İçtihatYargıtay8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/14396 · K. 2024/8529
- Esas No
- 2024/14396
- Karar No
- 2024/8529
- Karar Tarihi
- 11.11.2024
Karar Metni
8. Ceza Dairesi 2024/14396 E. , 2024/8529 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/428 Esas, 2018/25 Karar
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
KARAR : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2018 tarihli ve 2017/428 Esas, 2018/25 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 03.05.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35868 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35868 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“...Somut olayda, mahkemece ısrar şartının gerçekleşmediği kabul edilerek “düşme” kararı verilmiş ise de, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılması istemiyle açılan davada aynı maddenin 4. fıkrasında sayılan kovuşturma şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda Mahkeme tarafından 5 yıllık erteleme süresi zarfında gerçekleşmesi muhtemel olan dava şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince davanın durmasına karar verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüphelinin 09.10.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2016 tarihli ve 2016/112816 Soruşturma, 2016/5183 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın tebliğine ilişkin dosya arasında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin tedbir esnasında yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararı kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2017 tarihli ve 2016/112816 Soruşturma, 2017/14591 Esas, 2017/11473 sayılı iddianamesi ile İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.01.2018 tarihli ve 2017/428 Esas, 2018/25 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının ''Her ne kadar sanık ... ... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcıılığının 24/04/2017 tarih 2017/14591 Esas 2017/11473 sayılı iddianame ile İzmir denetimli serbestlik müdürlüğünün 13/04/2017 tarih 2017/64 DS sayılı ve 9681 nolu kararı ile sanığın verdiği adreste oturmadığı ve tebligatın adres bırakmadan ayrıldığından bahisle bila tebliğ dönmesi üzerine Tebligat kanunun 35 maddesine göre mernis adresi olmadığından tebligat çıkarıldığı ve 10 gün içinde denetime müracaat etmediğinden bahisle yeniden 23/03/2017 tarihli tebligat çıkartıldığı bu tebligatın da verilen süre geçtikten sonra müracaat etmediğinden dolayı denetime uymamaktan ısrar ettiğinden bahisle Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.04.2017 tarih 2016/112816 CBS soruşturma dosyası ile dava açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılmasına karar verilerek dava açıldığı anlaşılmış ise de sanığın hazırlık aşamasında vermiş olduğu ... Mah. 545/6 Sok. No:3B/B Konak İzmir adresinden adres bırakmadan ayrıldığı, mernis adresinin de bulunmadığı halde sanığa adres araştırılması yapılmadan oturmadığı bilinen adresine tebligat kanunun 35. maddesine göre tebligatlar yapılarak denetime uymamada ısrar ettiğinden bahisle dava açılmış ise de, sanık mahkememizce alınan savunmasında vermiş olduğu adresin ... Mah. 3246 Sok. No:4 Bozyaka Karabağlar İzmir adresinde oturduğu, telefonun 0537 \*\*\*\*\*\* 01 olduğu sanığın bu adresine herhangi bir tebligatın yapılmadığı, oturmadığı sabit olan adreslere tebligatlar yapılarak adres araştırması yapılmadan usulüne uygun denetim kararı tebliğ edilmeden dava açıldığı, sanığın savunması, denetim dosyası, iddia ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın denetime ihlal ettiğinden bahisle kovuşturma şartı gerçekleşmeden dava açıldığı, bu dava yönünden kovuşturma şartının gerçekleşme ihtimali bulunmadığı anlaşıldığından... '' gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 03.05.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
D. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında, "Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür." ve aynı maddenin sekizinci fıkrasında "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemelere yer verildiği,
Somut olayda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2016 tarihli ve 2016/112816 Soruşturma, 2016/5183 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararı takiben, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığı ve bu nedenle dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verilmiş ise de, kovuşturma şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda Mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince "davanın durmasına" karar verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden düşme kararı verilmesi, Kanun'a aykırı kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2018 tarihli ve 2017/428 Esas, 2018/25 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.11.2024 tarihinde karar verildi.