Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2024/2614 · K. 2024/6427
1. Hukuk Dairesi 2024/2614 E. , 2024/6427 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2698 E., 2024/690 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/141 E., 2023/499 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; mirasbırakanları ...'in adına kayıtlı 1412 ada 1 ve 1417 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarını 28.02.1986 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile davalı oğluna devrettiğini, ayrıca murisin 2007 yılında Silivri ilçesi dahilindeki bir kısım taşınmazlarını üçüncü kişilere satarak elde ettiği para ile davalı adına 335 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki D blok 3, 4 ve 26 nolu bağımsız bölümler ile 117 ada 12 parsel sayılı taşınmazdaki 12 ve 7 nolu mesken nitelikli bağımsız bölümleri satın aldığını, yapılan tüm işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin bakıma ihtiyacı olmadığını, esasen davalının murisin himayesinde olduğunu, taşınmazların edinim tarihinde davalının alım gücünün bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; murisin ne kendisinin ne de eşinin sosyal güvencesi olmadığını, murisin küçük çapta çiftçilik yaptığını, ihtiyaç olduğunda taşınmazlarını satarak yaşamını sürdürdüğünü, sözleşme yapıldığı tarihte davaya konu taşınmazın yanında murisin adına kayıtlı 5 veya 6 adet taşınmazı daha olduğunu, yani tek varlığının bu taşınmazdan ibaret olmadığını, murisin tüm çocukları ile arasının iyi olduğunu, davacının da 1980'li yıllarda 10 yılı aşkın bir süre eşinin Tekirdağ'a tayini çıkana kadar murise ait .... Sokaktaki dairede kira vermeden oturduğunu, yine davacının 1999 yılının Nisan ayında Tekirdağ ilinde almış olduğu evin bedelini de murisin verdiğini, murisin ... caddesindeki 117 ada 2 parsel nolu arsasını 3 daire bir dükkan karşılığında müteahhide verdiğini, 1999 yılında ise bu daireleri çocukları arasında paylaştırmaya gittiğini, davacının Tekirdağ'dan daire almak istediğini söylemesi üzerine Mescit sokaktaki dairesini satıp ordan aldığı para ile davacının Tekirdağ'da aldığı evin parasını verdiğini, müteahhitten aldığı ... caddesindeki dairelerin de birini uhdesinde tutup 7 nolu bağımsız bölümü davalıya, 12 nolu bağımsız bölümü diğer kızı ...'ye, dükkanı da eşine verdiğini, kendisinin (davalının) 12 nolu bağımsız bölümü bedeli karşılığında ablası ...'den 2008 yılında satın aldığını, bunun yanında murisin 2007 yılında da satılan taşınmazdan 15.000,00 TL ve 35.000,00 TL olmak üzere 50.000,00 TL'yi davacıya verdiğini, murisin kimseden kaçırdığı bir mal olmadığını, davaya konu 335 ada 2 parsel nolu taşınmazdaki 3, 4, 26 dükkan vasıflı taşınmazlara gelince, murisin davalıya ÖKBA karşılığı vermiş olduğu 5 ada 23 parsel nolu taşınmaza 2005 yılında imar uygulaması yapıldığını, imar uygulaması yapıldıktan ve kesintilerden sonra 2 arsa haline dönüştüğünü, davalının oluşan bu iki arsadan biriyle bu dükkanları takas ettiğini ve üstüne para aldığını, bu dükkanların alınışında muristen para alınmadığını, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin de gizli saklı yapılmadığını, herkesin bilgisi dahilinde olduğunu, sözleşmeye konu yerin 1986 yılında değerli bir yer olmadığını, ancak 2005 yılında imara açıldıktan sonra değerlendiğini ve eline iki imar parseli geçtiğini, davalı ile murisin 1993 yılından bu yana karşılıklı dairelerde oturduğunu, murisin her türlü ihtiyacının davalı ve ailesi tarafından karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.