eksik araştırma ve inceleme nedeniyle bozulduğu, Mahkemece bozmaya uyulduğu bu kez davalı şirketin iflas etmiş olması, taraf sıfatının ortadan kalkmış olması nedeniyle davacı tarafa davalı şirketin ihya edilmesi talebiyle dava açması için iki haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafça kesin süre içerisinde bu davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, davacı vekilinin bu karar üzerine verdiği temyiz dilekçesinde talebinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespitinden ibaret olduğunun anlaşıldığı, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre sigorta başlangıç tespiti davaları için Sosyal Güvenlik Kurumunun davalı gösterilmesinin yeterli kabul edildiği göz önüne alındığında, dava dilekçesindeki taleple, temyiz dilekçesi içeriğinin çelişkili olduğu, davacı talebinin açıklamaya muhtaç olduğu anlaşılmıştır. Yapılacak iş, davacı tarafa talebinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin olup olmadığı hususu açıklattırılarak bu şekilde olduğu takdirde işin esasına girilerek mevcut delillere göre karar vermek ”gerektiği belirtilmiştir.
Bozmaya uyulmasına karar verilmişse de bozma gereği yerine getirilmeksizin karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozma ilamı uyarınca davacının dinlendiği fakat davacının talebinin terditli olduğu, beyanından talebinin açıkça ortaya konulmadığı anlaşılmakla Mahkemece davacı tarafa talebinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin olup olmadığı hususu açıklattırılarak bu şekilde olduğu takdirde işin esasına girilip mevcut delillere göre karar verilmelidir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma kararı doğrultusunda yapılan incelemede;
1-... Tavukçuluk A.Ş. hakkındaki davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-Davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, ... T.C kimlik numaralı davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 21.04.1979 tarihi olarak tespitine, ” karar verilmiştir.