Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2024/1314 · K. 2024/4372
6. Hukuk Dairesi 2024/1314 E. , 2024/4372 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/282 E., 2024/69 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar-karşı davalılar vekilince duruşmalı, davalı ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacılar-karşı davalılar vekili Avukat ... ile davalı-karşı davacılardan ... vekilleri Avukat ... ve Avukat ......,.geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili; müvekkilleri ile davalılardan... İnş. San. ve Tic. A.Ş. arasında Zeytinburnu 2. Noterliğinin 03.12.1993 tarih 48064 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, ancak yüklenicinin inşaatı projeye uygun yapmadığını, daha sonra tarafların bir araya gelerek 07.02.2007 tarihli ek sözleşme imzaladığını, bu sözleşme ile yüklenici inşaatı projeye uygun hale getirmeyi taahhüt etmesine karşın edimlerini yerine getirmediğini ve üçüncü kişilere hisse devri yaptığını belirterek taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ve ek sözleşmenin feshi ile davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ....., davacıların ellerindeki hisselere isabet eden bir daire bulunmadığını, ayrıca kendisi gibi binada yer satın alan iyi niyetli şahısların mağdur edilmesi amacıyla bu davanın açıldığını beyanla, davanın reddinin talep etmiştir. Davalı ..., öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduğunu, esesa ilişkin olarak binada bir kısım esaslı olmayan aksaklıklar var ise tadilat projesiyle ruhsata bağlanmasının mümkün olduğunu beyanla, davanın reddinin talep etmiştir. Davalılar... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. ve..., tapu iptali tescil talebine konu edilen gayrimenkulün eksik harcının tamamlanması gerektiğini, ayrıca taraflar arasında geçerli sözleşmenin 03.12.1993 tarihli sözleşme olup, 07.02.2007 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunu, geçerli olan sözleşmenin tarafının... İnş San. ve Tic. A.Ş. olup, davalı... adına açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların kat karşılığı insaat sözlesmesinde kendilerine tahsis edilmesi kararlaştırılan yerleri aldıkları gibi davalılara verilmesi kararlaştırılan yerleri işgal ettiklerini, davacı tarafın sözleşmenin gerektirdiklerini yerine getirmemesinin kendi kusurundan kaynaklandığını, davaya dayanak yapılan ek sözleşmenin geçersiz olduğunu, inşaatın bulunduğu halihazır durum itibarıyla geriye etkili olarak feshinin hukuken olanaksız olduğunu, ayrıca sözleşmenin geriye etkili feshi ile tasfiye durumunda dahi sözleşmenin sebepsiz zenginleşmeye mahal vermeyecek şekilde tasfiiyesinin zorunlu olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ..., davacılar ile arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığını, sözleşmenin tarafı da olmadığını, bahse konu taşınmazda adına kayıtlı bir bağımsız bölümü de olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ..., davacıların 07.02.2007 tarihli ek sözleşmeyi imzalarken anılan inşaatların projeye uygun hale getirilmesinin mümkün olmadığını bilerek ve isteyerek sözleşmeyi imzaladıklarını, diğer davalı... İnşaat A.Ş. tarafından yapılmış eseri projeye uygun hale getirilemeyeceğini bilerek kabul ettiklerini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Bir kısım davalılar vekili tarafından verilen cevap ve karşı dava dilekçesinde, öncelikle eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin olarakda davacıların kendi edimlerini yerine getirmemeleri nedeniyle bu davayı açamayacaklarını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, karşı dava olarak da davacılar uhdesinde fazladan bulunan paylarının iptali ile davalılar-karşı davacılar adına tapuya tesciline, bu anlamda dava konusu taşınmazda satın alınan ve nizasız olarak kullanılan daire ve dükkan sahibi davalıların payı olmayanlara pay verilmesi eksik payı olanlara pay ilave edilmesi suretiyle tescil kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; 07.02.2007 tarihli ek sözleşme ile davacı arsa sahiplerinin projeye aykırı bina yapıldığını, ruhsat alınmasının imkansız olduğunu, bu haliyle binayı kullanmayı kabul ettiklerini, yasal imkan olursa iskan ruhsatı alınıncaya kadar sorumluluğun yüklenici inşaat firmasına ait olduğunu açıkça kabul ettikleri, davanını 09.05.2011 tarihli olduğu gözönüne alındığında davacı arsa sahiplerinin iyiniyetli olmadıkları, tüm gayrimenkulün tapusunu almak amacıyla hareket ettikleri, iyiniyetli hisse satın alan diğer davalılara yönelik kötü niyetli hareket ettikleri, davacı arsa sahiplerinin dosyanın mecut hali ve ibraz edilen belge evrak, keşif bilirkişi raporları itibariyle iyiniyetli olmamaları sebebiyle hukuken korunamayacağı, mahkemenin verdiği nama ifa yetkisi kapsamında kat mülkiyeti tesisi suretiyle tapuların oluşması hususu da dikkate alındığında davacıların iddialarının yerinde olmadığı, iskan ruhsatı alınmamasının dava konusu olmadığı belirtilerek asıl davanın reddine, karşı dava bakımından davalı yükleniciye nama ifa kapsamında verilen yetki ile çıkartılan tapular birlikte değerlendirildiğinde karşı davacıların taleplerinin yerine gelmiş olduğu adlarına hisseli bile olsa tapunun oluştuğu belirtilerek iş bu karşı davacılar tarafından açılan davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, sadece asıl dava bakımından davacılar vekilince istinaf edilmiş, istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; dava ve sözleşmeye konu binada yargılama sırasında 27.11.2020 tarihi itibarı ile kat mülkiyetine geçildiği, oturma izin belgesi olmadan kat mülkiyetine geçilemeyeceğine göre, binanın iskanının alınmış olduğunun kabulünün gerektiği, bir bina için iskan belgesinin alınmış olmasının o inşaatın imar mevzuatına, onaylı mimarı projesine, yapı ruhsatı ve eklerine uygun yapıldığını gösterdiğini, bu gerekçelere göre, inşaatın projesine uygun olarak imal edildiği kabul edilerek asıl davanın reddine dair verilen kararın usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu belirtilerek davacılar vekilinin asıl davaya yönelik istinaf taleplerinin reddine dair verilen karar, asıl dava bakımından davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Temyiz üzerine yapılan incelemede; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 05.07.2023 tarihli, 2022/1636 Esas, 2023/2602 Karar sayılı ilamı ile 3194 sayılı İmar Yasasının 21. maddesi hükmü uyarınca, bazı istisnalar dışında, bütün yapılar için belediye veya valiliklerden yapı ruhsatı alınmasının zorunlu olduğu, yapı ruhsatının ise, ancak projelerine, imar plânı ve yönetmeliğine göre ve resim ve harçları incelenerek verilebileceği, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak inşa edilen yapılarda ruhsata aykırılık giderilemiyorsa, 3194 sayılı Yasanın 32. maddesi hükmü gereğince, ilgili belediye veya valilikçe inşaatın derhal durdurulacağı ve yasal hale getirilmesi olanaksız ise veya ruhsat veya eklerine ya da imar mevzuatına aykırılığın öncelikle yüklenici tarafından giderilemiyorsa bu hali ile yapılan yapının yıktırılmasına karar verileceği ve anılan Yasanın 42. maddesi hükmü gereğince de yapı sahibine ve yükleniciye ceza yaptırımı uygulanacağının hüküm altına alındığı, İmar Kanunu'ndaki bu düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce re'sen gözetilmesi gerektiği, yapının tümüyle kaçak yapılmış olması halinde yıkılması gereken bir yapı olup ekonomik değerinden söz edilemeyeceğinden yüklenicinin iş bedeline hak kazanamayacağı, imara aykırılık bulunması veya yapının kısmen kaçak yapılması halinde ise inşaatın yasal hale getirilmesinin mümkün olması halinde yüklenicinin iş bedeli talebinde bulunabileceği, bunun hukuki sonuçları itibarıyla imara aykırı yapılarda öncelikle inşaatın yasal hale getirilip getirilemeyeceğinin bilirkişi raporu alınmak ve ilgili idareden sorulmak suretiyle araştırılması gerektiği, somut olayda; yüklenicinin işi eksik, yasaya ile ruhsat ve projesine aykırı yaptığı, bedele hak kazanmadan devraldığı avans tapu paylarını davalılara devrettiği, sözleşmedeki edimini yerine getirmediğinin anlaşıldığı, her ne kadar davalı yüklenici vekilince, 20.03.2019 tarihli yapı kayıt belgesi dosya kapsamına sunulmuş ise de yapı kayıt belgesinin imara aykırı yapının kullanılmasına ilişkin olup, yapıyı imara uygun hale getirmediği, yapı kayıt belgesinin, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşümüne kadar geçerli olduğu, yapı kayıt belgesinin, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde kararlaştırılan edimlerin ifasına bir etkisi bulunmadığı, yapı kayıt belgesinin alınmasının yüklenicinin iskan ruhsatı alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı belirtilerek dava konusu binanın yasal hale getirilip getirilemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması için binanın tadilat projesiyle yüklenici tarafından yasal hale getirilip getirilemeyeceği hususunun bilirkişi raporu örneği, yapı kayıt belgesi de eklenerek ilgili Belediyeden sorulması, yasal hale getirilebilecek ise bu konuda öncelikle davalı yüklenici yana süre ve yetki verilmesi, davalı yüklenici tarafından verilen sürede bina yasal hale getirilirse davanın reddine, binanın yasal hale getirilmesi mümkün değil veya verilen süreye rağmen bina yasal hale getirilmemiş ise yapılan açıklamalar doğrultusunda sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Zeytinburnu Belediye Başkanlığının 02.01.2024 tarihli yazı cevabı nazara alındığında, davaya konu binanın yasal hale getirildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar ve davalı ... vekillerince temyiz edilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre 09.05.1960 gün 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturduğundan bozma uyarınca inceleme yapılması ve hüküm kurulması zorunlu hale gelmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 05.07.2023 tarihli, 2022/1636 Esas, 2023/2602 Karar sayılı ilamı ile yapı kayıt belgesinin imara aykırı yapının kullanılmasına ilişkin olup, yapıyı imara uygun hale getirmediği, yapı kayıt belgesinin, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşümüne kadar geçerli olduğu, yapı kayıt belgesinin, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde kararlaştırılan edimlerin ifasına bir etkisi bulunmadığı, yapı kayıt belgesi alınmasının yüklenicinin iskan ruhsatı alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı belirtilerek dava konusu binanın yasal hale getirilip getirilemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması için binanın tadilat projesiyle yüklenici tarafından yasal hale getirilip getirilemeyeceği hususunun bilirkişi raporu örneği, yapı kayıt belgesi de eklenerek ilgili belediyeden sorulması gerektiği bildirilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak ilgili belediyeye müzekkere yazılmış ve sonucuna göre karar verilmiş ise de; Zeytinburnu Belediye Başkanlığı'nın 02.01.2024 tarihli yazısı incelendiğinde, bozma ilamında belirtilen şekilde cevap verilmediği, bozma ilamında açıkça imara aykırı yapının kullanılmasına ilişkin olan ve yapıyı imara uygun hale getirmeyen, sadece yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşümüne kadar geçerli olduğu belirtilen yapı kayıt belgesinin varlığı dikkate alınarak bozma ilamında belirtilen hususlara aykırı şekilde "Yapı Kayıt Belgesine göre kat mülkiyeti tesis edildiği anlaşılmış olup bu hususta yapının tamamının yasal hale getirildiği görülmüş, kurumumuzdan herhangi bir yapı ve iskan ruhsatı alınmasının gerekmediği anlaşılmıştır" şeklinde cevap verilerek yapının alınan yapı kayıt belgesi ile yasal hale geldiği bildirilmiş, mahkemece de bu belge hükme esas alınmıştır. Dairemizin 05.07.2023 tarihli, 2022/1636 Esas, 2023/2602 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere yapı kayıt belgesi imara aykırı yapının kullanılmasına ilişkin olup, yapıyı imara uygun hale getirmediğinden mahkemece bozma ilamının gereğini yerine getirmeyen belge esas alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, binanın tadilat projesiyle yüklenici tarafından yasal hale getirilip getirilemeyeceği hususunun, bilirkişi raporu örneği ve yapı kayıt belgesi de eklenerek ve özellikle yapı kayıt belgesinin imara aykırı yapının kullanılmasına ilişkin olup, yapıyı imara uygun hale getirmediği de belirtilerek ilgili Belediyeden sorulması, yasal hale getirilebilecek ise bu konuda öncelikle davalı yüklenici yana süre ve yetki verilmesi, davalı yüklenici tarafından verilen sürede bina yasal hale getirilirse şimdiki gibi davanın reddine, binanın yasal hale getirilmesi mümkün değil veya verilen süreye rağmen bina yasal hale getirilmemiş olursa az yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı ...'nin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı... İnş. San. ve Tic. A.Ş'den alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacılara verilmesine, peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 26.11.2024 gününde oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif) (Muhalif)