V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili; hem Divan Kurulu başkanı hem de Divan Kurulunun diğer üyelerinin vazifesini tarafsız bir şekilde yaptığını, teamüllere ve usule uygun bir şekilde yönetim sergilediğini, H.Ö. tarafından seçimin sonucunu etkileyecek hiçbir müdahale olmadığını, seçim anında hiçbir itiraz, hiçbir tepki, hiçbir kargaşa, hiçbir cepheleşme, hiçbir tartışma ve hiçbir kavga olmadığını, kararda atıf yapılan 13 üncü madde hükmünün delege seçimlerine yönelik düzenlenmiş bir hüküm olduğunu, mevcut davada uygulanamayacağını, delege seçimlerine yönelik 13 üncü madde hükmüne göre, seçime katılan liste sahiplerinin gözlemci istemesi hâlinde gözlemci görevlendirilmesinin zorunlu olduğunu, davaya konu seçimde, tüm taraflarca gözlemci istenmediğine göre sayımda gözlemci bulundurmanın zorunlu olmadığını, delege seçimlerini ihtiva eden 13 üncü madde üzerinden yorum yapılarak organ seçimleri hakkında sonuca gidilmesinin hukuka, hakkaniyete, ... ve Seçim Yönetmeliği'ne açıkça aykırılık teşkil ettiğini, seçimi ifa etmede görevli baş memurun, sandığı açmadan ve sayıma başlamadan evvel her iki tarafın gözlemcilerini sayım denetimini gözlemlemek için davet ettiğini, adaylar ve hazır bulunanlar arasında hiç kimsenin gözlemci olma talebinde bulunmadığını, kimsenin davete de icabet etmediğini, herkesin sayımı etkilememek kaydı ile sayım işlemini rahatlıkla görecek bir şekilde seçim memurlarının yakınında bulunduğunu, açıkça görerek sayımı takip ettiğini, davacının kendi yazısı ile sandık kuruluna görevli ismi bildirmediğini, seçimin İlkadım İlçe Seçim Kurulunca belirlenen görevlilerce bizzat gerçekleştirildiğini, oy verme işleminin serbest ve eşit olarak yapıldığını, oyların gizli verildiğini, oy sayımı, dökümü ve tutanaklara bağlanmasının açık olarak yapıldığını, seçimde hiçbir kural ve ilke ihlali yapılmadığını, seçimin demokratik esaslara uygun olacak şekilde yapıldığını, hiç kimsenin görevlilerin açık sayım faaliyetine müdahale etmediğini, hiç kimsenin seçim kurulu görevlilerinin yanına ve masasına gelerek hiçbir evraka bakmadığını, dokunmadığını, hiç kimsenin masanın başında dahi bulunmadığını, Mahkeme kararında İlkadım 2. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının 2023/66 sayılı kararının dikkate alınmamasının doğru olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı Sendika vekili; cevap ve istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Sendika Şube Genel Kurulunun ve organ seçimlerinin hukuka aykırı gerçekleştirildiği iddiasına dayalı iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Anayasa’nın "Sendika kurma hakkı" kenar başlıklı 51 inci maddesinin son fıkrası şöyledir:
"Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı olamaz."
2. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) "Genel kurulda yapılacak seçimlerde uyulacak esaslar" kenar başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"(1) Genel kurulda yönetim kurulu, denetleme kurulu ve disiplin kuruluna üye seçimi ile delege seçimi, yargı gözetimi altında serbest, eşit, gizli oy, açık sayım ve döküm esasına ve tüzük hükümlerine göre yapılır."
3. 6356 sayılı Kanun’un "Seçimlere itiraz" kenar başlıklı 15 inci maddesi şöyledir:
"(1) Genel kurulda yapılan organ ve delege seçimlerinin devamı sırasında yapılan işlemlere ilişkin olarak seçim sonuç tutanaklarının düzenlenmesinden itibaren iki gün içinde yapılacak itirazlar hâkim tarafından aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. İtiraz süresinin geçmesi ve itirazların karara bağlanmasından hemen sonra hâkim, 14 üncü madde hükümlerine göre kesin sonuçları ilan eder ve ilgili kuruluş veya şubesine bildirir.
(2) Bakanlık veya kuruluş ya da şubesinin üye ve delegeleri; kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak genel kurul ve seçim yapılması veya seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük ya da kanuna aykırı uygulama iddiasıyla, bu işlemlerin veya genel kurulun iptali için genel kurul tarihinden itibaren bir ay içerisinde dava açabilir. Dava basit yargılama usulüne göre iki ay içerisinde sonuçlandırılır. (Ek cümle: 12/10/2017-7036/30 md.) Karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/30 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtayca on beş gün içinde kesin olarak karar verilir.
(3) Genel kurulun veya genel kurulda yapılan organ seçiminin iptaline karar verildiği takdirde mahkeme; genel kurulu kanun ve tüzük hükümlerine göre en kısa zamanda toplamak, seçimleri yapmak ve yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar kuruluşu yönetmekle görevli olmak üzere, 4721 sayılı Kanun hükümleri gereğince bir veya üç kayyım tayin eder ve görev sürelerini belirler."
4. Uluslararası Çalışma Örgütünün 87 sayılı Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması Sözleşmesi’nin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası.
5. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6356 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde sendikalar; işçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için en az yedi işçi veya işverenin bir araya gelerek bir işkolunda faaliyette bulunmak üzere oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar olarak tanımlanmıştır. Anayasa’nın 51 inci maddesi de aynı doğrultudadır. Aynı maddenin son fıkrasında sendikaların yönetim ve işleyişlerinin demokrasi esaslarına aykırı olamayacağı vurgulanmıştır.
3. Genel kurul sendikaların iradesini yansıtan nihai karar organıdır. 6356 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinde, genel kurulun, sendika ve şubelerin zorunlu organlarından olduğu belirtilmiştir. Genel kurulun görev ve yetkileri aynı Kanun’un 11 inci maddesinde düzenlenmiş olup maddeye göre sendika organlarının seçimi yetkisi de genel kuruldadır. Bu itibarla, sendikanın yönetim, denetim ve disiplin kurulu üyelerinin belirlendiği genel kurulların, demokratik esaslar doğrultusunda icra edilmesi, sendika içi demokrasinin gerçekleşmesi yönünden son derece önemlidir. Bu cümleden olarak, bir sendikanın demokratik yapıya sahip olup olmadığına ilişkin en somut ölçüler genel kurulun yapısı ve işleyişinde aranmalıdır (Fevzi Şahlanan, Sendikaların İşleyişinin Demokratik İlkelere Uygunluğu, İstanbul, 1980, s.119).
4. Bu noktada belirtmek gerekir ki, sendika genel kurullarında gerçekleştirilen zorunlu organ üyelikleri ile delege seçimlerinde uygulanacak temel ilkeler olan serbest, eşit, gizli oy, açık sayım ve döküm ilkeleri, sendikaların yönetim ve işleyişlerinin demokrasi esaslarına aykırı olamayacağı ilkesini düzenleyen Anayasa'nın 51 inci maddesinin gereği olduğu gibi 6356 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının da gereğidir. Diğer taraftan Ülkemiz tarafından da onaylanan Uluslararası Çalışma Örgütünün 87 sayılı Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması Sözleşmesi’nin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında da çalışanların, temsilcilerini serbestçe seçmek hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir.
5. Anayasa Mahkemesinin 13.06.1988 tarihli ve 1988/14 Esas, 1988/18 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, seçimlerin serbestliği ilkesinin öğretide birleşilen "seçmen üzerinde her tür dış engelin, siyasal, ekonomik her etkinin ya da baskının bulunmaması" şeklindeki tanımı; korkutmaları, yıldırmaları ve yanıltmaları kapsadığı gibi temelde seçmenin dilediğine oy verme istencine dayanmaktadır. Yine Anayasa Mahkemesinin 29.05.2008 tarihli ve 2008/33 Esas, 2008/113 Karar sayılı kararında da "serbest oy ilkesi seçmenin hiçbir yasa dışı el atmaya, baskıya ve etkiye kapılmadan oyunu kullanmasıdır. Serbest seçim, oyların bu ortamda kullanıldığı seçimdir. Oy kullanmayı etkileyecek, seçmenin ... iradesini saptırabilecek her tür etkileme baskı sayılır. Seçmeni dolaylı da olsa, olumlu ya da olumsuz etkiye açık tutacak her girişimin önlenmesi gerekir." hususları belirtilmiştir.
6. Seçimlerin serbestliği ilkesi, seçmenin ... iradesiyle temsilcilerini belirlemesi gerektiği anlamına gelmekte ise de, bu ilkenin ayrılmaz bütünlükteki tamamlayıcısı da açık sayım ve döküm ilkesidir. Nitekim ancak bu suretle seçmen iradesi her tür şüpheden uzak ve tereddütsüz bir şekilde tecelli edeceği gibi açık sayım ve döküm ilkesinin tam anlamıyla uygulanmasıyla seçim sonuçlarına duraksamasız bir güven duyulabilir.
7. Bütün bu açıklamalar ışığında temyiz itirazları değerlendirilmelidir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, Divan Başkanının seçim sonuçlarını etkileyecek bir hukuka aykırı eyleminin kanıtlanamadığının anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesinin bu yöne ilişkin gerekçesi dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Bununla birlikte oyların sayımında gözlemci kabul edilmemesi ile oy pusulalarının gösterilerek oyların yüksek sesle okunmaması hususları dikkate alındığında, açık sayım ve döküm ilkesinin ihlal edildiğine dair tespit isabetlidir. Diğer taraftan, 151 delegenin iştirak edip oy kullandığı dava konusu seçim için, sandık kuruluna 170 adet mühürlü oy pusulası ve zarf teslim edilmesine karşın; seçim torbası içerisinde 151 oy pusulası ve zarf bulunduğunun, sandık sonuç tutanağı ile seçim evrakında kullanılmayan oy pusulaları ve zarfların akıbetine dair bir tespit ve bilgi bulunmadığının da anlaşılmasına göre, genel kurulun iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik söz konusu değildir.
8. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve yukarıda yapılan açıklamalara göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.