III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, TMSF ve ... grubunun birlikte görevlendirilmesi ile bağımsız bir denetim şirketinden, Birleşik ... A.Ş.'nin devir öncesinde mali tabloları ile ilgili bilançosunu içeren mali durum tespit raporunda da 10.08.2001 tarihi itibariyle Birleşik ... A.Ş.'nin 6.300.000.000,00 TL bilanço büyüklüğünün tespit edildiği, bu bilanço büyüklüğünün 4.300.000.000,00 TL'lik kısmının fon bünyesinde kaldığı, bakiye 2.013.412,00 TL'lik kısmının ise hisse devir sözleşmesine göre ...'a devredildiği, bu devre ilişkin devir bilançosunda ise ileride borç veya alacak doğuracak hak ve yükümlülüklerin izlendiği bilanço dışı nazım hesaplarında herhangi bir bakiye mevcut olmadığının anlaşılması karşısında yükümlülük ve taahhüt kalemleri içinde off shore hesaplarının devre konu edilmediğinin görüldüğü, zaten TMSF Varlık Yönetimi Daire Başkanlığı tarafından yazılan 09.02.2012 tarihli yazı içeriğinde dahi, ... grubuna devredilen 2.013.412,00 TL'lik pasif kalemleri arasında off-shore hesaplarının devre konu olmadığının açıkça kabul edildiği, bir başka ifade ile adı geçen yazıda da "Off-shore hesapların ...'a devredilen 10.08.2001 tarihli ... bilançosunda yer almasının mümkün olmadığı, davalara konu hesaplarla ilgili off shore mudilerinden toplanan paraların kaydedildiği, (308 ve 309 nolu) hesaplarla ilgili olarak ...'a yıllık devrinin yapılmadığı" ifadelerine yer verildiği, böylelikle off shore mevduat hesaplarının devir öncesinde ... A.Ş.'nin bilançosunda pasif tarafta yer aldığı, bu şekilde hesapların ... grubuna devredilen bilanço kalemleri arasında bulunmadığı, dolayısıyla TMSF bünyesinde kaldığının tespit edildiği, öte yandan ek raporda da irdelendiği üzere 18.06.2007 tarihli hisse satım sözleşmesinin davaya konu olan ve yukarıda irdelenen 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ilgilendirilebilecek hükümlerine raporda yer verildiği, adı geçen sözleşmenin 2.1 maddesi dışında somut olaydaki uyuşmazlık ile ilgili başkaca bir uyuşmazlık maddesi tespit edilemediği gibi davacı vekiline verilen süreye rağmen başkaca bir somutlaştırma dahi yapılamadığı, buna göre adı geçen sözleşmenin 2.1 maddesinde yer alan düzenlemeye göre, "İhbar olunan ... (Satıcı) ile ... Bank N.V. (Alıcı) arasında, satıcının sahip olduğu banka hisselerinin tamamının satıcı tarafından alıcıya satılması için 18.06.2007 tarihinde hisse satım sözleşmesinin "2.1 Hisselerin Satışı ve Devri" maddesinde; “İşbu sözleşmenin şartlarına tabi olmak kaydıyla, satıcı (1) işbu sözleşmenin tarihinde ihraç edilmiş olan ve tedavülde bulunan 874.364.991 adet banka hissesini ve bankanın madde 4.5 uyarınca ihraç ettiği sermaye arttırımında kullanılan banka hisselerini alıcıya her türlü takyidattan ari olarak kapanışta satmayı ve devretmeyi, alıcı da bunları satıcıdan bu şekilde satın almayı ve iktisap etmeyi kabul etmektedir.” şeklinde olduğu, sözleşmenin m.2.9 ile TMSF ile akdedilen sözleşmeler kısmında; kapanışın gerçekleştiği tarihten itibaren, bankanın TMSF hisse devir sözleşmesi ve şimdiye kadar TMSF ile akdetmiş olduğu ve işbu sözleşmede belirtilen diğer sözleşmeler ve mutabakatlar tahtındaki bütün yükümlülüklerini yerine getirmeye devam edeceği; yalnızca madde 2.9 (a) hükmüne tabi olmak kaydıyla, satıcının, bankanın herhangi bir yükümlülük; harcama, masraf, zarar ya da ziyanı konusunda hisse devir sözleşmesi uyarınca veya şimdiye kadar TMSF ile akdedilmiş olan diğer sözleşmeler ve mutabakatlar uyarınca TMSF'den, yahut, satıcının banka lehine TMSF'den bulunabileceği taleplerden bankayı ya da alıcının tercihine göre, alıcıyı beri tutacağı; satıcının, kendisinin Banka ile ilgili olarak TMSF'ye verdiği taahhütlerden kaynaklanan her türlü yükümlülükten alıcıyı beri tutacağı, söz konusu yükümlülüklerin, satıcının TMSF Hisse Devir Sözleşmesi ve ilgili protokoller ve şimdiye dek Satıcı ile TMSF arasında Banka veya Bankanın selefi olan başka kuruluşlarla ilgili olarak kapanıştan önceki dönemle ilişkili herhangi bir olay, işlem ya da hadise konusunda akdedilmiş diğer sözleşmeler tahtındaki yükümlülükleri de içerdiği fakat bunlarla sınırlı olmadığı hususlarına yer verildiği, adı geçen sözleşmede ihbar olunan ...'ın "satıcı" olarak gözükmekte iken dosyamızda fer'i müdahil olarak gözüken ...ise "alıcı" konumunda olduğu, söz konusu sözleşme ile "satıcı" ... sahip olmuş olduğu banka hisselerinin tamamını "alıcı" durumundaki ... Bank N.V.'ye satılması amacı ile 18.06.2007 tarihli hisse satım sözleşmesine adı geçen banka ile taraf olduğu, sözleşmedeki dayanak maddeden anlaşılacağı üzere satıcı ...'ın, alıcı durumundaki bankayı herhangi bir yükümlülük, harcama, masraf zarar ya da ziyanı konusunda adı geçen hisse devir sözleşmesi uyarınca veya sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle, TMSF ile akdedilmiş olan diğer sözleşmeler ve mutabakatlar ile ilgili alıcıyı beri tutacağı, buradaki alıcının ise ... Bank N.V. olduğu, öte yandan "satıcı" ...'ın kendisine banka ile ilgili TMSF'ye verdiği taahhütlerden kaynaklanan her türlü yükümlülükten de "alıcı" ... Bank N.V.'yi beri tutacağı, o halde 10.08.2001 tarihli kesin bilançoya göre ... grubuna devredilen 2.013.412,00 TL'lik pasif kalemler arasında off shore hesaplarına ait bir devir bulunmadığı gerçeği karşısında artık 18.06.2007 tarihli hisse devir sözleşmesine göre de ...'ın sorumlu tutulmasına esas olabilecek herhangi bir düzenlemenin mevcut olmadığı, bu nedenle davacı ile ... arasında imzalanan sözleşmenin içerikleri nedeniyle davalı ile fer'i müdahil durumundaki bankanın sorumluluğunu gerektirir hukuki ve fiili bir durumun ispatlanamadığı, öte yandan raporlarda da irdelendiği üzere 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesinin 6 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası içeriği dikkate alındığında banka ve bankaya devir edilen diğer bankaların müşterileri tarafından açılmış ve açılacak davalar kapsamındaki tüm sorumluluğun TMSF'ye ait olduğu, zaten ... A.Ş.'nin bilançosundan ... grubuna ve akabinde ise ... Bank A.Ş.'ye devrolunan 10.08.2001 tarihli bilançoda da dava konusu edilen alacağın dayanağı durumunda olan off shore mevduat hesaplarının devre konu olmadığının açık ve kesin olarak tespit edildiği, bu durumun açıklandığı üzere TMSF Daire Başkanlığının bizatihi düzenlediği 09.02.2012 tarihli yazı içeriğinden anlaşıldığı, dosyadaki bilirkişi raporları ile 18.06.2007 tarihli sözleşme dahi dikkate alındığında davalının da sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.