IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... İnşaat Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 07.11.2016 tarihli ve 2016/23367 Esas, 2016/24944 Karar sayılı kararı ile; davalı ... İnşaat Şirketinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, oysa somut olay bakımından davacının kıdem tazminatı talebinin belirsiz alacak davasının konusunu oluşturmayacağının anlaşıldığı, bu nedenle söz konusu talebe yönelik davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek bu talebin kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunduğu, öte yandan; davacının, ... İMKB Yatılı Bölge İlköğretim Okulunda davalı Şirket işçisi olarak okul temizliği (okul, yatakhane, yemekhane, spor salonu, çok amaçlı salon vs), öğrencilere üç öğün yemek dağıtımı vs. işlerinde hizmetli olarak çalıştığını iddia ettiği, Mahkemece dinlenen davacı tanıklarınca da davacı işçinin kalorifer işlerinde ve yaz aylarında diğer işlerle de çalıştığının beyan edildiği; ancak Mahkemece, söz konusu iddia ve beyanların tereddüte mahal verilmeyecek şekilde ortaya konarak davacının çalışma şartlarının belirlenmediğinin görüldüğü, bu itibarla davacının fiilen yaptığı iş veya işler, bunların ne şekilde yapıldığı, okulun hangi bölümlerini kapsadığı, çalışılan işyerinin kapsam ve kapasitesi, vardiya veya nöbet sisteminin bulunup bulunmadığı hususlarının tespit ve değerlendirilmesi amacıyla denetime elverişli ve ayrıntılı bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 14.10.2020 tarihli ve 2017/16 Esas, 2020/81 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada davalı Şirketten davacının çalışma dönemine ilişkin imzalı ücret bordrolarının, puantaj kayıtlarının, yıllık izin defteri veya belgelerinin fazla çalışma çizelgelerinin, hafta tatili, genel tatil, bayram tatili çizelgelerinin gönderilmesi istenilmiş, tanıklar yeniden dinlenilmiş ve bu kapsamda 11.05.2018 ve 04.11.2019 tarihli bilirkişi raporları alınmış, neticede ilk kararı davalı Bakanlığın temyiz etmemesi nedeniyle bu davalı yönünden davacı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek, davalı ... İnşaat Şirketi yönünden belirsiz alacak davası olarak açılan kıdem tazminatı alacağı talebinin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine ve 04.11.2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda talep konusu fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizin 21.10.2021 tarihli ve 2021/7048 Esas, 2021/14707 Karar sayılı kararı ile; davalı Millî Eğitim Bakanlığı vekilinin tüm, davacı ve davalı Şirket vekillerinin ise diğer temyiz itirazları reddedilerek, davalı Şirket tarafından yasal süresi geçirildikten sonra bildirilen ve davacı tarafın açıkça karşı çıkarak dinlenmesine muvafakat etmediği tanığın beyanlarına dayalı biçimde hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme dayanak alınmasının hatalı bulunduğu, Dairemizin 2021/7048 Esasına kayıtlı olarak aynı gün temyiz incelemesi yapılan davacı işçi ile birlikte aynı işyerinde, aynı işi yaptığı anlaşılan .... isimli başka bir işçinin dosyasında tümüyle farklı bir biçimde belirlenmiş olan çalışma şekline istinaden hesaplama yapıldığı; aynı dönemde, aynı işleri yapan işçilerin farklı usullerde çalışması beklenemeyeceğinden dosyaların birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hatalı bulunduğu, davacı tanıklarından işçi C.G.’nin işçilik alacaklarının tahsili talebi ile davalılar aleyhine açmış olduğu davasının Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 2016/3999 Esas sayılı dosyasında davalı Şirket yetkilisinin; işyerinin 800 öğrenci kapasiteli yatılı okul olduğu, çalıştırılan işçi sayısının yeterli olmaması nedeniyle çalışanların fazla çalışma yapmak durumunda kaldıkları, işçilerin 15 günde bir dönüşümlü olarak izne ayrıldıkları, cuma günü öğleden sonra ile pazartesi sabahı arasında 2,5 gün izinli oldukları yönünde beyanda bulunduğu, yine dosya içeriğinde yer alan hizmet alım sözleşmeleri incelendiğinde; 2009 yılı ihalesinde 4 kaloriferci, 2 aşçı ve 15 temizlik işçisi, 2010 yılı ihalesinde 2 kaloriferci, 2 aşçı ve 12 temizlik işçisi, 2011 ve 2012 ihalelerinde 18 personel, 2013 yılı ihalesinde ise 12 personel çalıştırılmasına dair hizmet alımlarının yapıldığının görüldüğü, netice itibarıyla; 800 öğrenci kapasiteli yatılı bölge ilköğretim okulu olan davalı işyerinde kalorifer görevlisi olarak okulların kapalı olduğu yaz tatilleri haricinde çalışan davacının hizmet alım sözleşmelerinde belirlenen sayıda diğer kalorifer işçileri ile birlikte işyerinde yatılı kalarak ve dava dilekçesindeki beyan dikkate alındığında; iki haftada bir cuma günleri mesai bitiminden pazartesi günleri mesai saatine dek izin kullanmak suretiyle çalıştığı gözetilerek alacak taleplerinin tüm dosya kapsamı ile diğer işçilerin açmış olduğu dosyalar birlikte değerlendirilmek ve ilk kararın yalnızca davalı Şirket tarafından temyiz edilmesi nedeniyle oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmek suretiyle sonuçlandırılması gerektiği, yanı sıra davalı Millî Eğitim Bakanlığının Mahkemece verilen ilk kararı temyiz etmemesi nedeniyle bu davalı bakımından hükmün kesinleşmiş olduğunun bozma sonrası verilen kararda gözetilmesi yerinde bulunmakla birlikte, davalının sorumlu olduğu tutarların infazda sakıncaya neden olabilecek şekilde çelişkili biçimde yazılmasının ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücreti bakımından davalı Bakanlığın sorumluluğunun dikkate alınmamasının isabetsiz bulunduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 03.04.2024 tarihli ve 2022/241 Esas, 2023/505 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 08.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı ve ilk kararı davalı Bakanlığın temyiz etmemesi nedeniyle bu davalı yönünden ilk hükmün kesinleşmiş olduğunun gözetildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.