Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/4058 · K. 2024/14952
11. Ceza Dairesi 2024/4058 E. , 2024/14952 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/193 Değişik İş Hükümlü müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2024 tarihli ve 2018/450 Esas, 2019/182 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2024 tarihli ve 2024/193 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.02.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.06.2024 tarihli ve 2024/12990 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve KYB-2024/75420 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve KYB-2024/75420 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2019 tarihli kararı ile sanığın personeline ait olup kendisinin kullanımında olan araçta yapılan arama neticesinde sahte sürücü belgesi ele geçirildiği, söz konusu belgenin kullanmak üzere sanık tarafından düzenlendiği yahut bu amaçla başkasına düzenlettirildiği gerekçesiyle sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından, sahte sürücü belgesi bulunan aracın arama kararında bilgileri belirtilen araç olmadığı, söz konusu aracın sanığa ait olmadığı ve arama yapıldığı tarihte arama mahallinde bulunmadığı, araçta yapılan aramadan önce sanığın konutunda arama yapıldığı, konutta ve araçta yapılan aramalar için ayrı tutanaklar düzenlendiği, araçta yapılan arama için düzenlenen tutanağın daha sonra tanzim edildiği ve bu tutanakta hazirun olarak gözüken Emrah Holat'ın imzasının sahte olduğu, hiçbir aşamada beyanının alınmadığından bahisle yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311. maddesinde yer alan "(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa. b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa. c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise. d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise. e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa. f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir... " şeklindeki, Anılan Kanun'un 318/1-3. maddesinde yer alan, "Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir....Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına dair olan karar, duruşma yapılmaksızın verilir." şeklindeki düzenlemeler ile, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2012/3-909 esas, 2014/121 sayılı kararında yer alan, “Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için "yeni" olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın "yeni" olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da "yeni" sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de "yeni" sayılmaktadır.” şeklinde açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, sanık müdafinin hükme esas alınan ve sahte sürücü belgesinin ele geçirildiği araç yönünden düzenlenen arama tutanağındaki hazirun Emrah Holat'ın imzasının sahte olduğunu, adı geçen kişinin hiçbir aşamada beyanının alınmadığını belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunması karşısında, söz konusu tutanak yönünden imza incelemesi yapıtırıldığına dair bir kaydın dosyada mevcut olmadığı anlaşılmakla, sahte sürücü belgesinin ele geçirildiği araç yönünden düzenlenen tutanak aslı ile aynı gün sanığın konutunda gerçekleştirilen arama üzerine düzenlenen tutanak aslının getirtilerek hazirun Emrah Holat'ın imzalarının karşılaştırılması suretiyle bu konuda rapor alınması gerektiği, ayrıca daha önce beyanları alınmamış olan hazirun Emrah Holat ve tutanakları düzenleyen görevlilerin ifadeleri ile olayın aydınlığa kavuşabileceği hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delillerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadıklarının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.