Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2024/2381 · K. 2024/4065
6. Hukuk Dairesi 2024/2381 E. , 2024/4065 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/31 E., 2024/759 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/142 E., 2023/217 K. Davacı vekili, müvekkili arsa sahibi ile dava dışı yüklenici kooperatif arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.05.2021 tarihli, 2018/1098 Esas, 2021/458 Karar sayılı ilâmıyla geriye etkili şekilde feshedilmiş ve bu karar kesinleşmiş olduğundan, dava konusu bağımsız bölümü yükleniciden temlik almış olan davalının daireye haksız el atmasının önlenmesini talep etmiştir. Davalı vekili, yıkım kararının iptali için açılan dava derdest olduğundan sonucunun beklenmesi gerektiğini, mahkemenin görevli olmadığını, dava dışı kooperatifin yapılan konutları üyelerine teslim ettiğini, müvekkilinin de kooperatif üyesi olduğunu, Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, yapının yasal hale getirilmesi gereken işlemlerin belirlenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, davalının derdest davanın bekletici mesele yapılması, kesin hüküm dava şartının varlığı ya da Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucunun beklenilmesi taleplerinin çekişmenin esası ve sonucu ile doğrudan ilgisi olmadığından kabul edilmediği, kesinleşen hususların tekrar incelenmesine yer olmadığı, davalının kullandığı dava konusu bağımsız bölüm davacının üzerine kayıtlı taşınmaz üzerinde olup, davacının dava konusu taşınmazı davalı tarafından kullanılmasına muvafakati olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesince aynı taraflar arasında aynı konuda daha önce görülmüş bir dava bulunmaması nedeniyle kesin hüküm bulunmadığı, davacının ehliyetsizliğine ilişkin somut bir vakıa ileri sürülmediği, davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan dairenin davalının kullanımında olduğunun davalı yanın kabulünde olduğu, açıldığı belirtilen TMK'nın 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davasının ve Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvurunun neticesinin beklenmesinde bu dava yönünden zorunluluk bulunmadığı, taşınmazın değerine ilişkin bilirkişi raporunun hükme yeterli olduğu, ancak davaya konu taşınmazda kat mülkiyeti yahut kat irtifakı tesis edilmemiş olup taşınmaz üzerinde inşaa edilmiş olan dairelerden birisine davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesi istendiğine göre dava değeri el atıldığı iddia olunan dairenin dava tarihindeki inşai değeri ile arsa payı değerinin toplamından ibaret olup somut olayda dairenin arsa payı ve inşai değeri bilirkişi raporuyla 1.460.500,00 TL olarak belirlenip peşin harç da bu tutara göre ikmal ettirilmesine rağmen bakiye karar harcına sadece arsa değeri esas alınarak hükmedilmiş olmasının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1-Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2- Dairemiz yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre yüklenicinin inşaatı sözleşme ve ekleri ile tasdikli proje ve inşaat ruhsatı ile kamu düzeninden olan imar mevzuatı ve bu doğrultuda çıkartılan deprem yönetmeliği hükümlerine uygun olarak tamamlayıp arsa sahiplerine teslim etmesi gerekir. 3194 sayılı İmar Yasası uyarınca her türlü bina inşaatının yerel idarenin tasdikli projesine uygun yapılması zorunludur. Şayet inşaatta kısmen veya tamamen tasdikli projesine aykırı imalat var ise kaçak inşaatın, aynı Yasanın 32. maddesi uyarınca yıkımı gerekir. Yıkılacak yerlerle ilgili olarak da, kazanılmış ekonomik değerden söz edilemez. İmar Yasası kamu düzenine ilişkin olup mahkemenin resen göz önünde bulundurması gerekir. Davacı arsa sahibi ile dava dışı yüklenici Özmavikent Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi arasında düzenlenen Ankara 21. Noterliği’nin 12.06.1987 tarihli, 22031 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.05.2021 tarihli, 2018/1098 Esas, 2021/458 Karar sayılı ilâmıyla geriye etkili şekilde feshedilmiş, karar 15.03.2022 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkeme kararında yüklenici kooperatifin inşaatları fen ve sanat kurallarına uygun şekilde yapmadığı, yıkımı gereken kaçak bina vasfında olduğu belirtilmiştir. Dava konusu yapı tümüyle kaçak yapılmış, yıkılması gereken bir yapı olduğundan ekonomik değerinden söz edilemez. O halde mahkemece, el atmanın önlenmesi talep edilen daireye isabet eden arsa payı değeri üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabının yapılması gerekirken, kaçak yapı niteliğindeki kısmın değerinin de dava değerine katılarak hesaplama yapılması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin 2. bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi kararı usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, HMK'nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 14.11.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.